banner595

İzmir Valiliğinin Genelgesine Ortak Çağrı

İzmir Valiliği’nin basın açıklamaları ve eylemlere yönelik aldığı karara tepki gösteren sendika temsilcileri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ile İzmir Barosu genelgenin geri çekilmesi çağrısında bulunarak, "Genelgeyi açtığımız...

İzmir Valiliğinin Genelgesine Ortak Çağrı

İzmir Valiliği’nin basın açıklamaları ve eylemlere yönelik aldığı karara tepki gösteren sendika temsilcileri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ile İzmir Barosu genelgenin geri çekilmesi çağrısında bulunarak, "Genelgeyi açtığımız...

11 Mart 2015 Çarşamba 12:44
İzmir Valiliğinin Genelgesine Ortak Çağrı
banner556
banner605
İzmir Valiliği’nin basın açıklamaları ve eylemlere yönelik aldığı karara tepki gösteren sendika temsilcileri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ile İzmir Barosu genelgenin geri çekilmesi çağrısında bulunarak, "Genelgeyi açtığımız davalarla bertaraf edeceğiz. Sokaklardan çekileceğimiz hiç düşünülmesin" denildi.
İzmir Valiliği’nin basın açıklamalarına yönelik aldığı karara eleştiriler devam ediyor. İzmir Barosu, genelgenin iptali ve yürütmenin durdurulması davası açarken, Baro Başkanı Aydın Özcan da İzmir’deki sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve sendika temsilcileriyle ortak basın toplantısı düzenledi.
İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan ve beraberindeki sendika, meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, İzmir Valiliği’nin 3 Mart’ta yayınladığı siyasi parti, sendika,dernek ve STK’ların hiçbir kamu binası önünde basın açıklaması yapamayacağına dair genelgesine karşı ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Toplantıda dile getirilen ortak görüş valiliğin genelgeyi geri çekmesi oldu.
“İÇ GÜVENLİK TASARISI YASALAŞMADAN UYGULANMAK İSTENİYOR”
İzmir Barosu toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda konuşan İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, genelgenin iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açtıklarını ancak karar çıkıncaya kadar ortak karar alarak, tepkilerini sürdüreceklerini söyledi. Özcan, İç Güvenlik Yasa Tasarısı yasalaşmadan İzmir’de uygulanmak istendiğine dikkat çekerek, İzmir Valiliği’nin ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı genelge yayınlamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Ortak karar alma durumumuz olabilir. İç güvenlik yasa tasarısıyla ilgili baro olarak geçen 28 Şubat’ta 78 baro başkanını İzmir’de topladı, 77’si sonuç bildirgesinde buna karşı olduğunu deklare etti. Baroların eylem planı var. Bugün burada STK’larla bu konuyu konuşacağız ve eylem planımıza destek olmalarını isteyeceğiz. İç güvenlik yasa tasarısına karşı olacak. Öncesinde de ortak karar alıp eylem yapabiliriz. Tasarı yasalaşmadan İzmir’de uygulanmak isteniyor. İzmir Valisinin bu kararına son derece sert tepki gösterdi. Yargıdan bu konuda yürütmenin durdurulması kararı alınacak ve bu hukuksuz karar kaldırılacak” dedi.
“GENELGEYİ AÇTIĞIMIZ DAVALARLA BERTARAF EDECEĞİZ”
Başkan Özcan, İzmir Valiliği’nin ortada yasaklama olmadığı ve basının durumu abarttığı şeklindeki yazılı açıklamasını da eleştirdi. Kararın basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olduğunu da öne süren Özcan,
“Yanlış anlaşıldı diyor ama kararın ekinde uyulmadığı takdirde idari para cezası kesileceği karar altına alınmış. Hiç de yanlış anlaşılacak bir durum yok. Kamuoyu ve STK’lar doğru anladı. Gösterilen bir alan da yok. Basının suçlanmasını da kabul etmemiz mümkün değil. Basın kamuoyunu bilgilendirme görevini yapmıştır sadece. Basının bu şekilde kısıtlanmak istenmesi de antidemokratik ve basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbe. İnşallah bu kararı açmış olduğumuz davalarla bertaraf edeceğiz ve istediğimiz yerde basın açıklaması yapacağız” ifadelerini kullandı.
