banner622
banner519

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş:

- "28 Şubat'ı yapanlar 'bin yıl sürecek' diyorlardı. 28 Şubat'ı yapanların yerinde yeller esiyor, 28 Şubat'ın mağdurları bugün Türkiye'yi yönetiyor" - "Bu millet kendi cumhurbaşkanını doğrudan seçmeyi sürdürürse, milletin çarşısından, pazarından geçmeyen, milletin tarihiyle ilgisi olmayan, milletin diniyle, değerleriyle bütünleşmeyen, milletin türküsünü, şarkısını söylemeyen, milletin camisinden, mescidinden geçmeyen hiç kimse bu ülkede cumhurbaşkanı olamayacaktır" - "Türkiye'de halkın büyük çoğunluğu kardeş kavgası istemiyor, silahların konuşmasını istemiyor. Türkiye'de barış ve kardeşlik istiyor" - "Yeni Türkiye aslında Türkiye'nin 150 yıllık derin uykusundan uyanışının adıdır"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş:

- "28 Şubat'ı yapanlar 'bin yıl sürecek' diyorlardı. 28 Şubat'ı yapanların yerinde yeller esiyor, 28 Şubat'ın mağdurları bugün Türkiye'yi yönetiyor" - "Bu millet kendi cumhurbaşkanını doğrudan seçmeyi sürdürürse, milletin çarşısından, pazarından geçmeyen, milletin tarihiyle ilgisi olmayan, milletin diniyle, değerleriyle bütünleşmeyen, milletin türküsünü, şarkısını söylemeyen, milletin camisinden, mescidinden geçmeyen hiç kimse bu ülkede cumhurbaşkanı olamayacaktır" - "Türkiye'de halkın büyük çoğunluğu kardeş kavgası istemiyor, silahların konuşmasını istemiyor. Türkiye'de barış ve kardeşlik istiyor" - "Yeni Türkiye aslında Türkiye'nin 150 yıllık derin uykusundan uyanışının adıdır"

09 Mayıs 2015 Cumartesi 17:07
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş:
banner625

RİZE (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "28 Şubat'ı yapanlar 'bin yıl sürecek' diyorlardı. 28 Şubat'ı yapanların yerinde yeller esiyor, 28 Şubat'ın mağdurları bugün Türkiye'yi yönetiyor" dedi.

Kurtulmuş, Güneysu ilçesinde, Yedi Renk Tek Yürek Platformu tarafından düzenlenen "Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi" panelinde yaptığı konuşmada, yeni Türkiye anlayışını ceberut devlet anlayışından kerim devlet anlayışına geçiş olarak nitelendirerek, bu nedenle eski Türkiye'nin unutulmaması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin 13 yılda çok az sayıda kişinin ekonomik kaynaklara sahip olduğu düzenden, milletin emrine tahsis edilen bir döneme geldiğini ifade eden Kurtulmuş, yeni Türkiye'den, yeni ekonomik düzenden bahsedilmesini, üretim esaslı, daha çok ihracat yapan bir modele geçişten söz edilmesini istedi.

Kurtulmuş, Türkiye'de darbelerin sık sık gündeme getirildiğini anımsatarak, "1960 darbesi oluyor, darbeciler ülkeyi bin sene yöneteceklerini sanıyor, ömürleri üç sene sürüyor. 12 Eylül darbecileri, sandık ortada olduğu için ömürleri birkaç sene sürüyor. 12 Eylül'ü yönetenler sittinsene sene bu milletin ensesinde boza pişireceklerini zannediyorlar, ömürleri birkaç sene sürüyor. Rahmetli Özal birkaç sene sonra millet tarafından iktidara getiriliyor. 28 Şubat'ı yapanlar 'bin yıl sürecek' diyorlardı. 28 Şubat'ı yapanların yerinde yeller esiyor, 28 Şubat'ın mağdurları bugün Türkiye'yi yönetiyor" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı sisteminin, Türkiye'yi şekillendirmek için 1982 anayasasında dizayn edildiğini kaydeden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi dizayn etmek isteyenler, milleti adam etmek isteyenler, eğer zorlanırsa cumhurbaşkanı makamı üzerinden yola getirilsin. Ahmet Necdet Sezer'in, Abdullah Gül cumhurbaşkanı olana kadar yapmış olduğu icraatlar, muhalefetin yapamadığını, tabiri caizse tek başına yapmıştır. Seçiliş şeklini bir hatırlayın. Beş siyasi partinin adayı olarak ortaya çıkarıldı. Milletin hiç tanımadığı birisi Meclis'te 'indir elini, kaldır elini' seçildi. Kitap fırlatma krizi de gösterdi ki Sayın Ecevit ile birbirlerini hiç tanımadılar."

