banner595

BBP Lideri Destici Mersin’de

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, terör örgütüne yapılan ’silah bırakma’ çağrısını büyük bir algı operasyonu olarak nitelendirerek, "Tam da seçim öncesi yapılıyor. Her iki taraf da oy kaybetmemek ve oylarını...

BBP Lideri Destici Mersin’de

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, terör örgütüne yapılan ’silah bırakma’ çağrısını büyük bir algı operasyonu olarak nitelendirerek, "Tam da seçim öncesi yapılıyor. Her iki taraf da oy kaybetmemek ve oylarını...

01 Mart 2015 Pazar 16:45
BBP Lideri Destici Mersin’de
banner556
banner605
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, terör örgütüne yapılan ’silah bırakma’ çağrısını büyük bir algı operasyonu olarak nitelendirerek, "Tam da seçim öncesi yapılıyor. Her iki taraf da oy kaybetmemek ve oylarını artırma adına bir açıklama yapıldı. Kimin açıklamasını okuyorlar? Bebek katilinin. Kandil’e sesleniyor ’silahların bırakılması zemininde’ diyor, silahları bırakın’ demiyor" dedi.
BBP Lideri Destici, partisinin Mersin İl Kongresi’ne katıldı. Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen kongrede partililer tarafından coşkuyla karşılanan Destici, burada yaptığı konuşmada ülkenin çok önemli süreçlerden geçtiğini söyledi. Birkaç hafta önce Mersin’de işlenen bir cinayetin tüm Türkiye’yi yasa boğduğunu hatırlatan Destici, bu vesile ile Özgecan Aslan’ın ailesine bir kez daha başsağlığı dileklerini iletti. Kadın cinayetleri ve kadına şiddetin son dönemde ülkemizin kanayan yarası haline geldiğini vurgulayan Destici, Türk ve Müslüman olan bir ülkede bunların yaşanıyor olmasının akıl alacak bir şey olmadığını belirtti.
"SAPIKLAR VE MEHMETÇİĞİ ŞEHİT EDEN TERÖRİSTLER İÇİN İDAM GERİ GETİRİLMELİ"
Ülkenin birçok probleminin yanında en önemli probleminin ahlak problemi olduğunu ifade eden Destici, "Ahlaki yozlaşma diye bir problemimiz var. Ve maalesef insanımız ahlaki değerlerini kaybediyor. Maalesef insanımız milli değerlerinden kopuk yaşamaya başladı, manevi değerlerinden uzaklaştı. Neredeyse her gün tecavüz ve kadına uygulanan şiddet haberleriyle karşı karşıyayız. Özgecan’ın şahsında kadınlarımıza, kızlarımıza reva görülen bütün bu şiddetleri lanetliyorum. Ve bu şiddetlerin yapılmaması için her türlü önlemin ivedilikle alınması gerektiğini buradan ifade ediyorum. Türkiye’yi yönetenler Özgecan’ın annesine ve babasına hangi sözü verdiler. En yüksekten cezalandırılacağı sözünü verdiler. Nedir bu en yüksek? 3-5 sene yatıp, çıkıp tekrar bu olayın gerçekleştirilmesi mi? Bu olayda hak yerini bulacaksa, bir tane cezası olması lazım o da idamdır. Başka cezası olmaz. Bunu söyleyince, ’idam çok ağır ceza, geri dönüşü olmayan bir ceza’ diyorlar. Peki Özgecan ve diğer kadınlarımıza, küçük yaşta çocuklarımıza yapılanlar daha mı hafif, onların geri dönüşü var mı? Geri dönüşü olmayan suçu işleyenlere, sen de geri dönüşü olmayan bir ceza vereceksin ki aklını başına alsın. Biz bunu şimdi değil daha önce de söyledik. İki kesim için idam cezasının mutlaka geri getirilmesi lazım dedik. Bunlardan biri küçük yaşta çocuklarımızı kaçırıp tecavüz ettikten sonra öldüren sapıklar için, ikincisi de Mehmetçiğimizi, askerimizi, polisimizi şehit eden teröristler için idam cezasının mutlaka geri getirilmesi lazım" diye konuştu.
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ ELEŞTİRİSİ
Konuşmasında Süleyman Şah Türbesi’nin taşınmasını da eleştiren Destici, şöyle devam etti:
"Orada sadece bir türbe, bir naaş taşınmıyor, vatan toprağı terk ediliyor. Bu Türkiye için gerçekten utanç verici bir hadise. Koskoca Türk devleti, bu çakal sürülerinin Kobani’ye sahip çıktığı kadar Süleyman Şah Türbesi’ne, vatan toprağına sahip çıkamıyor mu? Nakletmeseydik de orada 44 askerimiz şehit mi olsaydı diyorlar. Evet şehit olsaydı. Sarıkamış’taki 90 bin yiğit neden şehit oldu, Çanakkale’de neden şehit verildi, Yemen’de, Balkanlar’da neden şehit verildi. Yoksa toprak parçasının ne önemi var. Eğer o toprak şehit kanı ile sulanmamışsa. bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Uğrunda ölen yoksa vatan değildir. İrade konsa, dik duruş sergilense kim gelip de orada Mehmetçiğe saldırma cüretini gösterebilir? Bunların hepsi dalavere."
Destici, Suriye’deki durumun farkı şekilde sonuçlanması durumunda ise Süleyman Şah Türbesi’nin bu kez şimdiki taşındığı yerden alınıp Söğüt’e götürüleceğini ve Türk halkına ’Biz 200 yıldır kimsenin yapamadığını yaptık, Süleyman Şah ile Ertuğrul Gazi’yi, yani dede ile torunu buluşturduk’ diye sunacakları iddiasında bulundu.