“ANAYASA VE AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRI”
İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, ortak basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Valilik, STK’lar tarafından yapılacak her türlü düşünce açıklamasını yer, zaman, şekil itibariyle kısıtlayarak, kullanılacak cihaz ve platformlara dahi müdahale ederek neredeyse olanaksız hale getirerek hakkın özüne müdahale etmektedir. Valiliğin alınan kararı ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesiyle teminat altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, kamu güvenliği ve genel asayiş yönünde düzenleme gerekçesiyle ortadan kaldırılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11’inci maddesi bu hakların kullanılmasının ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabileceğini düzenlemiştir. Ancak kanunla sınırlanabilecek bu özgürlüklerin valilik kararıyla kısıtlanması kanunilik ilkesini bertaraf eden, kanundaki sınırlama ölçütlerini ihlal eden ve valilere tanımamış yetkilerin kullanılmasını içeren OHAL dönemi uygulamasını anımsatmaktadır. İdare başka bir ifadeyle yürütme, uluslar arası sözleşme ve Anayasa ile ancak yasama erkinin karar vereceği temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması alanına müdahale ederek açıkça erkler ayrılığını ihlal etmekte ve yetki gaspı yapmaktadır. Valilik kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açmış, yürütmesinin durdurulmasını talep etmiştir. Önemle belirtmek isteriz ki şehrimizde bugün itibariyle kamu düzeni ve genel asayişi bozacak bir olay yaşanmamış iken valiliğin almış olduğu bu karar mevcut iktidarın siyaseten yıpratılmaması çerçevesinde alınmış bir tedbir mahiyetindedir. Ancak, idari amir olan Valilik, İzmir halkının vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini siyasi iradeden üstün tutmalıdır.”
“YUNANİSTAN’DA MI BASIN AÇIKLAMASI YAPALIM”
Toplantıda bulunan temsilcilerden DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı da, İzmir Valiliği’ne genelgeyi bir an önce geri çekmesi çağrısında bulunarak şöyle konuştu: “İzmir Valisi bir an önce bu genelgeyi çeksin. Bu bir sıkıyönetim kararıdır. Pilot bölge olarak İzmir seçilmiştir. AK Parti’nin İzmir’i ele geçirme projesidir. Genç bir arkadaşımızın Ege’de öldürülmesiyle ilk adım atıldı. Açıklama yapmamız için bize yer bırakılmıyorsa bize Yunanistan’a yazı yazalım, bize meydanlarını versinler, gidelim orada basın açıklaması yapalım”
“SOKAKLARDAN ÇEKİLECEĞİMİZ HİÇ DÜŞÜNÜLMESİN”
Sarı, basın açıklamaları yoluyla eleştiri ve düşüncelerini açıklama haklarını kullanmaya devam edeceklerini, Gezi protestoları sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan için bu akşam Alsancak Sevinç Pastanesi önünde protesto gösterisine katılacaklarını belirtti. Sarı, İzmir Barosunun yürütmeyi durdurmak için dava açmış olabileceğini belirterek "Genelgenin hayata geçmesi ile sokaklardan çekilmemiz isteniyor. Biz dava devam ederken sokaklardan çekileceğimiz hiç düşünülmesin. Bugün Alsancak Sevinç Pastanesi önünde yine toplanacağız” şeklinde konuştu.
Çok sayıda STK, meslek örgütü ve sendikanın destek verdiği açıklamanın yapıldığı basın toplantısına Türk İş 3’üncü Bölge Temsilcisi Hüseyin Karakoç, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Temsilcisi Melih Yalçın, İzmir Tabip Odası adına Murat Ermete, İzmir Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası adına Ali Yenidoğan, İzmir Dişhekimleri Odası Başkanı İlkay Karademirci, İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanvekili Misket Dikmen, DİSK Ege Bölgesi Temsilcisi Memiş Sarı, Birleşik Kamu İş İzmir Temsilcisi Prof. Ömer Değirmenci, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şubesi Başkan Yardımcısı Seyhan Kurtman da katıldı.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591