banner622
banner595

Vardiya Amiri Mehmet Ali Günay Çelik Savunma Yaptı

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan Soma davasının birinci duruşmasının 4’üncü oturumunda ifade veren vardiya amiri Mehmet Ali Günay Çelik’in, neredeyse her suçlamada sorumluluğun başmühendis Mehmet Efe de olduğunu söylemesi, madenci...

Vardiya Amiri Mehmet Ali Günay Çelik Savunma Yaptı

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan Soma davasının birinci duruşmasının 4’üncü oturumunda ifade veren vardiya amiri Mehmet Ali Günay Çelik’in, neredeyse her suçlamada sorumluluğun başmühendis Mehmet Efe de olduğunu söylemesi, madenci...

17 Nisan 2015 Cuma 12:36
Vardiya Amiri Mehmet Ali Günay Çelik Savunma Yaptı
banner587
banner605
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan Soma davasının birinci duruşmasının 4’üncü oturumunda ifade veren vardiya amiri Mehmet Ali Günay Çelik’in, neredeyse her suçlamada sorumluluğun başmühendis Mehmet Efe de olduğunu söylemesi, madenci ailelerinin “İyi ki Mehmet Efe ölmüş. Ölmese kimse suçu yıkacaktınız” diye tepki göstermesine neden oldu.
Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen maden kazasının ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan sekizi tutuklu 45 sanıklı Soma davasının 4. oturumunda, tutuklu sanıklardan vardiya amiri Mehmet Ali Günay Çelik savunma yaptı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen ve bilirkişi raporunu reddettiğini belirten Çelik, başmühendis Mehmet Efe’den aldığı talimatları uygulamakla yükümlü olduğunu ifade ederek kendisine yöneltilen neredeyse her soruda sorumluluğun Mehmet Efe’de olduğunu kaydetti. Çelik’in savunmasının bitiminde madenci aileleri “İyi ki Mehmet Efe ölmüş. Mehmet Efe ölmeseydi suçu kime yıkacaktınız?” diye tepki gösterdi.
“GÖREVİM İŞİMİN BAŞINDA DURMAK”
Savunmasının başında ölen 31 maden şehidine Allah’tan rahmet, yakınlarına da baş sağlığı dileyen Çelik, 15 yıldır maden teknikeri olduğunu, 7 yıldır emniyet biriminde vardiyacı olduğunu belirtti. Birimde başmühendis Mehmet Efe, 13 maden mühendisi, altı tekniker ve çavuşlar ile işçilerin bulunduğunu kaydeden Çelik, Mehmet Efe’den alınan talimatlar doğrultusunda bütün ekiplerin verilen görevi yerine getirdiğini ifade etti. Görevinin işin başında durmak ve işçileri bir sonraki vardiyaya aktarmak olduğunu dile getiren Çelik, birimde çalışan herkesin ne yapacağını bilen insanlar olduğunu söyledi.
“BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ EDİYORUM”
Bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu: “Ön bilirkişi raporunda 3. bant boyunda taşın üstünde kömürün yanarak ocağa boşalması sonucu yangın diye rapor edilmiş. Ulaştıkları nokta 3. ve 4. bandın irtibatının olduğu yerdi. Rapordan sonra tutuklandık. 2. Bilirkişi raporunda zaten oranın komple taş olduğu, oradaki tabloların, ağaçların yanmadığı belirtildi. İlk rapor zaten bertaraf edildi. Yangının U3 bölgesinde taban kömürünün yanarak dinamit atımı ile alevlendiğine kanaat getirmişler. Emniyet birimi olarak yangın konusunda çok hassasız. Bazen izleme birimi elemanlarının bile haberi olmuyor, biz yangını söndürmüş oluyoruz”
“SENSÖR VERİLERİNE MEHMET EFE BAKAR”
Mahkeme başkanının defterler ve cihazlardaki sabit gaz ölçümü arasında uyumsuzlukları sorması üzerine Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Normalde o bölgede sabit vardiya amiri vardı. Durumunun dinamit atımlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığını emniyet amiri belirler. Sensör verilerinin değerlerine ben bakmam. Mehmet Efe bakar. Ocak içindeki gaz değerleri vardiya amirleri ve yardımcıları tarafından kayıt altına alınır. Ben ocağa indiğimde aletim yanımda olur. 50 ppm üzerinde alarm verirse bakarım. Defterleri amirler yazdığı için cihaza bakarım. 3-5 fark varsa önemsemem ama benimki 20 sabit cihazdaki 0 gösteriyorsa sensör değiştirilir”
