banner595

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Soylu:

- "Yüzde 16 oyu bu millet size acaba 'elinizi hiçbir şekilde taşın altına sokmayın' diye mi verdi, yoksa 'Türkiye'nin meselelerini, öncelikle Türkiye'nin kazanımlarını devam ettirin, ondan sonra da Türkiye'nin meselelerine sahip çıkın, TBMM'nin ve bu milletin vermiş olduğu milletvekili görevlerini ve siyasi partinize vermiş oldukları bu görevleri yarına devam ettirin' diye mi verdi? Devlet Bahçeli milletimize de tarihine de bu hesabı veremeyecektir" - "Şu çok nettir, söyledikleri, yaptıkları eylemler açıktır. Terörle bizi bezdirmeye, terbiye etmeye çalışıyorlar ve maalesef birileri de 'silahlar sussun' diye devletle bir terör örgütünü eşitlemeye, denklemeye çalışıyorlar. Bizi tehdit ederek bir sonuca varamazsınız"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Soylu:

- "Yüzde 16 oyu bu millet size acaba 'elinizi hiçbir şekilde taşın altına sokmayın' diye mi verdi, yoksa 'Türkiye'nin meselelerini, öncelikle Türkiye'nin kazanımlarını devam ettirin, ondan sonra da Türkiye'nin meselelerine sahip çıkın, TBMM'nin ve bu milletin vermiş olduğu milletvekili görevlerini ve siyasi partinize vermiş oldukları bu görevleri yarına devam ettirin' diye mi verdi? Devlet Bahçeli milletimize de tarihine de bu hesabı veremeyecektir" - "Şu çok nettir, söyledikleri, yaptıkları eylemler açıktır. Terörle bizi bezdirmeye, terbiye etmeye çalışıyorlar ve maalesef birileri de 'silahlar sussun' diye devletle bir terör örgütünü eşitlemeye, denklemeye çalışıyorlar. Bizi tehdit ederek bir sonuca varamazsınız"

29 Ağustos 2015 Cumartesi 16:25
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Soylu:
banner556

TRABZON (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, MHP'yi eleştirerek, "Yüzde 16 oyu bu millet size acaba elinizi hiçbir şekilde taşın altına sokmayın diye mi verdi, yoksa Türkiye'nin meselelerini, öncelikle Türkiye'nin kazanımlarını devam ettirin, ondan sonra da Türkiye'nin meselelerine sahip çıkın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve bu milletin vermiş olduğu milletvekili görevlerini ve siyasi partinize vermiş oldukları bu görevleri yarına devam ettirin diye mi verdi? Devlet Bahçeli, milletimize de tarihine de bu hesabı veremeyecektir" dedi.

AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşan Soylu, Türkiye'nin kritik ve önemli bir kararının arifesinde olduğunu söyledi. Soylu, 7 Haziran seçimlerinden sonra milletin kararına hep saygı duyduklarını vurguladı.

Hükümet kurma sürecinde yaşananlara değinen Soylu, attıkları samimi adımlara karşı muhalefet partilerinden herhangi bir olumlu yaklaşım alamamalarının üzüntüsünü yaşadıklarını anlattı.

Soylu, 13 yıldır iktidarda olduklarına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"Belki tek başına iktidardan uzaklaşmanın en çok etkilediği siyasi partiyiz ama hiçbir zaman bunu kendimize ait ağırlık hissetmeden, sadece milletimizin vermiş olduğu oya saygımız ve samimiyetimiz gereği, ülkemizin hükümetsiz kalmaması gereği adımlarımızı, hem de bir değil, iki değil, beş değil, yüzlerce defa karşı tarafa attık ama gel gör ki bu samimiyetin hiçbirisini görmedik. Siyasi samimiyeti değil, maalesef siyasi kurnazlığı, siyasetin bir gereği olarak ortaya koymaya çalışanlar bizlere, siyasi kurnazlık gereği bir cevap verdiler." 

