banner519

"Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi" paneli

- Sonuç bildirgesinden: "Millet olarak anayasasını kendi yapan, devletinin yapısına ve idare şekline kendi karar veren bir ülke olmanın tarihi eşiğindeyiz. Yeni anayasayı ve başkanlık sistemini bu zaviyeden değerlendirmeli ve bu tarihi fırsatı ıskalamamalıyız"

"Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi" paneli

- Sonuç bildirgesinden: "Millet olarak anayasasını kendi yapan, devletinin yapısına ve idare şekline kendi karar veren bir ülke olmanın tarihi eşiğindeyiz. Yeni anayasayı ve başkanlık sistemini bu zaviyeden değerlendirmeli ve bu tarihi fırsatı ıskalamamalıyız"

11 Mayıs 2015 Pazartesi 11:32
banner587
banner605

RİZE (AA) - Güneysu ilçesinde 9-10 Mayıs'ta gerçekleştirilen "Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi" panelinin sonuç bildirgesi yayımlandı.

Paneli düzenleyen Yedi Renk Tek Yürek Platformunca yapılan yazılı açıklamada, siyasi istikrar arayışlarının yaşandığı ülkelerde sistem arayışlarının yaşanmasının kaçınılmaz olduğu belirtildi. 

Türkiye'de de özellikle son çeyrek yüzyılda yaşanan siyasi istikrarsızlık ve kaoslar sebebiyle başkanlık sistemi tartışmalarının giderek belirginlik kazanmaya başladığı kaydedilen açıklamada, Türkiye'de demokrasi tarihi boyunca siyasal iktidarların programlarını uygularken çoğu zaman zorlu bir bürokratik direnişle karşılaştıklarının bilindiği ifade edildi.

 Cumhurbaşkanı ile hükümetin farklı görüşlerden olduğu durumlarda yasama ve yürütme organlarının tıkanma aşamasına geldiği bildirilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

"Ülkemizde çok partili siyasi yapının her bir unsurunun, kendi varlığını koruyabilmesi için diğerleriyle yok edici mücadelelere girdiği, hizmet ve politikaların ülke yararından çok kendi varlıklarını güçlendirmek yönünde üretildiği, ötekileştiren, ayrıştıran ve inkarcı zihniyetlerin istikrarsızlığı ve çatışma ortamlarını körüklediği gerçeği gözardı edilemez. Bu temel gerekçeler ve dile getirilen başka gerekçeler sebebiyle ülkemizde sistem arayışları canlılığını korumuş, bu bağlamda başkanlık sistemi tartışmaları gün geçtikçe yoğunlaşmaya başlamıştır."

Açıklamada, toplumun bütün kesimlerinin tartışmadığı, içinde olmadığı, büyük kesimlerinin onaylamadığı sistemlerin kısa soluklu olmaya mahkum olduğu belirtilerek, "Bu çerçevede yeni sistem arayışları ve başkanlık sistemi tartışmalarının tabana yayılması, geleceği inşa edecek sistemlerin millet iradesiyle şekillenmesi, halkın ihtiyaç, talep ve beklentilerinin hesaba katılması, Türkiye'nin bir dünya devleti olarak gelecek hedeflerinin belirlenmesi hayati önem arz etmektedir" ifadesi kullanıldı.

Türkiye'de yeni sistem arayışları ve başkanlık sistemi tartışmalarının toplumsal gerçekleri gören, ilkeli ve kişiler üzerinden olmayan bir zeminde yürütülmesi gerektiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Dışarıdan tercüme edilen veya uyarlanan sistemlerle, ilkelerle değil de kişiler üzerinden yürütülen tartışmalarla ülkemizin dinamiklerini açığa çıkaramaz, boşa kürek çekmiş oluruz. Bu yüzden düşüş dönemlerinde kendini kurtarmak için başkanlık sistemini telaffuz edenleri samimi bulmuyoruz. Millet olarak anayasasını kendi yapan, devletinin yapısına ve idare şekline kendi karar veren bir ülke olmanın tarihi eşiğindeyiz. Yeni anayasayı ve başkanlık sistemini bu zaviyeden değerlendirmeli ve bu tarihi fırsatı ıskalamamalıyız."

Açıklamada, demokrasilerde başkanlık sistemi ve parlamenter hükümet sisteminin toplumun istikrarı ve refahı için etkili bir araç olduğuna işaret edilerek, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Ülkeler, bu sistemleri kendi gerçeklerine göre uygular. Sistemler, her ülkeye göre farklı şekil ve içerik kazanır. Bu sebeple Amerikan başkanlık sistemi, Fransız yarı başkanlık sistemi ve İngiliz parlamenter hükümet sistemi, bu ülkelerin kendi şartlarının ürünüdür. Böyle olduğu içindir ki bu ülkelerde siyasal sistemler oturmuş, gelişen şartlara göre yeni güncellemeler yaparak toplumun istikrarı ve refahı için etkili bir araç ve güvence olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda artık Türkiye, tarihi tecrübesine uygun ve geleneksel değerlerini koruyan bir anayasa yapmalı, kendine özgü siyasal sistemi kurmalı ve önüne bakmalıdır. İç ve dış şartlar, gelişmeler ve olaylar Türkiye'nin kabuğunu kırmasını, kısır döngülerden çıkmasını, büyük hedeflere kilitlenmesini zorunlu kılmaktadır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591