Cumhurbaşkanının ilk kez halkın oylarıyla seçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Okyanus ötesinden gelen talimatla 13-15 parti bir çatı aday buldu. Millet o çatıyı yerle bir etti ve kendi içinden çıkan birisini, Recep Tayyip Erdoğan'ı, helal oylarıyla Türkiye'nin seçilmiş cumhurbaşkanı yaptı. Bu demokratikleşme sürecinin önemli bir adımıdır" diye konuştu.

-Başkanlık sistemi

Kurtulmuş, halkın ne yaparsa yapsın doğru yapacağına inanan kişilerin başkanlık sistemini de istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanını halk seçtikten sonra amiyane tabirle artık macun tüpten çıkmıştır. Bu istikamette adım atılmıştır. Bu memlekette bu millet, kendi cumhurbaşkanını doğrudan seçmeyi sürdürürse, milletin çarşısından, pazarından geçmeyen, milletin tarihiyle ilgisi olmayan, milletin, diniyle, değerleriyle bütünleşmeyen, milletin türküsünü, şarkısını söylemeyen, milletin camisinden, mescidinden geçmeyen hiç kimse bu ülkede cumhurbaşkanı olamayacaktır. Türkiye sosyolojisi bunu söylüyor ve bu şekilde ortaya koymaya devam edecek ve inşallah Türkiye milletçe seçilmiş bir başkanlık sistemine evrilecektir."

Türkiye'nin 2023'e kadar tamamlayacağı 4 temel değişim noktası olduğunu anlatan Numan Kurtulmuş, "Bunları tamamlamak milletin bizden beklentisidir. Bunlardan birincisi yeni anayasadır. Katılımcı, çoğulcu sivil bir anayasayı Türkiye yapmak zorundadır. 27 Mayıs darbecilerinin, 12 Eylül darbecilerinin ruhu anayasanın içerisinde gizli bir şekilde duruyor. Bundan kurtulmak zorundayız. Türkiye'nin başkanlık sistemli esaslı yeni bir anayasaya geçme mecburiyeti vardır" dedi.

-Terörle mücadele

Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve imtiyazların yerele devrinin şart olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

 "En az başkanlık sistemi kadar şarttır. Paralel yapıya, devletin içine belli adamları sokarak, devletin kadrolarını ele geçirip bu vesileyle milleti tamamen kendi kontrollerine almak istedikleri için kızıyoruz. Devlet ele geçirilmesi düşünülen bir mekanizma olmaktan çıkarılırsa, devletin merkezinde toplanmış olan ekonomik ve siyasi imtiyazlar yerele devredilirse, Rize'ye ne yapılacağına Rize halkı karar verirse, ele geçirilecek bir devlet ortada kalmaz. Sadece ve sadece millete hizmet edilecek bir devlet ortada kalır. Devlet, millete hizmet edilmesi gereken bir mekandır."

Antidemokratik yasaların değiştirilmesi, Türkiye'de toplumsal bütünlüğün sağlanması gerektiğini savunan Kurtulmuş, "Terörün ortadan kaldırılması gereklidir. Birileri bu dönemin sürmesini, provokasyonların sürmesini isteyebilir, Türkiye'de kavga, kargaşa devam etsin isteyebilir. Kim hangi provokasyonu ortaya koyarsa koysun, Türkiye'de halkın büyük çoğunluğu kardeş kavgası istemiyor, silahların konuşmasını istemiyor. Türkiye'de barış ve kardeşlik istiyor. Bin yıldır bu topraklarda kardeşçe yaşanıyor. Aynı ümmetin çocukları olarak, medeniyetin çocukları olarak beraber yaşıyoruz. Biz bu topraklarda yaşayanlar, tesadüfen bir araya gelmiş insanlar değiliz. Uzun asırlardır bu coğrafyanın aynı kaderini taşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

-Yeni Türkiye anlayışı

Numan Kurtulmuş, yeni Türkiye yürüyüşünün milletçe tamamlanmasını isteyerek, "Yeni Türkiye aslında Türkiye'nin 150 yıllık derin uykusundan uyanışının adıdır. Yeni Türkiye gerçekten halkın kendi kökleriyle buluşmasının adıdır. Devleti yönetenlerle milletin arasındaki uçurumların kaldırılarak devlet millet bütünleşmesinin adıdır. Yeni Türkiye ceberut devletten kerim devlete geçişin adıdır" dedi.

Büyük İslam medeniyetinin iki büyük yürüyüş gerçekleştirdiğini kaydeden sözlerini şöyle tamamladı:

Kurtulmuş, "Birincisi halifeler dönemindeki büyük gelişme, ikincisi Osmanlı ve Selçuklu dönemindeki büyük yürüyüştür. Eğer yeni Türkiye'nin bütün gereklerini yerine getirirsek yeni Türkiye büyük medeniyetimizin üçüncü büyük yürüyüşünün adıdır. Bu istikamette inşallah bu millet yürüyecektir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591