banner595

Sağlık-sen Kadın Eli Kadın Emeği Paneli

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), kadınların çalışma hayatındaki sorunlarını konu alan “Kadın Eli, Kadın Emeği’ isimli panel düzenledi. Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Türkiye panik butonlarının...

Sağlık-sen Kadın Eli Kadın Emeği Paneli

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), kadınların çalışma hayatındaki sorunlarını konu alan “Kadın Eli, Kadın Emeği’ isimli panel düzenledi. Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Türkiye panik butonlarının...

11 Mart 2015 Çarşamba 18:06
Sağlık-sen Kadın Eli Kadın Emeği Paneli
banner587
banner605
Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), kadınların çalışma hayatındaki sorunlarını konu alan “Kadın Eli, Kadın Emeği’ isimli panel düzenledi. Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Türkiye panik butonlarının Türkiye’si değil, sevgi, saygı ve hoşgörü ikliminin solunduğu Türkiye olmalıdır” dedi.
Sağlık-Sen’in kadınların çalışma hayatındaki sorunları ele alan “Kadın Eli, Kadın Emeği’ isimli paneli Sağlık-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panele, konuşmacı olarak, Gazi Üniversitesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Habibe Öçal, Ankara Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Şenay Özkan ile Yeni Şafak Gazetesi Yazarı, Özlem Albayrak katıldı.
Panelin açılış konuşması yapan Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş, kadınların ailede, sosyal hayatta ve iş hayatında yaşadığı her türlü sorunun, gerçekte değerler sistemi ihtiyacını hatırlatan sonuçlar olduğunu ifade etti. Memiş, “İnsan hak ve özgürlükleri konusunda, kadın hakları konusunda, gelişmişlik kriteri olarak sunulan çözüm önerilerinin, medeniyet mirasımızın ufkuna hiçbir zaman yetişemeyeceğini gösteriyor. Kadim medeniyetin kalbi Türkiye’de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, kurumsal stratejilerini ithal politikalardan arındırması gerekiyor. Türkiye panik butonlarının Türkiye’si değil, sevgi, saygı ve hoşgörü ikliminin solunduğu Türkiye olmalıdır. Batının maddeci kültürü; kadına bakışı ve kadına yönelik sosyal tanımlamalarıyla, kadını değersizleştiren bir cahiliye dönemi portresi çizmekten öteye geçememiştir” dedi.
Toplum olarak, kadınları bir anne, bir eş, nesil yetiştiren bir öğretmen, şifa dağıtan bir hekim, adalet dağıtan bir hakim, adil bir yönetici olarak görmeye ve anlamaya ihtiyacımız olduğunu kaydeden Memiş, “Bütün dünyada ve ülkemizdeki kadın algısını, şiddet, kadın cinayetleri, taciz gibi sosyal travmaların her geçen gün daha fazla kuşatıyor. Sosyal politikamızı belirleyen kriterler, kadınların dezavantajlı grup olarak tanımlanması başta olmak üzere, ithal pek çok kalıba göre şekillenmektedir. Kadını sosyal hayata, iş hayatına kazandırmak için geliştirilen stratejiler, ahlak temelinde inşa edilmemiş bir sosyal hayatta, çalışma hayatında yeni problemler üretmekten başka işe yaramamaktadır. Kadınlarımızın ailede, sosyal hayatta ve iş hayatında yaşadığı her türlü sorunun gerçekte değerler sistemi ihtiyacını bize hatırlatan sonuçlar olduğunu görmemiz ve bu yöne odaklanmamız gerekmektedir” diye konuştu.
Yenişafak Gazetesi Yazarı Özlem Albayrak ise, medyanın kadın konusundaki diline dikkat çekti. Medyanın, kadına şiddet konusunda dilini dikkatli kullanması gerektiğini belirten Albayrak, “Özgecan, Münevver Karabulut cinayetlerinde birçok şey yazıldı, çizildi. Bu süreçte, aktivist medya olduğu gibi, şiddet dilini kullanan da bir medyayı gördük. Bu iki olay arasında 60 kadın öldürüldü. Biz sadece bu ikisini biliyoruz. Bu kadar cinayetin işlendiği ülkemizde, sadece bu iki olayı hatırlamamız ilginç. Genç ve güzel olmayan ölsün, dili var sanki” dedi.