MHP ile yapılan görüşmelere değinen Soylu, şunları söyledi:

"Milliyetçi Hareket Partisi'ne gittiğimizde her birini anlatmaya çalıştık, 'Evet CHP ile olmadı, bu hükümeti beraber kuralım, sayımız yetiyor' dediğimizde, 'Sizinle hükümet olmayız, koalisyon olmayız' dediler. 'Peki hükümet olmazsınız, koalisyon olmazsınız, azınlık hükümetimize destek verin de seçime gidelim' dediğimizde 'hayır, biz sizin azınlık hükümetinize de destek vermeyiz'. Peki Türkiye'de hep beraber bir seçim kararı alalım ama siz başta söylemiştiniz, biraz ortaya koymuştunuz, 'AK Parti'nin seçime yönelik azınlık hükümetini destekleriz' demiştiniz, 'onu da hayır yapmayız' dediniz. 'Beraber seçim kararı alalım, hiç olmazsa Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu seçime gidelim' dedik, hayır, onu da istemeyiz. Peki şu soru siyasi hayatın boyunca tarihi bütünlük içerisinde hiç sorulmayacak mı; 7 Haziran akşamı bu ülkede milletimizin önüne çıkarak, 7 Haziran seçimleri sonucunda kalkıp hemen 'Türkiye'de seçim istiyoruz' diyen anlayış, 'Türkiye'yi erken seçime getireceğiz' diyen anlayış, ne oldu da 2-2,5 aylık süreç içerisinde tutarsızlığın içerisine girdi? Kim size talimat verdi, derdiniz neydi?

"Bu ülkede her gün evlatlarımız şehit olurken, her gün bu ülkenin milli birliğini ve kardeşliğini bombalamaya çalışanlara Türkiye'yi istikrarsız, Türkiye'yi kaosa sokacak ve Türkiye'yi bir şekilde yarınlara güçlü bir adım atmaktan sakındıracak bir tabloyla 'acaba yarın ne olacak ve nasıl Türkiye idare edilecek' diye bir soru işaretiyle karşı karşıya bırakmak kimin aklındaydı" diyen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir taraftan hükümet olmak istemezsin, bir taraftan 'Türkiye'yi azınlık hükümetine götürelim' deriz, onu istemezsin, bir taraftan 'Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir karar alalım ve geçici bir hükümet kurulmasın, HDP bunun içerisinde olmasın' diye bir talebi ortaya koyduğumuzda bunu da istemezsin. Sen ne istiyorsun, sen ne talep ediyorsun, ne ortaya koymaya çalışıyorsun ve neyi ifade ediyorsun, kimi temsil ediyorsun? Yüzde 16 oyu bu millet size acaba elinizi hiçbir şekilde taşın altına sokmayın diye mi verdi, yoksa Türkiye'nin meselelerini, öncelikle Türkiye'nin kazanımlarını devam ettirin, ondan sonra da Türkiye'nin meselelerine sahip çıkın, TBMM'nin ve bu milletin vermiş olduğu milletvekili görevlerini ve siyasi partinize vermiş oldukları bu görevleri yarına devam ettirin diye mi verdi? Devlet Bahçeli milletimize de tarihine de bu hesabı veremeyecektir. Bu çok açıktır, çok nettir."

- "Senin siyasetin laf yetiştirme siyasetinden başka bir şey değil"

Soylu, siyasi partilerin çözümsüzlük üzerine siyaset bina etmediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Siyasi partiler çözüm üretmek için bir siyaset bina ederler. Siyaset kurnazlığı şu; nasılsa Türkiye seçime gidiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi de buna 'evet' vermez de Türkiye'de Cumhurbaşkanımızın, anayasamızın 114. ve 116. maddesi uyarınca bir hükümet kurması cihetiyle bir yolu açarsam, o zaman AK Parti ile HDP aynı hükümette yer alır, ben de bunu siyasi kurnazlığının bir eseri olarak meydanlarda AK Parti'ye karşı söylerim. Hani senin vatan sevgin, millet sevgin, milliyetçiliğin? Peki noldu? Bir devlet adamı niteliğinde, kendi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Tuğrul Türkeş, bu ülkenin kendi açıklamalarından da ortaya çıktığı üzere zor bir dönemde, bu ülkedeki bu sorumluluğu sahipsiz bırakmamak adına geçici hükümette yer alabileceğini ifade etti.

