banner595

Soma'da 301 madencinin can verdiği 45 sanıklı dava, iki günlük aradan sonra tekrar başladı (4)

ACİL DURUM TATBİKATI YOK Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 madencinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 45 sanıklı davanın Akhisar'da görülen beşinci oturumunda, tutuksuz sanıklar verdikleri ilginç ifadelerle tepki çekti....

Soma'da 301 madencinin can verdiği 45 sanıklı dava, iki günlük aradan sonra tekrar başladı (4)

ACİL DURUM TATBİKATI YOK Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 madencinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 45 sanıklı davanın Akhisar'da görülen beşinci oturumunda, tutuksuz sanıklar verdikleri ilginç ifadelerle tepki çekti....

20 Nisan 2015 Pazartesi 19:24
Soma'da 301 madencinin can verdiği 45 sanıklı dava, iki günlük aradan sonra tekrar başladı (4)
banner587
banner605

ACİL DURUM TATBİKATI YOK
Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 madencinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 45 sanıklı davanın Akhisar'da görülen beşinci oturumunda, tutuksuz sanıklar verdikleri ilginç ifadelerle tepki çekti. Tutuksuz sanıklardan gaz ölçümlerini izleme biriminde görev yapan Olcay Erşin, olay günü, ocaktaki olayın ortaya çıkmasıyla kendisinin hemen tüm yetkilileri tek tek aradığını hepsini bilgi verdiğini, hem şirkete bağlı diğer iki maden ocağından, hem de başka girmeye ait maden ocağını arayıp kurtarma çalışmaları için yardım istediğini anlattı. Sensör değerlerindeki yükselmeleri takip edip o ayakta görevli kişileri uyardığını ancak üretimi durdurma gibi bir yetkisinin olmadığını söyleyen Erşin, bu yükselmelerin yüzde 70'lik bir bölümünün ise, dinamit patlatmalarından kaynaklandığını ifade etti.
Bilirkişilerin sensör cihazlarının kalibrasyonunu yaptırmadıklarına yönelik kendilerini kusurlu bulmasının doğru olmadığını bu cihazlarla ilgili başka bir birimin görevli olduğunu aktaran Olcay Erşin, olayın hemen ardından savcıların baskısına maruz kaldıklarını, o zaman kamuoyu baskısından tutuklanacak adam arandığını, avukatının olmadığını da ileri sürdü.
İşyerinde bu gibi acil durumlar için hiç tatbikat yapmadıklarını söyleyen Olcay Erşin, acil durumlarla ilgili olarak ise ilginç bir ifade verdi. Erşin, “Ben farklı birimlerde de çalışan kişilerce arkadaşlığı olan biriydim. Yeraltında çalışmıyordum ama orada çalışan insanların ne koşullarda çalıştıklarını biliyordum. Zaman zaman kahvehanede oturduğumuz sırada çalışma şartlarını anlatırlardı. Bu sıralarda da o anlarda neler yapılması gerektiğini kendi deneyimlerine göre anlatırlardı. Benim de olay anında yaptığım bu girişimler onların bana söylediklerinden ibaretti. Yoksa böyle acil durumlar için bir plan ya da tatbikatımız yoktu" dedi.
Vardiya mühendisi olan Mehmet Avcı, 8 aydır çalıştığını işe yeni alıştığını üretim baskısı gibi bir durumun olmadığını bu durumun işçilere de sorulabileceğini söyledi. Maden Mühendisi Hüseyin Ergin ise, sensörlerden sorumlu olmadığını, taşımak zorunda oldukları bir cihazın, doldurmaları gereken bir güvenlik defterinin bulunmadığını söyleyip, “Tam mekanize birimde üretim yapardım. İnsan gücünden ziyade makine kömür çıkartırdı. Çok fazla beden gücü gerektirmiyordu. Üretim için baskı yapsam bile en fazla makine zarar görür, sistem dururdu" dedi.
ÇOK MÜCADELE ETTİLER
Tutuksuz sanıklardan Caner Uysal da, tam mekanize birimde çalıştığını üretim baskınını söz konusu olmadığını olay günü bir süre kurtarma ekiplerine yardım ettiğini anlattı. Ardından eve gidip 6 aylık hamile olan eşini görüp onu ikna ettikten sonra tekrar ocağa gelip kurtarma çalışmalarına katıldığını aktaran Uysal, “Akın bey neredeyse ocakta kalıyordu. Akın Beyin bir ara öldüğünü duydum, son anda kurtarıldığını öğrendim. Kusurları var mı yok mu bilmiyorum ama. Kurtarmak için son raddeye kadar mücadele etti" dedi. Caner Uysal'ın savunmasındaki sözlerine duruşma salonundaki işçi yakınları tepki gösterdi. Bu sırada yaşlı bir işçi yakını da baygınlık geçirince sağlık ekipleri, müdahale etti.
HAKİMDEN SAVUNMANI YAP UYARISI
İfade işleminde daha sonra üretimden sorumlu sanıklardan Ömer Erdoğan'a geçildi. Erdoğan, kendilerinin de, mağdur ailelerce suçlansalar bile mağduriyet yaşadığını söylediği sırada araya giren Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, “Sen orayı bırak, savunmanı yap" diye uyardı. Ocakta bu olayın yaşanmasında kusuru olanların cezalandırılmasını ve kendisinin de o kişilerden şikayetçi olduğunu ifade eden Ömer Erdoğan, “Üretim zorlaması yapmadım. Üretimin arttığı söyleniyor. Bu damar kalınlığı, işçi sayısı, ayak uzunluğu gibi durumlara göre değişir. Bunların planlarını yapmadım, ne kadar üretim yapıldığını da bilmem" dedi. Kurtarma çalışması sırasında yaşadıklarını anlatan Ömer Erdoğan'ın, olayın nasıl olduğunun çözülmesi gerektiğini, asıl sorumluların bulunmasını istediği sırada bir işçi yakını, olayın oluşuyla ilgili, “ben yaptım ben" diye bağırdı. Klasik ayak vardiyasında üretim amiri olduğunu söyleyen tutuksuz sanıklardan Halit Sarı ise, “Üretim biriminde çalışırım. İsmail Adalı'dan talimat alırım. Çıkan kömürün nakliyesini sağlarım. İş güvenliği konusunda her amir, kendi bölgesinden sorumludur. Gaz ölçüm, sensör değerleri takibi görevim yoktur" dedi. Bu ifadenin ardından da mahkeme başkanı Aytaç Ballı, duruşmaya yarına kadar ara verdi.
MANİSA ()

 

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388