"TERÖR ÖRGÜTÜ İLE MÜZAKERE EDEREK MEŞRULAŞTIRDILAR"
Ülkede 2 yıldan bu yana adına ’çözüm süreci’ denilen bir sürecin yürütüldüğünü hatırlatan Destici, bu sürecin gizli-kapaklı olarak yürütüldüğünü, kendilerinin ise sürekli olarak ’terörle ve teröristle pazarlık yapılmaz’ şeklinde uyarılarda bulunduklarını belirtti. "Terörle ve teröristle müzakere olmaz, ancak ve ancak mücadele olur" diyen Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Eğer siz terörle ve teröristle mücadeleden vazgeçip, pazarlığa oturursanız onun şartlarını önceden kabul etmişsiniz demektir. Bunu bugüne kadar hep yalanladılar. ’Biz kan dursun istiyoruz, şehit gelmesin, barış olsun, huzur olsun istiyoruz’ dediler. Bunu biz de istiyoruz. Kim istemez ki. Birincisi bu dediğiniz olmayacak. İkincisi, neyin karşılığında kardeşim. Neyin karşılığında. Vatan toprağını vererek mi bunu sağlayacaksınız? Süleyman Şah Türbesi’nden çekildiğiniz gibi ülkemizin bir bölgesinden çekilerek mi bunu sağlayacaksınız dedik. Ama hiçbir zaman net cevap alamadık. Terör örgütünün bütün silahlı unsurlarının ülkeden çekileceğini söylediler. Bugüne kadar çekildiler mi? Hayır."
Hükümetin bu konuda en büyük yanlışının terör örgütünü muhatap alması olduğunu savunan Destici, terör örgütünün o bölgedeki vatandaşların temsilcisi olmadığını ifade etti. Hükümetin bunu yaparak o bölgede devletinin yanında duran vatandaşlarını, korucularını ve aşiretlerini tabiri caizse sattığını iddia eden Destici, "Neyin karşılığında?" dedi. Bu şekilde terör örgütünün meşrulaştırıldığını ileri süren Destici, "Sadece Türkiye içinde değil, Avrupa, Batı, Amerika başta olmak üzere artık PKK’yı terör listesinden çıkarma hazırlıkları yapıyorlar. Ve bırakın ülke dışına çıkmayı, daha da güçlendiler. Geldiğimiz nokta bu. Şu anda Güneydoğu’nun belli bölgelerinde fiili olarak özerklik var. Kendi mahkemelerini, kendi vergi dairelerini, kendi kolluk güçlerini kurmuşlar" ifadelerini kullandı.
TERÖR ÖRGÜTÜNE YAPILAN SİLAH BIRAKMA ÇAĞRISI
Ülkede bu süreçler yaşanırken, hükümetin dün terör örgütünün siyasi unsurlarıyla birlikte bir açıklama yaptığını söyleyen Destici, şöyle devam etti:
"O kadar büyük bir algı operasyonu sürdürülüyor ki, tam da seçim öncesi yapılıyor. Her iki taraf da oy kaybetmemek ve oylarını artırma adına bir açıklama yapıldı. Kimin açıklamasını okuyorlar? Bebek katilinin. Kandil’e sesleniyor; ’silahların bırakılması zemininde’ diyor. ’Silahları bırakın’ demiyor. Ama topluma ’silahları bırakın’ çağrısı yaptı gibi bir algı operasyonu yürütülüyor. ’Stratejik bir kongre toplayın’ diyor. Yani, ’Şu ana kadar çok önemli kazanımlar elde ettik, bundan sonra da stratejik bir kongre toplayın, şu anda Türkiye Cumhuriyeti’ndeki hükümet acziyet içerisinde, bizimle pazarlık ediyor, tam da seçim öncesi istediğimizi alabileceğimiz bir noktadayız. Stratejik bir kongreyi toplayın ve istediklerimizi alın’ diyor. İşin Türkçesi bu. Doğrusu bu. Önümüzdeki günlerde bunun böyle olduğunu yaşayacağız ve göreceğiz. Keşke biz haklı çıkmasak. Keşke gerçekten silah bıraksalar, kendilerini lağvetseler. Ama öyle olmayacak. Çünkü 30 yıllık tecrübe bize onu gösteriyor. Eğer PKK’yı iyi analiz ederseniz, hedeflerinin ne olduğunu bilirsiniz. PKK’nın kendi başına hareket etmediğini, uluslararası, Batılı güçlerin desteğinde hareket ettiğini, yol haritalarının kendileri tarafından değil, Batı’daki stratejik merkezlerde hazırlanan yol haritalarıyla yürüdüklerini görürsünüz. PKK’nın hedefi ayrı bir devlettir."
Türkiye’nin bu terör belasından kurtulmak zorunda olduğunu, ülkeyi yönetenlerin isteseler 30 yılda 30 kez PKK’yı bitirebileceklerini öne süren Destici, "Önce 3-5 çapulcu, sonra 3-5 bin çapulcu dediler ve terörle mücadele adı altında bir sürü yanlışlar yaptılar. Terörle mücadele doğru bir strateji ile bütün yönleriyle yürütülmedi. Biz bu konudaki çözüm önerilerimizi sürekli söyledik, ilgili yerlere sunduk. Eğer bunları uygulasalardı, şu anda çoktan PKK diye bir şey kalmayacaktı. Yine geç kalınmış değil. Versin bu büyük Türk milleti, 1 yıl BBP’yi iktidar yapsın, bakalım Türkiye’de PKK mı kalıyor, onun önderi mi kalıyor, Kandili mi kalıyor? Hep birlikte görürüz, hodri meydan" şeklinde konuştu.
Destici, konuşmasının ardından partisine katılanlara rozet taktı.
Yükleniyor...
Anahtar Kelimeler:
bbp lideri destici mersin
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388