SAMSUN Emniyet Müdürlüğü'ne camia olarak geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum..
Geçen gün Atatürk Bulvarı Anıt Park önüne tur otobüsleri için ayrılmış yere park eden sürücünün kendisine ceza yazan trafik polisini darp ettiğini okuduk basında..
Haklı haksız davasına girmeden öncelikle söyleyeceğim net bir şey var;
Son derece çirkin bir eylem!...
Olayın yaşanış biçimi ne olursa olsun şiddet kullanarak sorun çözmeye kalkmak kullanılacak tarzların en çirkini..
Tasvip etmek mümkün değil !..
Taraflar birbirlerini tahrik etmiş olabilirler..
Sürücü, belki çok kısa bir zaman için park ettiği olgusuyla cezayı kendince hak etmediğini,..
Memur kardeşimiz sadece kurallara bağlı kalarak ceza uygulamış olmakla görevini ifa ettiğini düşünmüş olabilir..
Aralarında geçen konuşmanın nasıl seyir ettiğini bilmiyoruz elbette..
Bazen her iki tarafın davranışlarında kantarın topuzu kaçabiliyor.
Bir tek kelime, bir el hareketi bile patlamaya hazır bir toplumun mensupları olan bizlerin fevri davranışlara yönelmesine neden olabiliyor..
Ama dedim ya;
Sebeb her ne olursa olsun, hiçbir vak'a birbirimize hakaret etmek, yek diğerini darp etmek hakkını bize vermiyor..
Ben ne sürücüyü tanırım..
Ne de, memur arkadaşı..
Ama birbirimize karşı anlayışlı olmak zorunda olduğumuzun her şartta gerekli olduğunu söyleyebilirim..
Sanırım yasak olanı kendimize hak görmek,.
Elimizde olan yetki ile muhatabımıza hükmetmek egosu genlerimizde var..
Ortasını bulmak nedense çok olayda ya aklımıza, ya da işimize gelmiyor !..
Oysa bir ülkede, bir kentte yaşamanın bazı temel kuralları olduğunu hepimiz bilmeli ve hazmetmeliyiz..
O kuralların uygulayıcıları isek, kural delenlere nezaket çerçevesinde hitap ve davranmak zorunluluğunda olmanın bir başka görev talimatı olduğunun bilincinde olmalıyız..
Hepsinden öte, ön yargıyı mutlak şekilde bir kenara bırakmalıyız..
Hiç kimsenin bilerek, isteyerek suç işlemek ve bunu haklı göstermek gibi bir ön yargının esaretine sokmayacağı düşüncesine öncelik vermek zorunda olduğumuz gibi,..
Hiçbir yasa uygulayıcısı ve takipçisinin de, durduk yerde vatandaşa ceza uygulamaktan zevk alacağı gibi bir düşünceye sahip olmayacağı kabulüne saygı göstermemiz gerekiyor..
Yani iş eninde sonunda karşılıklı bilinçli davranış, sevgi ve anlayışa geliyor..
Gerek sade vatandaşın, gerekse devlet memurlarının bu toplumun birer ayrılmaz parçası olduğunu kabul etmek gerekliliğinde olduğu gibi..
'Olmuyor, anlatamıyoruz, bu dediklerin işe yaramıyor' derseniz;
Ben de size;
' Şiddetle, hakir görmekle, anlayıştan uzak davranışlarla hiçbir şey çözülmüyor' derim..
'Sevgi' ve 'sabır' herşeyin ilacıdır, inanın..
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591