banner622
banner595

Soma maden faciası davasında, yargılama yeniden başladı (3)

"ALEV PÜSKÜRÜR GİBİ YANIYORDU" Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 46 sanıklı davada, mağdur işçilerin ifadelerinin alınmasına öğleden sonra da devam edildi. Bant görevlisi...

Soma maden faciası davasında, yargılama yeniden başladı (3)

"ALEV PÜSKÜRÜR GİBİ YANIYORDU" Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 46 sanıklı davada, mağdur işçilerin ifadelerinin alınmasına öğleden sonra da devam edildi. Bant görevlisi...

15 Aralık 2015 Salı 19:26
Soma maden faciası davasında, yargılama yeniden başladı (3)
banner566
banner605

"ALEV PÜSKÜRÜR GİBİ YANIYORDU"
Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 46 sanıklı davada, mağdur işçilerin ifadelerinin alınmasına öğleden sonra da devam edildi. Bant görevlisi Serdar Tavukçu, dinlendi. Çalıştıkları sırada, bantların durduğunu, arkadaşlarının sensör değerlerindeki aşımdan dolayı elektriklerin kesildiğini, bandın da bundan durduğunu kendisine söylediklerini aktaran Serdar Tavukçu, "4'üncü bant boyunda Ahmet Ercan, 'yangın var' dedi. 'Kablolar yanıyor, eğer alta düşerse, bant ta yanar' dedi. Ben de o tarafa baktığım zaman alevi gördüm. Alev püskürür gibi yanıyordu" dedi.
Alevi fark ettikten sonra güvenli olan bölgeye geçtiklerini, oraya da dumanın gelmesinin ardından içinden temiz hava geçen boruları kesip soluyarak hayatta kaldıklarını anlatan Serdar Tavukçu, "Yaklaşık 150 metre kadar sürünerek ilerledik. El ele yürüdük sonra. Uzaktan 'yaşayan var mı?' diye bağırıyorlardı. Biz de elimizdeki lambaları salladık. O zaman gelip bizi kurtardılar" dedi.
"MADENCİLİKTEN DE ANLAMAYA BAŞLADIN"
Olay anında koku hissetmediğini, patlama sesi de duymadığını vurgulayan Serdar Tavukçu'ya, tutuklu sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan da soru sordu. Can Gürkan'ın daha önce verdiği ifadelerindeki çelişkileri sorması üzerine Serdar Tavukçu, "Olay anında alevleri görünce ve güvenlik amirleri de uzaklaşmamızı isteyince korkup kaçtık. Benim ifadelerimde çelişkiler yok. Aldığımız ilaçlardan dolayı zaman zaman soruları farklı anlayabiliyorum. Ne yaşamışsak onu anlatıyorum" dedi. Salonda bulunan madenci aileleri ise, sık sık finans eğitimi aldığını madencilik deneyimi olmadığını hatırlatan Can Gürkan'a, "Madencilikten de, anlamaya başladın" sözleriyle tepkilerini ifade etti.
AKIN ÇELİK'E, OKUL BİRİNCİLİĞİ TEPKİSİ
Can Gürkan'an sonra Serdar Tavukçu'ya bu kez tutuklu sanıklardan İşletme Müdürü Akın Çelik, sorularını yönetti. Ancak bu işlemin uzun sürmesi ve ayrıntılı bilgiler sorması üzerine, ilk olarak araya giren Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, "Kendi bilgiden şeyleri neden soruyorsun?" dedi. Madenci aileleri de, Akın Çelik'in, okulunu birincilikle bitirdiğini daha önceki duruşmalarda ifade etmesine atıfta bulunup, "Okul birincisiymişsin. Şimdi de, yüksek lisans mı, yapıyorsun?" tepkisinde bulundu.
"KADERİN ÜZERİNE KADER OLMAZ, ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM"
Serdar Tavukçu'dan sonra yine aynı bölgede bant görevlisi olarak çalışan Mustafa Elibol, tanık olarak dinlendi. Yerüstüne 15 yıl çalıştıktan sonra 4 yıldır da yeraltında çalışmaya başladığını anlatan Elibol, şunları söyledi:
"Sabah işe başladıktan sonra, saat 14.00'e kadar bize verilen görevleri yerine getirdik. Daha sonra bize vardiya bitiminde, bant tamiri yapılacağı söylendi. Ben de tamir için gerekli malzemeleri, getirdim. Bu sırada bant durdu. Bir arkadaşım, 'elektrik arızası var' dedi, bir diğeri ise, dinamit patlatılacağı için durdurulduğu söyledi."
Kısa süre çalışan bandın sonra tekrar durduğunu, ağır bir malzemenin yere düşmesi gibi ses duyduğunu söyleyen Mustafa Elibol, o yöne baktığı zaman, püskürür şekilde alev topunu gördüğünü anlattı. Bu andan itibaren kurtulana kadar verdiği mücadeleyi de anlatan Mustafa Elibol, sözlerini şöyle sürdürdü:
" Alev hızla bizim yüzümüze doğru vurdu. Siyah duman çıktı. Arkadaşlar 'bu yangın çok büyük söndüremeyiz' dedi. Güvenli alana geçtik. Burada sayım yaptığımız zaman 146 kişi vardı. Saat 18.00'e kadar bekledik. Bu anda havanın yön değiştirilmesiyle, duman bizim tarafımıza geldi. Bizler de bulunduğumuz bölgeden ayrıldık. Bazı arkadaşlarımız dumandan etkilenip bayılmaya başladı. Onları kurtarmaya çalıştığımız sırada zorlandık. Sonra dumanın da etkisini arttırmasıyla, herkes kendi derdine baktı. Arkadaşlarımızı kurtarmaya çalışmayı bıraktık."
Bir arkadaşıyla birbirlerine destek olarak yukarı çıkmaya çalıştıklarını, bu anda 10 dakika kadar baygınlık geçirmesinin ardından kendisine geldiğini ve yanan bandı kesip yollarını açtıktan sonra da kurtarma ekiplerince çıkartıldıklarını, ifade etti.
Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın sanıklardan şikayetçi olup olmadığına yönelik sorusuna, "Kaderin üstüne kadar olmaz, şikayetçi değilim" yanıtı veren Mustafa Elibol, mağdur avukatlarının, kurtarma çalışmalarına yönelik sorusuna da, "Eğer erken başlanılsaydı, ölenlerin sayısı yarı yarıya düşerdi" ifadesini kullandı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599