banner622
banner519

Ak Partili Ala: Sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne

Işıl ARSLAN- Faruk KAHRAMAN/BURSA, () - BURSA'da konuşan Eski İçişleri Bakanı  Efkan Ala, "Şimdiden söylüyorum, sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne. Millet ne karar vermişse, saygıyla selamlıyoruz. Şimdiden selamlıyoruz"...

Ak Partili Ala: Sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne

Işıl ARSLAN- Faruk KAHRAMAN/BURSA, () - BURSA'da konuşan Eski İçişleri Bakanı  Efkan Ala, "Şimdiden söylüyorum, sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne. Millet ne karar vermişse, saygıyla selamlıyoruz. Şimdiden selamlıyoruz"...

23 Ekim 2015 Cuma 14:25
Ak Partili Ala: Sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne
banner625
banner605

Işıl ARSLAN- Faruk KAHRAMAN/BURSA, () - BURSA'da konuşan Eski İçişleri Bakanı  Efkan Ala, "Şimdiden söylüyorum, sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne. Millet ne karar vermişse, saygıyla selamlıyoruz. Şimdiden selamlıyoruz" dedi.
Seçim bölgesi Bursa'da, Ardahan Dernekleri Federasyonu'nun Merinos Gölpark'ta düzenlediği kahvaltıya katılan İçişleri eski Bakanı ve Ak Parti Milletvekili adayı Efkan Ala, Türkiye'nin bulunduğu kültürel ve fiziki coğrafya içerisinde ve şanlı geçmişiyle birlikte, geleceğe doğru yürüyen ve hedefleri olan bir ülke olduğunu söyledi. Türkiye'nin büyük devlet olmak zorunda olan bir ülke durumunda bulunduğunun altını çizen Ala, "Bu coğrafyada, tabiri caizse bisiklete binmiş gibiyiz. Sürekli pedal çevirmek zorundayız. Pedal durursa üzerindeki düşer. Biz herhangi bir ülke değiliz. Bir Arnavutluk gibi, Çek Cumhuriyeti gibi değiliz. Biz istesek de istemesek de bizden çok şey bekleyenler ve destekleyenler var" diye konuştu.
Türkiye'yi engellemek isteyenlerin, saldıranların da olduğunu ifade eden Ala, "Bu bizden bağımsız. Yani 'biz hiçbir şeye karışmıyoruz' desek de bu böyle. Yıllarca biz 'yurtta sulh, cihanda sulh' diye bir ilke koyduk ve onu devam ettirdik ama ne anarşiden başımızı alabildik, ne terörden başımızı alabildik. Hep müdahaleler oldu. Biz kimseye dokunmayacağımızı söylediğimiz halde, bizim üzerimizden sürekli projeler uygulandı, bundan sonra da uygulanır. Biz burada kardeşçe paylaşmalıyız her şeyi. Yani birbirimizden doğruları esirgesek de sonuç değişmez. Neden çünkü siz 600 yıl üç kıtayı yönetmişsiniz. Şimdi de diyorsunuz ki biz kimseye karışmayacağız. Siz karışmayın da size karışan çok olur. Onları engelleyebiliyor musunuz? Mesele o. Geçmişimiz bizim onurumuzdur ama bizimle beraber gelir. Doğrudur. Buradan yararlanmak lazım. Fırsata dönüştürmek lazım" dedi.
"BİR CÜMLE İLE VERDİĞİMİZ İRADEYİ, BİRKAÇ SAYFA İLE GERİ ALMIŞIZ"
Ülkedeki temel sorunlardan birinin 'bu memleketi kim yönetecek' sorusu olduğunu belirten Efkan Ala, "Aslında bütün kıyamet bunun üzerine kopuyor. 'Bu ülkeyi millet yönetecek' demişiz ama milletin yönetmemesi için, o yazdığımız 'egemenlik milletindir' diyoruz ya o cümlenin gerektirdiği iradeyi milletten tekrar alabilmek için anayasamızda, -ihtilal anayasası olduğu için- ancak diye başlayan bir sürü paragraf vardır. Yani bir cümle ile verdiğimiz iradeyi bir kaç sayfayla geri almışız. Almışız da kime vermişiz? Millete sorumluluk üstlenmeyen, millete hesap vermeyen bir takım kurumlara vermişiz. O kurumlara vatandaş hesap sorabiliyor mu? Yok. Peki, o kurumlar kimseye hesap veriyor mu? Yok. O kurumlar meclise hesap veriyor mu? O da yok. Temel problemimiz bu. Keşke, hep arzu ettik, şu anayasayı değiştirebilseydik ve sivil idare ve irade bir anayasa yapabilseydik. Ne olacaktı? Millet yönetecekti. Mekanizmalar ona kurulacaktı. AB standartlarından bahsediyorum yani uzaydan, bir şeyden de bahsetmiyorum. Meselelerini kolay çözen ülkelerden bahsediyorum. Bugüne kadar attığımız her adım, bizi o standartlara biraz daha yaklaştırmıştır. Şimdi bütün bu problemleri çözebilmenin bir yolu, vazgeçilmezi, memleketi millet yönetecek. Millete ortak olanlar var ya, bizim oralarda, Anadolu'da 'kuma getirme' derler. Yani birçok kişinin karıştığı, bir iş netice vermez" diye konuştu.
"KEŞKE SİVİL BİR ANAYASA YAPABİLSEK"
Türkiye'nin güçlü bir demokratik, siyasi istikrara ihtiyacı olduğuna değinen İçişleri eski Bakanı Efkan Ala, şunları söyledi:
"İşte bunu 4 yıl için yakalama fırsatı önümüzdedir. Ya buna karar vereceğiz ya da ülkenin sorunlarını konuşup çözüm yoluna koyma yerine, darmadağın bir siyasi tablo ortaya çıkarsa siyaset kendi problemlerini çözerek zamanı tüketecektir. Bunun lamı cimi yok. Bu açık. Ayan beyan ortada. Keşke sivil bir anayasa yapabilsek. Bunu şunun için istiyoruz. Çözüm mekanizmalarını kurumsallaştırmanız lazım. Sürekli o problemleri çözebilmek için tek başına güçlü bir siyasi iktidara, yüzde 50'ler civarında bir siyasi iktidara ihtiyaç duymamak için o anayasayı değiştirebilsek, başka ülkelerdeki gibi yüzde 30'lar 35'ler 40'lar alındığında da güçlü siyasi mekanizmalar kurulabilmiş olsa, yani kurumsallaşsa, demokratik yönetim, o zaman bu kadar heyecanlanmaya, bu kadar yüksek oranda bir desteğe ihtiyaç duymayabilir, sistem."
"OYUMUZU DÜŞÜRDÜYSE, BİZDE EKSİKLİK VARDIR"
Ala, "7 Haziran'dan bugüne kadar olan şeylere bakının. Hepimizin payı vardır. Bizde kendimize döndük. Nerelerde eksiğimiz var, yanlışımız var. Milletimiz bizi değerlendirecek, değerlendirdi de bizi. Oyumuzu düşürdüyse, bizde eksiklik vardır. Onları da gidermemiz lazım. Ama Allah aşkına kaç aydır konuşulan işlere bakın. Ne olacak ki? Ben haklı olsam ne olacak? Ne konuşuyoruz. O ona ne söyledi? Bu buna ne söyledi? Koalisyon görüşmeleri oldu da kim kime ne söyledi? Benim derdim var burada. Bir çare olması lazım. Vatandaş çocuğunu okula gönderiyor. Okuluna yurt lazım. İş bulamayan, iş bulmak istiyor. Emeklimiz daha fazla gelir istiyor. O onu dedi, bu bunu dedi ile olur mu yani ? Bunlarla bir çare üretebilir miyiz? Hesap ortada. Ayakta zor durmaya çalışan, koltuk değneği, destek olmadan ayakta duramayan siyasi mekanizmalar çözüm üretebiliyor mu üretemiyor. 'Bazı ülkelerde oluyor' diyebilirsiniz. O ülkelerde böyle askeri anayasa yok, işte bunu söylüyorum. Bizde siyasetin toplam alanı dar. O dar alanda yetkiler parçalandı mı iş görülemez hale geliyor" dedi.
1 Kasım seçimi ile ilgili de konuşan Efkan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Gelecek 4 yıl da ne olacağına bunun kararı milletimizin elinde. Ben de milletimizin bir ferdiyim. Bende sandıkta oyumu kullanacağım. Hepimizin elinde. Herkes kendi vicdanıyla baş başa kalıp düşünür. Sonuçta ne çıkarsa şimdiden söylüyorum. Sandıktan ne çıkarsa başımızın üstüne. Millet ne karar vermişse saygıyla selamlıyoruz. Şimdiden selamlıyoruz. Ama temennimiz, milletimiz şu 4 yılı, böyle dedikodularla, lüzumsuz görüşmeler, şunlar bunlar, bir sürü dedikodularla saldırılarla, boş konuşmalarla birbirini itham etmelerle geçirmeyecek bir Türkiye için şu önümüzdeki 4 yılı dolu dolu, reform üstüne reform yapabilecek ve o 4 yıldan sonraya Allah ömür verirse baktığımızda 'Ne kadar güzel gelişmeler oldu. Ne kadar güzel rakamlar oldu. Ne kadar büyümeler oldu. Ne güzel yol aldık' diyebileceğimiz bir 4 yıl yapmak, milletimizin elinde. Eğer tek başına siyasi istikrarı, bu millet kendisine hediye ederse, inşallah o neticeleri alırız. Etmezse yazık olur."

FOTOĞRAFLI

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388