banner622
banner595

Bu ülke birkaç çapulcunun, teröristin at oynatacağı bir ülke değildir

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan "Bunlar ya silahları gömecekler ya bu ülkeyi terk edecekler. Bu milletin huzuruna kimsenin hakkı yok....

Bu ülke birkaç çapulcunun, teröristin at oynatacağı bir ülke değildir

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan "Bunlar ya silahları gömecekler ya bu ülkeyi terk edecekler. Bu milletin huzuruna kimsenin hakkı yok....

31 Ağustos 2015 Pazartesi 02:41
Bu ülke birkaç çapulcunun, teröristin at oynatacağı bir ülke değildir
banner556
banner605
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan "Bunlar ya silahları gömecekler ya bu ülkeyi terk edecekler. Bu milletin huzuruna kimsenin hakkı yok. İster batıda olsun ister güneydoğuda ister kuzeydoğuda neresi olursa olsun. Bu ülke birkaç çapulcunun teröristin at oynatacağı bir ülke değildir. Bunun bedelini ödeyecekler" dedi.
MHP'DEN TUĞRUL TÜRKEŞ'İN KATILIMI BİR RENK GETİRDİ
Erdoğan yeni kabine ile ilgili soruya "Geçici hükümetle ilgili olarak sayın Başbakan, kabinesini inanıyorum ki bu süreci en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik bir çalışmayla gerek 11 bakanı gerekse daha önce belirlenmiş olan 3 bağımsız 25 kişilik geçici kabineyi bize takdim etti. Kendisiyle yaptığımız değerlendirmeler sonucunda bende kabineyi onayladım. Kaybedecek zamanımız yok. Türkiye'nin bir an önce bu kabine ile hükümeti yürütürken bir diğer taraftan da YSK seçim takvimi açıkladı. Bu takvimin de en güzel şekilde devam etmesi lazım. Türkiye'nin özellikle siyasetinde virgülden öte başında da söylediğim gibi egoları bir kenara koymak suretiyle aslında burada bir dayanışma içerisinde, birlik ve beraberlik içerisinde bir kabine oluşabilirdi. Koalisyon görüşmeleri neticesinde sadece benim dediğim olsun değil, ülkenin menfaatlerinin de göz önüne alarak bu kısa sürede bir öyle bir katılımla da bir koalisyon çıkardı. Sayın Başbakan buna da gayret etti ama maalesef böyle bir netice alınamadı. Sonunda MHP'den Tuğrul Türkeş'in katılımı buna bir renk getirdi. Diğer taraftan HDP iki milletvekili ile hükümette yer aldı. Diğerleri zaten bağımsızlardan oluştu. Artık bize düşen bu süreci en güzel şekilde değerlendirmek. 1 Kasım seçimlerden temennimiz o dur ki milletimiz bu süreçte yaşadıklarımızı bizlere yaşatmayacak bir kararı verir. Bu kararla da Türkiye 2016 girer" diye cevap verdi.
"EĞER PARTİYE KARŞI BİR TAVRIN VARSA O ZAMAN SEN GEL BURAYA ELİNİ, GÖVDENİ TAŞIN ALTINA KOY"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP'nin Tuğrul Türkeş'e gösterdiği tepki ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Tuğrul beyin MHP içindeki yeri malum. Bunu bir siyasetçi olarak değerlendirecek olursam merhum Alpaslan Türkeş'in kurmuş olduğu bir parti. Tuğrul bey de onun mağtubu ve oradayken böyle bir şeyin öyle zannediyorum ki. Anayasa'nın koyduğu kural nedir? Partiye sorulur demiyor. Milletvekiline teklif yapılır diyor. Milletvekiline teklif yapılır dediğine göre burada da milletvekillerine teklif götürmüştür. Kim teklifi götürür görev verilen Başbakan teklifi götürür. Buradaki uygulama bir anayasa amir hükmünün uygulamasıdır. Bu Anayasa'nın amir hükmünün uygulamasını milletvekili serbest iradesi ile kullanmaz mı? Milletvekili milletin vekilidir, şahsın vekili değildir. Milletin vekili olarak da milletin vekiline böyle bir teklif geldiği zamanda kantara çıkarmıştır. Bu kantara çıkarmanın neticesinde bu teklifi kabul etmiştir. Bundan daha doğal, daha tabi bir şey olamaz. Olay böyle bakmak gerekirdi. Siyasetin şirazesinde bir sapma var diye düşünüyorum. Bu ülkemiz için özellikle de milli duygular için olumlu bir gelişme değil. Hele hele terör salgınının bu denli egemen olduğu bir dönemde millilik duygusu taşıyanların acaba ben buraya nasıl destek verebilirim ben de buraya nasıl yardımcı olabilirim bunun gayreti içerisinde olması gerekir. Eğer partiye karşı bir tavrın varsa o zaman sen gel buraya elini, gövdeni taşın altına koy. O zaman bu şekilde buyurursun. Hem oraya katılmayacaksın ondan sonrada burada kakıp da aklı selim ile adım atana da engel olacaksın her türlü hakareti yapacaksın. Biz bunlara birazda alıştık ben cumhurbaşkanlığı makamında bu hakaretleri gördüm. Son zamanlarda olanları görüyorsunuz. Ailemi varıncaya kadar yapılmadık bir şey var mı ? Bunu ana muhalefeti de yapıyor, yavrusu da yapıyor, hepsi de yapıyor. Biz ya sabır çekiyoruz. Ama milletin her şeyi görüyor. Milletim her şeyi gördüğü için de sosyal medyada gereken cevapları veriyor. Ama biz yine sabredeceğiz."
BUNLAR YA SİLAHLARI GÖMECEKLER YE DE BU ÜLKEYİ TER EDECEKLER 
Erdoğan terörle mücadele ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Terörle olan mücadelemizde de istedikleri kadar Beştepe'nin yönettiğini söylesinler ben şunda silahlı kuvvetlerimizle, tüm güvenlik güçlerimizle bir defa terörle mücadelede sonuna kadar her hangi bir rehavette kapılmadan sonuna kadar bu işi sürdüreceğiz. Taaki ya bunlar ya silahları gömecekler ya bu ülkeyi terk edecekler. bu milletin huzuruna kimsenin hakkı yok. İster batıda olsun ister güneydoğuda ister kuzeydoğuda neresi olursa olsun. Bu ülke birkaç çapulcunun teröristin at oynatacağı bir ülke değildir. Bunun bedelini ödeyecekler."
HİÇBİR YERE KATILMAMAKLA DİRENENLER ŞİRAZESİNİ KAYBETMİŞ OLANLARDIR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yapılan törenlere katılmayan siyasi parti liderleri ile soruya "Sizin de gündeminizde olan ya da olması gereken konular. Hiçbir yere katılmamakla direnenler şirazesini kaybetmiş olanlardır. Orada olmaz burada olmaz. Nerede olacaksın" diye cevapladı.

SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN DE ÖYLE ZANNEDİYORUM Kİ 7 HAZİRAN'DA YAŞANALAR 1 KASIM'DA YAŞANMAYACAKTIR
Erdoğan seçim güvenliği ile ilgili soruyu "Tabi ki hükümetimiz, silahlı kuvvetlerimiz, içişleri bakanlığı olsun, istihbaratı olsun her şeyiyle tüm tedbirleri almak suretiyle bun en az hasarla atlatacağına ben inanıyorum. Şu anda o çalışmaları zaten yaptıklarını görüyorum. Seçim güvenliği için de öyle zannediyorum ki 7 Haziran'da yaşanalar 1 Kasım'da yaşanmayacaktır diye düşünüyorum" diye yanıt verdi. Erdoğan, Taşımalı seçim sistem ile ilgili olarak şöyle konuştu:
"Taşımalı sistem için anayasa değişikliği gerekiyor. Anayasa değişikliği yapılmadığı sürece taşımalı sisteme geçemezsiniz. Bu tabi bilinmiyor, zannediliyor ki Yüksek Seçim Kurulu bir karar alacak bu iş olacak. Hayır, olmuyor. Bu tamamen bir anayasa değişikliği gerektiriyor. Anayasa değişikliği olmadığı sürece taşımalı sisteme geçemiyorsunuz. "

