banner595

Erdoğan: Seferberlik Çağrısı Yapıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ormancılık ve Su Günü etkinliğinde gündeme ve terörist saldırılara karşı kritik açıklamalarda bulunurken, seferberlik çağrısı yaptı.

Erdoğan: Seferberlik Çağrısı Yapıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ormancılık ve Su Günü etkinliğinde gündeme ve terörist saldırılara karşı kritik açıklamalarda bulunurken, seferberlik çağrısı yaptı.

21 Mart 2016 Pazartesi 13:41
banner556
banner605

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Şehitler ölmez onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz diyor Rabbimiz. Hepimizin Nevruz bayramını da tebrik ediyorum.Nevruzu bayram olarak değil kan dökmek olarak telakki edenleri de huzurlarınızda ayrıca lanetliyorum.
Biz burada bir bayram kutluyoruz. Bugünki önemli çalışmalarmızı da Nevruz Bayramı'nda başlatıyoruz. Bir traftan da yüreğimiz yanıyor. Türkiye tarihinin en büyük terör saldırısı dalgaları ile karşı karşıya.
Terör ülkemizi ve milletimizi hedef almaktadır. Kaybettiğimiz masum canlarımızın acısını her zerremizde hissediyoruz. Bir yandan acımızı yaşar terörle möücadelemizi kesintisiz sürdürürken hedefleri,mizden kopmuyor projelerimizi gerçekleştirmekten de asla geri durmuyoruz.
Devlet ve millet olarak bu terörün üzerinden mutlaka geleceğiz. Bize korkmak yaraşmaz. Biz korkuyu korkuranlardan olcağız.
SEFERBERLİK ÇAĞRISI YAPIYORUM

Terörün yeni yöntemlerine karşı bizler de yeni stratejiler geliştirerek mücadelemize devam edeceğiz. Buradan tüm milletime bir çağrıda bulunuyorum. Teröre karşı Malazgirt ruhuyla, Anadolu selçuklu ruhuyla, Osmanlı çınarının azametiyle, Çanakkale ve Kurtuluş savaşının azametiyle yeni bir seferberlik çağrısı yapıyorum. Terörün başını ezmek bizim için kolaydır. Önemli olan bizim birliğimze sahip çıkarak terörün karşısında dimdik durmaktır.
BATI'NIN NASIL SINIFTA KALDIĞINI GÖRDÜK

Türkiye'n,n mücadelesi sadece terörle ve teröristle değil. Biz onları destekleyen güçlerle de mücadele ediyoruz. Onları destekleyen kesimlere yürüttüğümüz mücadelede batılı ülkelerin tepkileri ile mücadele ediyoruz.
Biz demokrasiyi insan hakları özgürlükleri batı bize dayattığı için değil milletimiz buna layık olduğu için hayata geçiriyoruz. Her zaman söylüyorum. Biz sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğiliriz. Başka türlü eğilmek bize yakışmaz. Biz milletimizin birinci sınıf demokrasiye layık olduğunu düşünüyor ve bunun için savaşıyoruz.
Biz demokrasi ile değil terörle insan haklarıyla değil terör eylemleriyle mücadele ediyoruz. Batı'nın en son olara teröre karşı ilkesiz tutumu başta olmak üzere nasıl sınıfta kaldığını görüyoruz.
SAMİMİ OLMADIĞINIZ SÜRECE BÖYLE KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİM

Türkiye'yi kapısında bekleten AB ikiyüzlülüğünü hala devam ettiriyor. Sonrada Sayın Cumhurbaşkanı neden böyle konuşuyor diyorlar.
Siz samimi olmadığınız sürece ben böyle konuşmaya devam edeceğim. Türkiye AB'nin mültecilerle ilgili teklifini para pul için değil bu insnların daha fazla aşağılanmasını onurlarının kırılmasını engellemekiçin kabul etmiştir.
Yarın tarih bu yaşananları ortaya getirecektir. O zaman kimin ne yaptığı daha net anlaşılaca. Bundan sonra Avrupa'dan beklediğimzi bu insanlar için yaşanabilir bir yer yapmak için yardım etsinler. Biz inancımıza ve kültürümüze uygun şekilde terörle mücadele etmeye devam edeceğiz.
Avrupa varsın kendi öz eleştirisini kendisi yapsın bizim burada yapacak çok işimiz var.
ÇINAR AĞACININ ÖNEMİ KÜLTÜRÜMÜZ İÇİN ÇOK BÜYÜKTÜR

Bizim kültürümüzde şehirlerimizin kültüründe ağaçların önemli yeri vardır. Ağaçlar içerisinde de çınar ağacının kültürümüzde önemli bir yeri vardır.
Osmangazi'nin bağrından çıkıp cihanı kaplayan o çınarın hikaesi milletimizin hikayesidir. O çınar bugün genç bir beden de Türkiye Cumhuriyeti adı ile yaşıyor. Biz de aynu sebeple çınar ağacının sayısını daha çok artırmak için çalışıyoruz. Bakanlığımız 2016 yılını çınar yılı olarak ilan etti. Bu karardan ötürü bakanlığımızı kutluyoruz.
Gençler o ağaçları yüz bini İstanbul'da kök salacak. Bugünkü diğer proje ise 5 bin köye 5 bin gelir getirici orman kurmak. Amaç balık vermek değil balık tutumayı öğretmek.
Gelir getirici ağaç türlerini yaygınlaştırarak vatandaşlarımızı bulundukları yerlerde kaldındırmayı hedefliyoruz. 2003 yılında yaklaşık 21 milyon hektar olan orman varlığımızı 22 milyon hektar alana yükselttik.
ÇALIŞMALARIMIZ GÖNLÜ MÜHÜRLENMİŞLER TARAFINDAN GÖRÜLMÜYOR

Bugüne kadar 3 buçuk milyon fidanı toprakla buluşturduk. Cumhuriyet tarihinin en büyük ağaçlandırma seferberliğini başarıyla sürdürüyoruz.
Buna rağmen bazı gruplar bizi ağaç düşmaı olarak görüyorlar. Ağaçlandırma alanında Türkiye'nin yakaladığı başarı ortadadır. Dünyanın takdirini kazanan bu açlışmalar bizdeki bazı gönülleri mühürlenmişler tarafında görülmüyor.
Ülkemiz fidancılığının geliştirilmesi için Sakarya'da bir fidan borsası kuruldu. 133 adet şehir ormanı geliştirdik. ülkemizin bal üretimini artırmak amacıyla 250 bal ormanı tesis ettik. Bal üretimi ile ilgili bu çalışmamızdan sonra ülkemiz 6. sıradan 2. sıraya yükseldi.
180 KM DAĞI DELEREK İSTANBUL'A SUYU GETİRDİK

Biz 180 km'den dağları delerek İstanbul'a suyu ulaştırdık ve İstanbul'un susuzluğunu giderdik. Su medeniyettir. Her alanda olduğu gibi su yatırımlarında da rekorlar kırdık. Geçtiğimiz yıllarda 3 bin 107 adet tesisi vatandaşımızın hizmetine sunduk.
Şu bölücü terör örgütü Ilısu barajını engellemek içn neler yaptı neler. Bunlarıun benim Kürt kardeşimi sevmek gibi bir derdi yok bunlar milletin kan damarlarını kesmek için uğraşıyorlar.

Kaynak: Ülke Haber 

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591