“EMNİYETÇİ KİMSE İŞLEMİ O YAPIYOR”
Çelik, mahkeme başkanının bölgelerde 50 ppm’i aşan değerlerin olduğunu bunun durdurulup durdurulmadığını sorması üzerine de, “O bölgedeki emniyetçi kimse o işlemi yapıyor. Mehmet Efe bana söylüyordu, problem olursa. Bana bir şey söylemedi. ’Değerler yüksek, neden kaynaklanıyor’ diye bir şey demedi. 140 panosu yeni üretimde olduğu ve ayağın arkası da oturmadığı için sürekli dinamit atılıyordu. Bu yüzden göçükte biriken gazların malzemeyle birlikte aşağıya dökülmesi sonucu problem oldu. 50 üzerinde seyretmesinin sebebi bu” ifadelerini kullandı.
Çelik, S panosundaki sensör sayısının eksikliği ve yedek güçlerin eksik olduğuna ilişkin suçlamalarla ilgili ise S panosundaki sensörden haberi olmadığını belirterek, “Sensöz sayısı neye göre yetersiz belirtilmeli. Her ayağın ana çıkışında, barajların üstünde sensörler var. Bütün bacalarda metan sensörü var. Kalibrasyon yapılmadı diyorlar. Bunu da Harun Yıldırım yapıyor. Biz sadece oksijen kalibrasyonunu kendimiz yapıyoruz."
“S PANOSUNDA HAVALANDIRMAYLA İLGİLİ SIKINTI YOK”
Çelik, havalandırma sistemi ile ilgili problemlere kendisinin bakmadığını, bunlara da havalandırma mühendislerinin baktığını belirtti. S panosundaki havasızlığa ilişkin savunma yapan Çelik, “S panosunda havalandırmayla ilgili sıkıntı yok. Sıcaklı, S panosundaki şartlardan dolayı daha zordur. O bölgede baskı daha fazla. İnsanların eforu daha fazla olduğu için sıcaklık daha fazla hissediliyor. Havalandırma mühendisi daha iyi bilir. Orada hava akışı var ve her gün emniyetçi arkadaşlar geliyor. Ünitelerden kaynaklı bir sıcaklık var ve sıcaklık motorlardaki ısıdan kaynaklanıyor” dedi.
“KÖMÜR YANMASI KESİNLİKLE YOKTUR”
Olay gününü anlatan Çelik, “Bilirkişi ilk raporunda tavanın yandığını kömürün aşağı dökülüp bandı yaktığını sonra da tavanın taş olduğunu damların yanmadığını söylediler. Ben olaydan sonra o bölgeden geçtiğimde yangın ve göçük görmedim. Kömür yanması kesinlikle yoktur. Metan yanması olduğunu tahmin ediyorum” diye konuştu.
“KARAR ALMA MEKANİZMASI DEĞİLİM”
Çelik, işçilerin malzemeleri ile de kendisinin ilgilenmediğini, başmühendisin ilgilendiğini söyledi. Çelik, S panosunda yüksek bir sıcaklık olduğuna ve bunun düzeltilmesi gerektiğine dair bir istek gelmediğini belirtti. Hakkındaki suçlamalara karşı savunma yapmaya devam eden Çelik, maskesiz çalışan işçi görmediğini, maske kontrollerinin Harun Yıldırım tarafından yapıldığını belirterek, “Herkesin maskesi vardı. Bizim görevimiz takılıp takılmadığını kontrol etmek. Bazısı kaybediyordu, bazısı mandalı yanlışlıkla açtığı için bir daha kullanamıyordu. İşçi böyle bir sorunu hemen vardiya amirine söyler. Benim maskelerle ilgili doğrudan bilgim yok. Ben karar alma mekanizması değilim. Alınan kararları uygulamakla sorumluyum. Mehmet Efe’ye söylenip de geri dönen hiçbir iş olmadı. Eksik bırakılan bir iş yok" dedi.
“ÜZERİME ATILI SUÇLARI KABUL ETMİYORUM”
Çelik, risk analizlerinin de iş güvenliği uzmanları tarafından Mehmet Efe ile birlikte yapıldığını, kendisinin iş güvenliği uzmanı olmadığını söyledi. Dinamit atımlarına Serkan Kocaman’ın baktığını kaydeden Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: “Madende 70-80 dinamitçi var. Bunların kayıtlarının olduğu defter işletmede bulunur. Dinamit atıldıktan sonra bir saat baca temizlenir. Ayaklar da 15-20 dakikada temizlenir. Ben üzerime atılı suçları kabul etmiyorum.”
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388