banner622
banner595

Merkezi sinir sistemi hastalıklarına çare arayışı

- Gümüşhane Üniversitesinde yapılan araştırma, sınır hastalığı virüsü ile enfekte ve düşük meydana gelmiş koyun ve keçilerin merkezi sinir sisteminde kanın pıhtılaşma mekanizmasında önemli rol oynayan ADAMTS-13'ün yüksek oranda sunulduğunu ortaya koydu - Yrd. Doç. Dr. Dinçel: "Çalışmanın, insanlarda merkezi sinir sistemi dejenerasyonları ve anomalileri ile seyreden hastalıkların anlaşılabilirliğinin artırılmasına katkı sağlayabileceğini ve bu tür hayvanların model oluşturabileceğini düşünüyoruz"

Merkezi sinir sistemi hastalıklarına çare arayışı

- Gümüşhane Üniversitesinde yapılan araştırma, sınır hastalığı virüsü ile enfekte ve düşük meydana gelmiş koyun ve keçilerin merkezi sinir sisteminde kanın pıhtılaşma mekanizmasında önemli rol oynayan ADAMTS-13'ün yüksek oranda sunulduğunu ortaya koydu - Yrd. Doç. Dr. Dinçel: "Çalışmanın, insanlarda merkezi sinir sistemi dejenerasyonları ve anomalileri ile seyreden hastalıkların anlaşılabilirliğinin artırılmasına katkı sağlayabileceğini ve bu tür hayvanların model oluşturabileceğini düşünüyoruz"

19 Temmuz 2015 Pazar 12:04
Merkezi sinir sistemi hastalıklarına çare arayışı
banner566

GÜMÜŞHANE (AA) - TUĞBA YARDIMCI - Gümüşhane Üniversitesinde koyun ve keçiler üzerinde yapılan bilimsel araştırma, dünyada ilk kez sinir hastalığı virüsü (border disease) ile enfekte, düşük meydana gelmiş koyun ve keçilerin merkezi sinir sisteminde kanın pıhtılaşma mekanizmasında önemli rol oynayan ADAMTS-13'ün yüksek oranda sunulduğunu ortaya çıkardı.

Şiran Mustafa Beyaz Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güngör Çağdaş Dinçel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıldır üzerinde çalıştıkları araştırmayı tamamladıklarını söyledi.

Araştırmanın, Kırıkkale yöresinden toplanan sinir hastalığı virüsüyle enfekte 10 koyun ve 5 keçinin beyin dokusu üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Dinçel, "Pestiviruslar, koyun ve keçilerde sınır hastalığına neden oluyor. Merkezi sinir sisteminde önemli lezyonlar meydana getiren bu hastalık, düşüklere de neden olarak ülkemiz için ciddi ekonomik kayıplara yol açıyor" dedi.

Dinçel, bu virüsle enfekte koyun ve keçilerin merkezi sinir sisteminde kanın pıhtılaşma mekanizmasında önemli rol oynayan ADAMTS-13'ün arttığını tespit ettiklerini vurgulayarak, "Tespit üzerine 'bu protein neden artmıştır' hipotezi üzerine gittik. ADAMTS-13'ün bu hastalığın merkezi sinir sistemi gelişimleri üzerine etkileri olabilir mi ya da meydana gelen anomalilerin şiddetinin azaltılmasında koruyucu bir katkısı var mı diye araştırma yaptık" ifadesini kullandı.

- Makale Amerika'da yayımlandı

Yaptıkları araştırma sonucunda iki bulgu elde ettiklerine dikkati çeken Dinçel, şöyle devam etti:

"İlk bulgu, ADAMTS-13'ün, sinir hastalığı ile enfekte hayvanların merkezi sinir sisteminde arttığının görülmesidir. İkincisi ise ADAMTS-13'ün organ gelişiminde anne karnında çok önemli fonksiyonları olduğunu düşündürmesidir. Çalışma ile merkezi sinir sisteminde ADAMTS-13, organ ve embriyonal gelişimde katkı sağlayabilir mi ve merkezi sinir sisteminde koruyucu etkisi var mıdır sorularını dünyaya sunduk. Olabilecek ihtimalleri de ortaya koyduk."

Dinçel, son yıllarda yapılan çalışmalarda, ADAMTS-13'ün asıl kaynağının karaciğerin stellate hücreleri denilen özel hücrelerin yanı sıra merkezi sinir sisteminden de sunulduğunu ortaya çıkarttığını ancak görevlerinin hala tam açıklığa kavuşturulamadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Yapılan bir çalışmada, ADAMTS-13'ün merkezi sinir sisteminde nöronlardan sunulmadığını yalnızca glial hücrelerden sunulduğu yönünde görüş bildirildi. Bizim yaptığımız çalışma ise ADAMTS-13'ün, o çalışmanın tersine ağırlık olarak nöronlardan sunulduğunu gösterdi. Bu çalışma, ADAMTS-13'ün sınır hastalığı virüsü ile enfekte koyun ve keçilerin hastalıkla yakın ilişkisinin olduğunu gösteren dünyadaki ilk bulgudur."

Ydr. Doç. Dr. Dinçel, çalışmaya ait makalenin kıymetli görülerek, bilim dünyasının prestijli dergileri arasında yer alan Amerika menşeli Public Library of Science-ONE (PLOS ONE) dergisinde yayımlandığını dile getirdi.

- "Çalışma bir çok hastalığın tedavisi için önemli"

Çalışmanın, merkezi sinir sistemi hastalıklarının meydana gelişi ve tedavi protokollerine katkı sağlaması ihtimallerinden dolayı önemli olduğunu ve devam ettirilmesi gerektiğini belirten Dinçel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gebe hayvanların bu hastalığa yakalandığı zaman çeşitli tedavi protokolleri ile merkezi sinir sistemlerindeki dejerenasyonların ve anomalilerin en azından şiddetinin azaltılabileceğini düşünüyoruz. Çalışmanın, insanlarda merkezi sinir sistemi dejenerasyonları ve anomalileri ile seyreden hastalıkların anlaşılabilirliğinin arttırılmasına katkı sağlayabileceğini ve bu tür hayvanların model oluşturabileceğini düşünüyoruz. Buna rağmen konuyla ilgili kesin bilgiler için daha çok çalışma yapılması ve bilgilerin de ayrıca diğer yöntemlerle doğrulanması gerektiğini gözardı etmemeliyiz."

Dinçel, bundan sonraki çalışmaların, ilgili bilim dallarından uzmanların multidisipliner çalışması ile geliştirilebileceğini ifade ederek, "Bulgular genellikle insanlarda ve memeli hayvanlarda ortak olduğu için bu çalışmada da insanlarda modelleme yöntemine gidilmesi gerektiğini, bu hayvanların da muhtemel modelleme olabileceğini belirttik. Bulgulara baktığımız zaman, merkezi sinir sisteminin gelişimini durdurabilecek ya da olumsuz yönde etkileyecek hastalıklarda tedavi protokollerinin uygulanabilirliği yüksek gibi görülüyor" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599