Erdoğan İŞID'le mücadele konusunda "DAİŞ konusunda bu süreç yeni başlamadı. Şimdi koalisyon güçleriyle Türkiye'nin bu bir ortak harekatıdır ve bu ortak harekatta da biliyorsunuz DAİŞ sınırlarımızı tehdit eder hale geldi. Özellikle Cerablus'ta bir yapılanması var. Bu Cerablus yapılanması olsun, Azzaz tarafına böyle bir kayması olsun bütün bunlara karşın koalisyon güçleri olarak böyle bir adım atılmasına merkez bu kararı verdi ve bu adım atıldı. Tabi böyle bir adımın atılması, bölücü terör örgütüyle işlerin durması anlamına asla gelmeyecektir. O da yine aynı kararlılıkla devam edecektir" dedi.

Erdoğan ,"Tuğrul Türkeş ile 7 Haziran öncesi bir görüşme yaptığınız iddiası var öyle bir görüşme oldu mu ? sorusuna, "Zaten Sayın Baykal ile yaptığım görüşmeyi biliyorsunuz. Ne zamandı o ? Meclis başkanlığı seçiminin öncesiydi. Daha sonra Sayın Celal Doğan benden bir randevu talebinde bulundu. Sayın Doğan'la biliyorsunuz bizim geçmişimiz belediye başkanlığı dönemine dayanıyor. Biz de tabi böyle bir randevu talebine hayır diyemezdim. Geldi kendisiyle de gelişmeleri değerlendirme imkanımız oldu olay bu. Son dönemde arkadaşların bir görüşmesi oldu" yanıtını verdi.
Edoğan, 'Meydanlara yeniden inecek misiniz ?' sorusuna "Arkadaşlar bunu tabii ki gelişmeler tayin edecek. Bu gelişmelere göre biz de ama televizyon programlarında ama farklı yerlerdeki törenler de gerekli cevabı eğer vermemiz gerekirse veririz. Ama benim derdim ülkede şu seçim atmosferi gergin değil daha tatlı bir havada geçsin. Temennim odur ki mevsim koşulları da şu anda güzel ama bazıları yaz tatilini geri çekmek gibi bir şey de olmayacak ama kampanyalara katılamayanlar belki olabilir. Tabi okulların malum açılması da uzadığına göre çok fazla orda bir zaman şeyi de kalmayacak zaten inşallah o süreç içerisinde siyasi partiler çalışmalarını aktif olarak yürütür. Zaten 27 Eylül okulların açılması ondan sonrada orada bir ay gibi kalıyor o da mevsimin bizde koşullarıyla itibari güzel olduğu bir zaman" yanıtını verdi.
Seçim hükümetini Beştepe'de toplamayı düşünüyor musunuz? sorusunu "Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı istediği zamanda bakanlar kurulunu toplantıya davet edebilir" diye cevapladı.
Çözüm süreci buzdolabında dediniz Buzdolabından çıkması için neyi görmeniz lazım ne olursa buzdolabından çıkar? sorusunu şöyle cevapladı:
"Türkiye refah, huzur, mutluluk noktasında bunu yakaladığı anda çıkabilir. Kaldı ki bizim zaten milli birlik ve kardeşlik sürecimiz aslında çözüm sürecinin temel taşlarıdır. Milli birlik ve kardeşlik süreci oldu mu zaten melese bitmiştir. Yani ben ülkemde 78 milyonun kardeşliğini gördüğümüz zaman zaten yapacak bir şey kalmıyor. Ondan sonra hep beraber ne yapacağız. Acaba milli gelirimizi nasıl 15'e 25'e çıkaracağız bunun gayreti içerisinde olacağız ve eve giren özellikle satın alma gücümüzdeki artış nereye çıkıyor buna bakacağız. Bütün bunların yanında alt ve üst yapı yatırımlarımız kararlılıkla yine devam etmesi lazım. Ben hep şunu düşünüyorum. Yani niye Güneydoğuda sadece devlet var da özel sektör yok. Şimdi yollar yapıyorsun, havalimanlarını yapıyorsun, okullar yapıyorsun, hastaneler yapıyorsun ama bunlar bile yakılmak isteniyor. Ama biz istiyoruz ki iş adamı da gitsin yatırım yapsın ama zavallı gidiyor yatırımını yapıyor diyelim devletten ihale alıyor ama iş makinaları yakılıyor. İşte geçen biliyorsun 30 tane iş makinasını yaktılar. Aynı şekilde gidiyor mesela diyelim ki termik santral yapacak işte bu insan nasıl gidecekte orada termik santral yapacak? Şu anda örneğin Silopi de 500-600 milyon dolarlık dev bir orda termik santral var. Geldiler orada biliyorsunuz termik santrali sabote ettiler. İşte bu insan oraya gider bir daha kolay kolay yatırım yapar mı ? ve uluslararası meşhur sigorta şirketleri de terörün yaygın olduğu bölgelerde sigorta etmekten kaçınıyorlar. Onların o tür şeylerle sigortaya girmiyorlar bunlar da var. Bunlar ihanet şebekesi değil de nedir? Benim Kürt kardeşimi bu bölücü terör örgütünü sevmesi diye birşey yok ama burada maalesef çok farklı bir ırkçılık, siyasi bir Kürtçülük ve bununla beraber diğer benim Kürt kardeşlerimi, o temzi Kürt kardeşlerimi bunlar lekeliyor. Tüm melese şimdi tertemiz, pırıl pırıl Kürt kardeşlerimizi bunları tasfiye etmesidir. Bunu yaptığı anda inanıyorum ki Doğu, Güneydoğu süratle bu beklediği, aradığı huzuru bulacaktır" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP'nin silah bırakma çağırıları ile ilgili olarak şunları söyledi;
"Ben bunları samimi bulmuyorum. Bunlar biliyorsunuz aynı şekilde 7 Haziran öncesinde de vardı. Bunlar biliyorsunuz saz vesaire bunları da çalıyorlardı yani bu güftelerini sazla besteliyorlardı ama netice öyle olmadı. Netice ne oldu işte 6-7-8 Ekimde hali gördünüz. Seçimden sonra 80 milletvekili almışsın daha iyi olması objektif olması gerekirken ne oldu, seçimden sonra çok daha berbat oldu, gayet kötü oldu. Yani parlamentoya dönecekleri yerde bunlar parlamentoya değil tam aksine dağa taşeronluk yapmaya başladılar. Bunları görmemiz lazım. Bu hakikati görmemiz lazım. Bu hakikati göremezsek yapacak bir şey kalmıyor. Bunlarda çok dikkatli olmamız lazım."

