banner622
banner595

Şehit oğullarının hatıralarıyla yaşıyorlar

- Gümüşhane'de şehit jandarma er Murat Yıldız'ın anne ve babası, oğullarının odasını Türk bayrakları ve askerde kullandığı eşyayla donattı - Şehidin askerden hediye gönderdiği maket evden sazına, diş macunu ve tıraş köpüğünden terliğine kadar her türlü eşyası, odasında muhafaza ediliyor

Şehit oğullarının hatıralarıyla yaşıyorlar

- Gümüşhane'de şehit jandarma er Murat Yıldız'ın anne ve babası, oğullarının odasını Türk bayrakları ve askerde kullandığı eşyayla donattı - Şehidin askerden hediye gönderdiği maket evden sazına, diş macunu ve tıraş köpüğünden terliğine kadar her türlü eşyası, odasında muhafaza ediliyor

25 Temmuz 2015 Cumartesi 12:26
Şehit oğullarının hatıralarıyla yaşıyorlar
banner587
banner605

GÜMÜŞHANE (AA) - TUĞBA YARDIMCI - Tunceli'de yaklaşık 8 yıl önce şehit düşen jandarma er Murat Yıldız'ın babaevindeki odası, ailesi tarafından Türk bayrakları ve askerde kullandığı eşyayla donatıldı.

İnönü Mahallesi'nde yaşayan şehidin babası Aydın ve annesi Kezban Yıldız, 25 Eylül 2007'de Tunceli'de Kocakoç Jandarma Karakoluna yönelik terör saldırısında kaybettikleri 23 yaşındaki oğullarının hatırasını yaşatmak için "anı odası" oluşturdu.

Mezar taşına "Sipere yatmıştı kaya taşına, bir namert kurşunu değdi başına, yeni girmişti 23 yaşına, vatan için şehit düştü Murad'ım" yazan ailesi, oğullarının odasında acemi eğitimini tamamladığı Karabük'ün Safranbolu ilçesinden gönderdiği maket Safranbolu evinden diş macununa, cep telefonundan tıraş köpüğüne, terliğinden sazına ve kıyafetlerine kadar her şeyini muhafaza ediyor.

- "Murat'ım, muradına erdi"

Baba Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun askere gitmeden önce sürekli "Ben şehit olacağım" dediğini söyledi.

Oğlunun iyi huylu ve değerli bir evlat olduğunu ifade eden Yıldız, "Oğlum doğuda askerlik yapmak istiyordu. Arkadaşlarına, 'Mahallede hiç şehit yok, Allah nasip ederse mahallenin ilk şehidi ben olacağım' demiş. Dediği gibi de oldu, şehitlik mertebesi ona nasipmiş" dedi.

Yıldız, oğlunun Safranbolu'daki acemi birliğinin ardından Tunceli'ye gönderildiğini anlatarak, "Oğlumun Tunceli'ye gönderildiğini duyduğum gün içimden bir şey koptu, 'Eyvah, yavrum gitti' dedim. 25 Eylül 2007'de oğlumun şehit olduğu haberini aldık. Allah düşmanımın başına vermesin, dünyada en büyük acı evlat acısı. Mezarlıkta iki şehidimiz var, ikisinin de adı Murat. Murat'ım, muradına erdi, 'Şehit olacağım' dedi ve oldu" ifadesini kullandı.

Allah'tan, Türkiye'nin düşmanlarına fırsat vermemesini dileyen Yıldız, şunları kaydetti:

"Ülkemiz huzurlu, mutlu olsun. Allah'ım hükümetimize yardım etsin. İyi bir hükümet kurulmasını, bu kanların durmasını istiyoruz. Şehit haberi duyduğumda hala ağlıyorum, üzülüyorum. Valimiz, komutanlarımız bizi her zaman ziyaret ediyor, yalnız bırakmıyorlar. Bu durumdan çok memnunuz. Bizim onlardan beklediğimiz tek şey hatırlanmak, unutulmamak. Allah'tan başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Onların buraya gelmesi bizi mutlu ediyor."

Yıldız, oğlunun tüm eşyasını odasında muhafaza ettiklerini vurgulayarak, "Ben onun eşyalarını atabilir miyim? Bir tanesini dahi atmam, atamam. Sazı kalmıştır, kıyıp da elimi vuramıyorum. Kimseye de el vurdurmuyorum ki elinin izi kaybolmasın" diye konuştu.

Üzüldükleri için odanın kapısını her zaman açmadıklarını dile getiren Yıldız, ziyaret için gelenlerin görmek istemesi durumunda izin verdiklerini belirtti.

- Anne, oğlunun eşyasını öpüp koklayarak gözyaşı döküyor

Dünyaya getirdiği 10 çocuktan 6'sı bebeklik döneminde ölen anne Kezban Yıldız, en küçük çocuğunun şehit olması ile bir kez daha evlat acısı yaşadığını ifade etti.

Yavrusunun eşyasını koklayarak gözyaşı döken anne Yıldız, oğlunun dürüst ve efendi olduğunu söyledi.

Yıldız, meslek yüksekokulu elektrik programı mezunu oğlunun tamir için kullandığı malzemeler de dahil her şeyini sakladıklarına dikkati çekerek, "Tıraş köpüğü, diş macunu, çakmağı, sigaraları, cep telefonu, her şeyi burada" diye konuştu.

- "Türkiye'mizi bölmek isteyenlere Allah fırsat vermesin"

Her şehit haberinin yüreğini yaktığını belirten Yıldız, "Buna bir çözüm bulunsun, anneler, babalar ağlamasın da nasıl olursa olsun. Yeter ki huzur olsun, yeter ki anneler, babalar ağlamasın" şeklinde konuştu.

Oğlunun tamir ettiği tabureyi dahi "Oğlumun eli değdi" diyerek öpen Yıldız, "Allah'ım kimselerin başına evlat acısı vermesin. Türkiye'mizi bölmek isteyenlere Allah fırsat vermesin, güzel ve huzurlu yaşamak nasip etsin" görüşünü paylaştı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388