banner519

Bakan Avcı: ’’Bugünkü Yüksek Öğretim Elbisesi Bu Bedene Uymuyor”

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ’’Bugünkü YÖK düzenimiz 1980 askeri darbesinin ürünü. 27 devlet üniversitesine göre tasarlanmış bir yapı. Bugün 200 üniversite var dolaysıyla bugünkü yüksek öğretim elbisesi bu bedene uymuyor’’...

Bakan Avcı: ’’Bugünkü Yüksek Öğretim Elbisesi Bu Bedene Uymuyor”

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ’’Bugünkü YÖK düzenimiz 1980 askeri darbesinin ürünü. 27 devlet üniversitesine göre tasarlanmış bir yapı. Bugün 200 üniversite var dolaysıyla bugünkü yüksek öğretim elbisesi bu bedene uymuyor’’...

25 Mart 2015 Çarşamba 20:19
Bakan Avcı: ’’Bugünkü Yüksek Öğretim Elbisesi Bu Bedene Uymuyor”
banner587
banner605
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ’’Bugünkü YÖK düzenimiz 1980 askeri darbesinin ürünü. 27 devlet üniversitesine göre tasarlanmış bir yapı. Bugün 200 üniversite var dolaysıyla bugünkü yüksek öğretim elbisesi bu bedene uymuyor’’ dedi.
Bir dizi açılışlar için İzmir’de bulunan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda partiler ile basına kapalı görüşme yaptı. Bakan Avcı buradan Yaşar Üniversitesi’ne geçerek ’Türk Yüksek Öğreniminin Geleceğinde Üniversiteler Kenti İzmir’in Yeri ve Önemi’ konulu panele katıldı. Yaşar Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İzmir Valisi Mustafa Toprak, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Barkan, İzmir Üniversiteleri Platformu Dönem Başkanı ve Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, üniversite öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
’’YÖK ÜNİVERSİTELERE YETMİYOR’’
Panelde konuşan Bakan Avcı, ’’Bugünkü YÖK düzenimiz 1980 askeri darbesinin ürünü. 27 devlet üniversitesine göre tasarlanmış bir yapı. Dolayısıyla bugün artık sayıları 200’e yaklaşan üniversitelerde ilerde üstelik sade sayısal olarak değil niteliksel olarak birbirinden çok farklılaşmış üniversitelerden oluşan yüksek öğrenimi yönetmekte yetersiz kaldığını zaten bu işin başından beri içinde olanlarda zaten bugün itiraf ediyorlar. Dolayısıyla en azından orada anlayış birliğimiz var. Bugünkü yüksek öğretim elbisesi bu bedene uymuyor. Sayısal olarak da uymuyor niteliksel olarak da uymuyor. Bugün bir yanda devlet, bir yanda vakıf üniversiteleri, devlet üniversiteleri kendi içinde çok eski, orta yaş ve henüz ayakları üzerinde zor duran, sürekli merkezin müdahalesi ve himayesine ihtiyaç duyan devlet üniversitelerimiz var. Vakıf üniversitelerimiz de kendi içinde ayrışıyor, bir yanda gerçekten vakfedilmiş üniversitelerimiz var, bir yandan özel üniversite açmak mümkün olmadığı için bir tür muvazaa yoluyla vakıf üniversitesi gibi kurulmuş ve ilk fırsatta özel üniversiteye dönüşmek isteyen üniversitelerimiz var. Ölçekler olarak da birbirlerinden çok farklı. Yapılması gereken, her üniversitenin kendi özel ihtiyaçlarına göre, yönetim modelini oluşturabilmesine imkan sağlayacak esnek bir çevreyi yasamak. Bizim yasama kültürümüzde yine askeri dönemlerden kaynaklanan çok kötü bir alışkanlığımız var. Yasalarla düzenlenmesi gereken konuları anayasalara yazmışız. Yönetmeliklerle düzenlenmesi gereken konuları yasalara, teamüllerle düzenlenmesi gereken konuları yönetmelikle yapmışız. Bunun bir mantığı var tabi dediğim gibi askeri dönemlerin bir alışkanlığı, vesayet altında yapılan anayasalarda, o irade daha sonra sivillerin, yani bizlerin bu işe fazla karışmaması ve fazla kurcalamaması için tedbir almışlar. Kendi içinde tutarlı bir mantıkla hareket etmişler. Şimdi önümüzdeki dönem, önceki dönemlerde yapamadığımız yeni anayasanın en önemli konularından birinin de yüksek öğretim konusundur. İzmir Üniversiteler Platformu aslında bunun adı konmamış bir tezahürü olarak da görünüyor. Yani kurumsal bir tüzel kişiliği olmayan, siz burada bir merkezkaç örgütlenmesine gitmişsiniz, aslında YÖK’ün yapması gerekeni siz korsan bir biçimde gerçekleştirmişsiniz. Bunu olumlu anlamda kullanıyorum çünkü hemen hemen bütün üniversitelerimiz, alternatif yüksek öğretim yasası tasarıları geliştirdiler. Anladığım kadarıyla YÖK hala sizi duymamış, duysa bile atı alan Üsküdar’ı geçmiş, sizi kutluyorum" dedi.
Panel sonrası Bakan Avcı öğrenciler ile sohbet etti.
’’AYNI YERDE BULUNMAYI OLUŞTURAN BİR TEKNOLOJİ BULUNMADI’’
Öte yandan panel sonrası, Fuar İzmir’in açılışına katılmadığı için açılışta tepki gösterilmesini soran basın mensuplarına Vali Mustafa Toprak, ’’İlimizde çok önemli gelişmeler oluyor. Bir tarafta uzun yıllardan beri hasreti çekilen Fuar İzmir’i açılışına çok emek verildi, tebrik ediyorum. İkinci tarafta da yine ilimizin özellikle her zaman herkes dile getiriyor, eğitim kalitesinin ve fiziki mekanlarının geliştirilmesi noktasındaki çalışmalar var. Bugün Sayın Milli Eğitim Bakanımız ilimize teşrif ettiler, bir taraftan da kaynakları ile ilimizi destekliyorlar. Çünkü şu anda 2 bin 71 tane yapımı devam ediyor. Bugün çok özel 2 tane okulun açılışı gerçekleştirildi. Bir tanesi Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ortaya çıkardığı otistik çocuklarımız için çok özel bir okulun açılışının gerçekleştirdik. Diğer tarafta da Karbağalar’da Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni hep birlikte açtık. Bir taraftan bu okullarımız diğer taraftan da Fuar İzmir, ilimize hayırlı ve uğurlu olsun. Ama şu konuda bir gelişme sağlayamadık, aynı anda iki yerde bulunmayı oluşturan bir teknoloji bulunmadı. Bazen Sayın Belediye Başkanı, bazen ben, bazen kurum başkanları bazı yerde asaleten bazı yerde de vekaleten bu güzellikleri hep birlikte yaşıyoruz" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388