Peki ne yaptılar? Onlarda işler kolay. Birisi cumhurbaşkanı adayı çıkar dövüverirler, birisi genel başkan yardımcısı adayı çıkar, salona sokmayıverirler. Hani diktatör değiller ya. İşin kolayını bulmuşlar. İşin kolayı, siyasetin kolayı, bir taraftan bu ülkede etnik kökencilik ve milliyetçilik üzerinden siyaset bina edeceksin, eğer yetmezse de bu milletin sevgilisi Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a oturduğun yerden laf yetiştireceksin. Senin siyasetin laf yetiştirme siyasetinden başka bir şey değil. Bu millet 1 Kasım'da bunun cevabını çok net şekilde size verecektir."

Soylu, milletin, gözü önünde cereyan eden bu hadiselere cevabını sandıkta vereceğini söyledi.

-Geçici hükümet

Dün Türkiye'de geçici bir hükümet kurulduğunu anımsatan Soylu, "7 Haziran seçimlerinden itibaren 'acaba Türkiye'de bir kaos olur mu, Türkiye'de bir boşluk olur mu, bu boşlukla kaos üzerinden Türkiye'yi istikrarsızlığa getirebilme fırsatını elde edebilir miyiz' diye düşünenler maalesef umduklarını bulamamışlardır. Bugün bu umduklarını bulamayan insanlara karşı samimi olduğumuz ve iyi niyetli olduğumuz için ve iyi niyetli bir yaklaşım ortaya koyduğumuz için Cenab-ı Allah da milletimiz de yardımcı olmaktadır" dedi.

Soylu,  kurulan geçici hükümetin AK Parti hükümeti olmadığını dile getirerek, "Sayın Cumhurbaşkanımız Anayasa'nın 114. ve 116. maddesi gereğince Sayın  Başbakanımızı hükümeti kurmak adına görevlendirmiş ve Türkiye'yi selametle, birlik içerisinde seçime götürmek için kurulan bir hükümet olarak ortaya çıkmıştır. Evet, AK Parti'den arkadaşlarımız vardır. Mücadelelerini ve ortaya koyacakları hizmetleri yine bizim siyasi partimizin o anlayışı, kuralları, terbiyesi, prensipleri içerisinde gerçekleştireceklerdir" diye konuştu.

- "Bizi tehdit ederek bir sonuca varamazsınız"

Soylu, seçim döneminde, Türkiye'de tek başına iktidarı engellemenin esas hedef olduğunu vatandaşlarla paylaştıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Türkiye'yi teröre bulayacaklar, bunu o günlerde söyledim. Trabzon'da seçim mitinglerinde, gittiğimiz her yerde anlatmaya çalıştım. 'Türkiye'yi kaosa sokacaklar. Uzun zamandır diğer ülkelere göre görece üstünlüğümüz olan tek başına iktidardan Türkiye'nin ayrılmasını fırsat bilecekler ve Türkiye'nin huzurunu, güvenini, ilerleyişini ve Türkiye'nin yükselmesini tehlikeye atmaya çalışacaklar'. Bunları tek tek anlattım ve senaryoyu başlattılar. Başta Kandil, ardından KCK, PKK, ardından DHKP/C. Suruç'la başlayan ve Türkiye'yi IŞİD'le bir arada hareket edermiş gibi gösteren ve Türkiye'nin üzerine belki de tarihin en haksız iftiralarından birini atan anlayıştan sonra Türkiye'de bir taraftan evlatlarımızı Şanlıurfa'da, Suruç'ta, Ceylanpınar'da evlerinde uyurken kalleşçe şehit ederek bir terörün başlangıcını tekrar ortaya koydular. Yetmedi, aynı zamanda ülkemizin başka vilayetlerinde güvenlik görevlilerimize, evlatlarımıza, askerlerimize yeniden bir terör harekatını başlattılar."