Ülkemizde, kadına şiddetin dozunun artarak sürdüğünü söyleyen Özlem Albayrak, bunun sebebinin ise, kadınların gelenekçi yapıda kendisine tanımlanan alanın dışında yer açmaya çalışması olduğunu söyledi. Albayrak, “Gelenekte kadının annelik rolü vardır. Ona biçilen bir alan vardır. Bunun dışına çıkmayan kadın yüceltilir. Kadın, yeni haklar talep etmeye başladığında şiddet başlıyor” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle ilk kez konuştuğunu söyleyerek, kadının şiddetle anılır hale gelmesini eleştirdi. Türkiye’de sağlık hizmetlerinde memnuniyetin artmasında önemli bir pay sahibi olan kadın çalışanların görmezden gelinmemesi gerektiğini de belirten Çalık, sağlıktaki kadın temsil oranının yüzde 62 olduğunu hatırlattı. Sağlıkta dönüşümün mimarı olan AK Parti olarak bu temsil oranının yüzde 80’e çıkmasının çok önemli olduğunu aktardı.
Kadınlara karar alma sürecinde fırsat verilmesi halinde, kadınların ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Çalık, kadınların sendikalar başta olmak üzere her alanda da yeterli şekilde temsil edilmesi gerektiğini kaydetti. AK Parti olarak kadın bakan ve kadın belediye başkanı konusunda önemli adımlar attıklarını ifade eden Çalık, toplumun bütün kesimlerine çağrıda bulundu ve kadınların hak ettiği gibi temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Çalık, daha önce bu kürsüden, başörtüsü yasağının kadına yönelik bir şiddet olduğuna yönelik açıklamada bulunduğunu hatırlatarak, başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla başı açık kadınla, başı örtülü kadın arasındaki eşitsizliği de giderdiklerini ifade etti. Kadınla erkeğin fıtratlarının farklı olduğunu söyleyen Çalık, fırsatların eşit olması gerektiğini vurguladı.
Kadına şiddete yönelik birçok düzenleme yaptıklarını belirten Çalık, kadına şiddetin tamamen bitmesi için ailenin güçlenmesi gerektiğini, toplumsal seferberlik ilan edilerek şiddete dur denilmesi gerektiğini dile getirdi.
Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Habibe Öçal ise konuşmasında, sendikal yapılanmada kadınların konumuna dikkat çekti. Kadınların sendikal hayat ve çalışma hayatında yer alması için, kadınların da mücadele etmesi gerektiğini ifade etti. Sendika yönetimlerinde neden kadınların olmadığına yönelik bir çalışma yaptıklarını belirten Habibe Öçal, buradan çıkan en önemli sonucun, çalışan kadınların evlerindeki bütün sorumluluğu almak zorunda kaldıkları, sosyal yaşantının dışında kalmaları ve sendikal çalışmaların dışında tutulmaları olarak tespit edildiğini ifade etti.
Ankara Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Şenay Özkan da konuşmasında, kadın sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Kadın sağlık çalışanlarının evleri ile işi arasında kaldığını belirten Özkan, “Kadın çalışan 24 saat nöbet tutuyor. Çocuğunu bırakacak yer bulamıyor. 24 saat esasına göre hizmet veren sağlık kuruluşlarında, 24 saat hizmet verecek kreş ve okul çağındaki çocuklar için de kulüp hizmeti verilmeli. Kadınların çalışma şartları çok ağır. Hem kadının çalışma hayatında ve günlük hayatta yer almasını istiyoruz, hem de onların çalışma şartlarına yönelik yeterli sayıda pozitif ayrımcılık sağlayacak düzenleme yapmıyoruz” şeklinde konuştu.
Kadın sağlık çalışanlarının yıprandığını, birçok sağlık sorunu yaşadığını, ancak yıpranma payı verilmediğini, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmadığını belirten Özkan, kadınlara yönelik yapılan düzenlemelerde emeği geçenlere de teşekkür etti.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün önemli olduğunu, ancak sözlerin verilip, bir yıl sonra tekrar görüşmek üzere unutulduğu bir gün olmaktan çıkıp, verilen sözlerin tutulduğu, beklentilerin karşılandığı Kadınlar Günü olmasını istediklerini belirten Özkan, bu konuların tartışılmasını sağlayacak bu panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere de teşekkür etti.
Panel sonunda Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş, panelistlere plaket takdim etti.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388