banner519

İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Hak İhlali Raporunu Açıkladı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, bölgede son 15 ayda 152 kadının hak ihlaline uğradığını açıkladı.İHD Diyarbakır Şube binasında düzenlenen basın toplantısına, İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Av. Hatice Sönmez ve İHD...

İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Hak İhlali Raporunu Açıkladı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, bölgede son 15 ayda 152 kadının hak ihlaline uğradığını açıkladı.İHD Diyarbakır Şube binasında düzenlenen basın toplantısına, İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Av. Hatice Sönmez ve İHD...

06 Mayıs 2015 Çarşamba 15:49
İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Hak İhlali Raporunu Açıkladı
banner625
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, bölgede son 15 ayda 152 kadının hak ihlaline uğradığını açıkladı.
İHD Diyarbakır Şube binasında düzenlenen basın toplantısına, İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Av. Hatice Sönmez ve İHD üyeleri katıldı. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici’nin Kürtçe konuşmasının ardından konuşan Av. Sönmez, 2014 yılının geneline bakıldığında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kesin rakam olmamak kaydıyla toplam 113 kadının hak ihlaline uğradığını söyledi. Sönmez, "Aile içinde ve toplumsal alanda 27 kadın katledildi. Güvenlik güçleri tarafından 1 kadın katledilirken, 29 kadın ise intihar ederek yaşamına son verdi. 9 kadın kuşkulu biçimde öldürülürken, 4 kadın ise namus cinayetleri sonucu katledildi” dedi.
Bu tablonun 2015 yılının ilk üç ayında da değişmediğini aktaran Sönmez, "7 kadın aile içi şiddet sonucu katledilirken 5 kadın toplumsal alanda saldırıya maruz kalarak öldürüldü. Yine 3 ayda 4 kadın uğradığı şiddet sonucu yaralanırken, 2 kadın ise tecavüze maruz kaldı. 13 kadın intihar ederek yaşamını sonlandırırken, 3 kadın intihar teşebbüsünde bulundu. Yine 5 kadın kuşkulu biçimde öldürüldü. Henüz 2015 yılının ilk aylarında olmamıza rağmen geçtiğimiz seneyi yarılayan bir hak ihlali artışı ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isteriz" diye konuştu.
"KADINA YÖNELİK HER TÜRLÜ ŞİDDET POLİTİKTİR"
Türkiye’de siyasal iktidarın 2012 yılında, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanlığın kaldırıldığını ve yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kurulduğunu hatırlatan Sönmez, "Bu durum kadının adını, varlığını yok saymıştır. Kadınların en az üç çocuk ve hatta mümkünse daha çok yapmasını ısrarla öneren iktidarın amacı, kadını kamusal alandan soyutlayıp eve kapatmak. Ekonomik, siyasal ve toplumsal hayattan koparmaktır. Bu nedenle, ister özel alanda ister kamusal alanda meydana gelsin, kadına yönelik her türlü şiddet politiktir" şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERİN GEREĞİNİ YAPMALI"
Kadına yönelik hak ihlallerinin bölgede, Türkiye’de ve tüm dünyada 2015 yılı içerisinde de artış göstererek devam ettiğini ifade eden Sönmez, "Özellikle Ortadoğu’da tırmanan savaşın etkisi ile binlerce kadın ve çocuk, barbar IŞİD çetelerinin insanlık dışı saldırıları sonucunda kaçırılmış, işkence ve tecavüze maruz kalmış, pazarlarda satılmıştır. Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan yüz binlerce insan her türlü saldırıya uğrama tehdidine açık. Türkiye taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin gereğini yapmalı ve Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan insanlara asgari yaşam olanağı sağlamalıdır" şeklinde konuştu.
Kadına yönelik şiddetin durdurulması için yapılması gerekenleri sıralayan Sönmez, şunları söyledi:
"Kadına yönelik şiddetin sona ermesi amacıyla, yapılacak tüm çalışmalarda kadın kurumları ile insan hakları örgütlerinin önerileri doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılmalıdır. IŞİD çetesi tarafından kaçırılan kadınların bulunması için uluslararası kuruluşlar ile insan hakları alanında çalışan örgütler tarafından kaçırılan kadınların kurtarılması için acil eylem planı hazırlanmalı. Tüm dünya kamuoyu bu konuda ortak bir duruş sergilemelidir. IŞİD zulmünden kurtulmayı başaran kadınlar için rehabilite programları düzenlenmeli ve ruhsal yönden destek sağlanmalıdır. Kadın cinayeti suçunu işleyen faillerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması için yasal değişiklik yapılması gerekir. Kadına karşı gerçekleştirilen taciz, tecavüz, katliam dosyalarında haksız tahrik indiriminden vazgeçilmeli, soruşturmaların etkin yürütülebilmesi için kadının beyanı esas alınmalıdır. Kadına yönelik şiddet haberlerinde basın dili ve üslubu mutlaka gözden geçirilmelidir. Biz insan hakları savunucusu kadınlar, kadına yönelik şiddetin bir insanlık suçu olduğunu, şiddetin asla kadının kaderi olmadığını, kadınlar bilinçlendikçe, örgütlendikçe ve aralarındaki paylaşım derinleştikçe her türlü haksızlık ile baş etme mücadelesi ve kararlılığını gösterebiliyoruz. Kadına yönelik her türlü şiddet ve ayrımcı politikalar sonlanana dek mücadelelerimize kararlılıkla devam edeceğiz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599