Yeni haftanın son iş gününden herkese selamlar..

Geçen haftaki yazımda üniversite sınav sistemindeki yeniliklerden biraz bahsetmiştim sizlere. Açık uçlu soruların var olacağını ve ÖSYM'nin hem soru sayısını az tutacağını ve hem de çok fazla zor sormayacağını düşündüğümü ve aday arkadaşlarımın rahat olmalarını istemiştim. O yazımdan birkaç gün sonra ÖSYM hem 2017 ÖSYS kılavuzunu hem de 2017 Lys'de sorulacak açık uçlu soruların nasıl olabileceğine dair fikir edinmemiz icin örnek soruları yayınladı. Gerek kılavuzdaki bilgilere ve gerekse de örnek sorulara bakıldığında aslında beklenenin olduğunu görüyoruz.

Kılavuz yayınlandıktan sonra bazı haber ve sözüm ona eğitim sitelerinde "ÖSYM’den flasdeşisiklik,artikyanlislardogru soru götürmeyecek" gibi neye hizmet ettiği belli olmayan yalan yanlış haberler çıkmaya başladı. EvetÖSYS 2017 kılavuzunda buna benzer bir bilgi vardı elbette ama kimileri bunu farklı algılayıp farklı yansıttı. Oysa konunun asli; bu sene LYS’ de sorulacak açık uçlu sorularda  yapılacak yanlışların doğru cevapları etkilemeyeceğiydi. Evet ÖSYM az sayıda açik uçlu soru sormakla kalmayıp,ki bu her testte 3 soruya tekabül ediyor,bir de o sorularda yapılabilecek yanlışların doğru sayılarını etkilemeyeceğini açıkladı 2017 ÖSYS kılavuzunda. Bir değişiklik de matematik ve geometri testlerinin artık tek bir test adi altında toplanmasıydı. Yani artık LYS-1 oturumunda iki kitapçık dağıtılmayacak,matematik testi adı altında 80 soruluk tek bir kitapçık olacak.

Evet,ortaya çıkan ve zaten olacağını bildiğimiz değişikliklere eklenenler bunlar,hepimize kolay gelsin.

Aslında bugünkü yazımda geçtiğimiz haftalarda açıklanan PISA raporlarını irdelemeyi düşünürken bildiklerimizden farklı olarak ortaya çıkan üniversite  sınavıyla alakalı değişiklikler biraz öne geçti. Ama yine de PISA ile ilgili birkaç söz etmek istiyorum.

Pisa mı,o da ne? “Pisi” dir “Pisi”…

İlk yazımda da söyledim. Buradan sınav sistemine, eğitimin sorunlarına, üniversitelerin durumuna, bölümlere kadar her konuya değineceğiz. İşte onlardan biri:  5 Aralık 2016’da OECD'nin Uluslararası Öğrenci Performansı Değerlendirme Raporu, yani PISA 2015 raporu açıklandı. 72 ülke ve ekonomik bölgede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapılan bu araştırma dünya ülkelerinde uygulanan eğitim sisteminin bir karnesiydi denilebilir. Bu 72 ülke ve ekonomik bölgeden 35’ini Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) ülkeleri (Türkiye de dahil) oluşturuyor. OECD’nin yürüttüğü Pisa her üç yılda bir yapılıyor. Bunlar yapılan çalışmanın ayrıntıları. Peki bunun bizimle ne alakası var? Bizimle ve aslında tüm ülkelerle olan 2 alakası var bu araştırmanın.  Birincisi; söz konusu araştırma tüm OECD ülkelerini kapsıyor ve ülkemizdeki eğitim sisteminin sonuçlarının diğer ülkelerdeki eğitim sistemleriyle ve sonuçlarıyla kıyaslanabilmesi, gerekli olduğu takdirde eğitimde başarılı olan bir ülkenin eğitim modelinin, başarısı düşük olan bir ülke tarafından örnek alınabilmesi gibi imkanlar sunma şansı vermesi. İkincisi ve en önemlisi ise ortaya çıkan sonuçlar. O sonuçlara göre söz konusu ülke hangisiyse, eğitim sisteminde neleri iyi yapıyor, neleri kötü yapıyor tespit edip düzeltme ya da pekiştirme imkanı buluyor.

Gelelim sonuca: Türkiye, 72 ülkenin dahil olduğu bu araştırmada 50. sırada kendine yer bulabildi. Oysa 2009 ve 2012 yılında 41. sırada,2006’da 37, 2003’te 35. sıradaydık.Yani görünen o ki, sistemli bir şekilde düşüş içindeyiz. Konuyla alakalı olarak görüşlerine başvurulan Milli Eğitim Bakanımız, çok da kimseyi tatmin etmeyen bir açıklama yaptı ve ‘Finlandiya’nın puanı her geçen gün düşüyor’, dedi.Evet, Sayın Milli Eğitim Bakanı bize Finlandiya’yı örnek gösteriyordu, açıklama olarak da yıllarca onları örnek aldık kendimize ama onlar bizden daha kötü diyordu. Devam etti Sayın Bakan, Finlandiya’nın 2012 Pisa Raporuna göre 34 puan kaybı varken bizim 28 puan kaybımız olduğunu söyledi. Ayrıca Milli Eğitim Bakanımız, Fen Liselerinin bu değerlendirilmeye dahil edilmediğini, edilmiş olsaydı sonucun ülkemiz açısından daha iyi olabileceğini de sözlerine ekledi.

Bu arada bu rapora göre 1. olan ülke Singapur.

PISA 2015 raporunda 32.sırada yer alan Norveç, Singapur’dan kullandıkları eğitim modeli ile ilgili rapor talep etti ve Singapur da bu isteği kabul edip, kullandıkları eğitim modelinin tüm ayrıntılarını içeren bir raporu Norveç’e gönderdi. Norveç’ten daha gerilerde olan bir ülke olarak acaba biz de aynı şeyi yaptık mı? Bildiğim kadarıyla böyle bir şey şu an için yok.

Sayın Bakanın görüşlerini bir kenara bırakırsak, PISA diye bilinen “Öğrenci Performansı Değerlendirme Raporu”nda, sonlarda bulunmamızın sebeplerini sıralamak çok uzun sürecektir. Ama galiba her yeni gelen ve ne hikmetse eğitimle hiç alakası olamayan yöneticiler; sürekli eğitim sisteminin bir yerlerini değiştirme çabasına girmezse, belki de 50 yıllık üniversite sınavları tarihinde ilk defa, ufak tefek aksaklıkları olsa da, uygulanan en doğru sistemi, yani YGS-LYS’yi ortadan kaldırmazlarsa, bu işte söz sahibi olanlar eğitim alanında gelişmiş ülkelerin eğitim modellerini biraz incelerlerse, yüzümüzü batıya dönersek, kısacası Ulu Önder Atatürk’ün hedef gösterdiği fikri hür, vicdanı hür nesilleri yetiştirebilirsek, daha iyi sonuçlar bizimle olacaktır diye düşünüyorum.

Sağlıkla kalın.

Özhan ÇEVİKKOL

Samsun Ses Okulları Rehber Öğretmeni

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner643