banner622
Mehmet YAZICI
Yine söylüyorum;
“Bunlar paralel filan değil…”
Paralel biziz!
Devletin ta kendisi bunlar… 
Çünkü bütün aygıtı ele geçirmişler… Biz azınlıkta kalmışız!
Ne zaman fark ettik bu durumu peki?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve ailesine darbe girişiminde bulunduklarında fark ettik…
Cesarete bakın siz…
İyi de kim bunlarla mücadele edecek şimdi? Kimin gücü yetecek?
Hakim o, savcı o, polis o, asker o, tüccar o, esnaf o, işçi o, memur o…  Sen kimsin?
İşte o gün bugün devleti ele geçirmiş bu yapının karşısındaki tek isim; Recep Tayip Erdoğan…
İster sevin ister sevmeyin… Ama yiyin için dua edin!
Bir gün bir seçimde, sandığa gider beğenmediğin iktidarı değiştirirsin…
Ama dış destekli bir örgüt devleti ele geçirmiş, dağa mı çıkacaksın, nasıl değiştireceksin?
***
Her neyse…
Ben bu paralelcilerle birkaç kez karşı karşıya geldim…
Hele bir keresinde… Allah sizi inandırsın;
Hani… Samsun Gazi Devlet Hastanesinde… İşten atılan…
Üç taşeron işçi vardı; Esra, Selma ve Yüksel… Hatırlayın…
Bütün devlet adamları bir araya geldi… Samsun’un ne kadar ileri geleni varsa toplandı…
Gazi Devlet Hastanesinde taşeron bir firma adına asgari ücretle çalışan bu üç işçiyi hiçbir güç işe geri aldıramadı… He vallahi!
Üstelik ortada kapı gibi de mahkeme kararı vardı…
Bilin bakalım bu üç taşeron işçinin yolunu kesenler kimdi?
Yaa! Bildiniz! Öyle bir paralel yapıya tosladılar ki;
5 yıl oldu, bu insanlar hala işsiz!
***
Milletvekili Fuat Köktaş, İl Başkanı olduğu gün…
(Ki, bunda benim de katkım olduğu söylenir)
“Senin için ne yapabilirim” dedi…
“Esra Selma ve Yüksel’i işine döndürelim” dedim, “Yoktur başka bir isteğim!”
“O kolay” dedi… Ama göründüğü gibi kolay değilmiş demek ki!
Sonra, Ankara’dan aradı; “Sağlık Bakanlığındayım sorunu çözmeye çalışıyorum” dedi... Yine olmadı… Kamuran Özden girdi devreye…
Bakanlar, milletvekilleri… Kimler araya girmedi ki?
I-ıh! Ne yaptılarsa Esra, Selma ve Yüksel’i asgari ücretle çalıştıkları taşeron firmaya geri döndüremediler…
Neden mi? Nedenini şimdi anlıyorsunuz değil mi?
Çünkü karşımızdaki güç, tosladığımız duvar, bugün “Terör Örgütü” diye mücadele edilen darbecilerdi…
***
Ama ben üç yıl boyunca bu işin peşini bırakmadım…
Yazılarımı takip edenler bilir; Her gün Gazi Devlet Hastanesi’nden atılan Esra, Selma ve Yüksel’in dramını yazdım…
İnsan olan, bu yazıları okuyan, isyan eder oturur ağlar!
Ama onlar, bu yazılar nedeniyle hakkımda onlarca dava açtılar…
Bazılarından ceza da aldım… Çünkü onların kendi hakimleri-savcıları var!
Yine de beni susturamadılar…
Sonra ne oldu biliyor musunuz? Şeytanın bile aklına gelmez…
Çalıştığım gazeteyi satın aldılar… Evet!
He vallahi! Çalıştığım gazete bir günde el değişti…
Satın alanların ilk işi ne oldu peki?
Tahmin ettiğiniz gibi, beni işten çıkarmak oldu tabi!
Benden başka işine son verileni de duymadım…
Anlayacağınız, Esra, Selma ve Yüksel işe geri dönsün diye uğraşırken…
Ben de işsiz kaldım…
***
OHAL Bürosu çalışıyor şimdi, isim isim ortaya çıkıyorlar…
Fakat o derin yapıya hala inebilmiş değiller…
Önceki gün Yüksel Aslan aradı, FETÖ’cülerin isim listeleri elden ele dolaşıyor ya…
“Var mı bizi engelleyen derin yapıdan kimse isim listelerinde” dedi…
“Henüz göremedim” dedim…
Ama çok uzun sürmez…
Beklemedeyim…
***
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599