Bunların olabileceğini, Türkiye'nin tek başına iktidardan sonra bunlarla karşılaşabileceğini, hep beraber anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Soylu, şöyle devam etti:

"Milletimiz bize tek başına iktidar verme iradesini ortaya koymadı ama biz de yılmadık, yılgınlığa düşmedik. O gün bugündür, büyük bir dikkat ve özveriyle milletin bize ne demek istediğini ortaya koyarak ve anlayarak dengeli bir şekilde siyaset ortaya koymaya çalıştık. Şu çok nettir, söyledikleri, yaptıkları eylemler açıktır. Terörle bizi bezdirmeye, terbiye etmeye çalışıyorlar ve maalesef birileri de silahlar sussun diye devletle bir terör örgütünü eşitlemeye, denklemeye çalışıyor. Demokrasimizi , huzurumuzu, kardeşliğimizi PKK'ya endekslemeye çalışıyorlar ve kardeşliğimizi tehdit ediyorlar. Bizi tehdit ederek bir sonuca varamazsınız. Tek bir terörist kalıncaya kadar sizi temizlemeye yemin ettik, tek bir terörist kalıncaya kadar silahları gömecekler ve Türkiye'de tek bir teröristlerini bırakmayacaklar."

"Hani ne oldu Aydın Doğan'a, hani ne oldu Hürriyet Gazetesi'ne, hani ne oldu sabahtan akşama kadar onu televizyonlarına çıkaran İstanbul sermayesine, o medyaya, hani çıkarsanıza Selahattin Demirtaş'ı şimdi?" diye soran Soylu, "Çıkarttınız, şımarttınız ve ondan sonra da bu ülkede yıllardan beri büyütmeye çalıştığımız milli birlik ve kardeşlik sürecimizi, ilk önce Gezi olaylarında bombalamaya çalıştınız. Yetmedi 17-25 Aralık'ta, yetmedi 'AK Parti'yi tek başına iktidardan indirirsek bunu sağlayabilir miyiz' diye ortaya koymaya çalıştınız. Hadi çıkarın şimdi. Bence beraber aynı evde oturun, bence aynı evde, aynı kararları verin. Bu millet sizin hangi kıyamet planları içerisinde olduğunuzu biliyor" ifadelerini kullandı.

-"Paralel Devlet Yapılanması"

Soylu, Paralel Devlet Yapılanması"na ait televizyon kanallarına değindiği konuşmasını şöyle tamamladı:

"Paralel yapının televizyonlarını seyrediyorsunuz değil mi? Seyretmiyorsunuzdur da ben bazı akşamlar bakıyorum. Size biraz tercüme edeyim, orada neler oluyor, neler söyleniyor, bir şekilde ifade etmeye çalışayım. Milliyetçiliğinden bahseden Devlet Bahçeli'ye buradan sesleniyorum. Sabahtan akşama kadar terör örgütünün bir şekilde propagandasını yapan, devletle PKK'yı eşitlemeye çalışan paralel yapının televizyonlarında her gün 5, 10 tane senin adamının ne işi var? Bize bunu izah edeceksin Devlet Bahçeli. Haberlerde PKK terör örgütünü destekleyen yayınlar yapan paralel yapı, haberlerden sonra da ortaya koydukları anlayışla beraber MHP'nin sözcülerini oraya çıkartıyorlar. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Ne yapmaya çalışıyorsunuz? 7 Haziran seçimlerine giderken Devlet Bahçeli'nin ağzından PKK'yı, oradaki baskıları telin eden bir tek söz, bir tek cümle kimse duymadı. Yapmak istedikleri siyasi kurnazlıktır. Bu milletimiz böyle siyaset cambazlarını çok gördü ve bu siyaset cambazlarına gerekli cevabı, sabırla izleyerek, anlayarak, o büyük ferasetiyle vermekten de hiçbir zaman kaçınmadı. Kimse Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücünden, bu ülkenin demokrasiye olan sadakatinden, milletimizin keskin iradesinden endişe etmesin."

Toplantıya, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Muhammet Balta, Ayşe Sula Köseoğlu, Adnan Günnar, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti İl Başkanı Haydar Revi, ilçe belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları ile partililer katıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388