Erdoğan 'Aileniz hedef alınıyor kızınız Sümeyye hanımla ilgili bir süredir bir tartışma sürüyor bu sizi yaralıyor mu ?' sorusuna "Başta şahsım olmak üzere bütün ailemi tabiiki bu yaralıyor, tedirgin ediyor, üzüyor. Bu yakıştırmalar çok çok çirkin. Affedersin bir tane manyağı bulmuşlar bu manyak üzerinden Türkiye'deki uzantısı da bakıyorsunuz o da kalkıp ona adeta bir taşeron oluyor. Ve bu şekilde böyle bir ahlaki olmayan yola başvuruyor. Bizim tabi başvurabileceğiz tek yol var, nedir? Hukuk... Onun içinde tabiki hukuki olarak tüm avukatlarımız bu konuda atılması gereken adımları atıyor. Ama burada tabi yazılı görsel medya olsun sosyal medya olsun hepsinde bu ahlaksızlık ne yazık ki var. Tabi bu bizim bir şeyimizi daha gösteriyor Tweeter konusundaki hassasiyetimin ne olduğu ortaya çok açık ve net çıkıyor. Benim kızımın başına gelenler aynı şekilde bir başkasının başına da geliyor. Bu konuda özellikle yazılı ve görsel medya olarak hatta sizler de sosyal medya içerisinde belli çalışmalarınız var hep birlikte bir dayanışma içerisinde biz ülkemizde bunu da tam çizgisine oturtmamız lazım" yanıtını verdi.

FOTOĞRAFLI

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388