banner519

Eğitim Bir-sen Genel Başkanı Ali Yalçın:

Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Herkes birbirinin hukukuna saygı duymalı, herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece ben dememeli, herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına...

Eğitim Bir-sen Genel Başkanı Ali Yalçın:

Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Herkes birbirinin hukukuna saygı duymalı, herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece ben dememeli, herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına...

31 Mart 2015 Salı 00:05
Eğitim Bir-sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
banner556
Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Herkes birbirinin hukukuna saygı duymalı, herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece ben dememeli, herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına alınabilmesi için” dedi.
Muğla Eğitim Bir Sen’in düzenlediği Genişletilmiş İl Divan Toplantısı Menteşe Öğretmenevinde yapıldı. Toplantıya Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Milli Eğitim Bakanlığı Atama Daire Başkanı Fethi Fahri Kaya, Öğretim Atama Daire Başkan Vekili Bekir Erdoğan, Genel Başkan Yardımcısı Mitat Sevin, Yönetim Kurulu üyeleri, Muğla İl Milli Eğitim Müdürü, İl ve İlçe Yöneticileri, Aydın, İzmir, Denizli Eğitim Bir-Sen İl Başkanları katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Eğitim Bir-Sen Muğla İl Başkanı Önder Uçak, Eğitim Bir-Sen’in kutlu mücadelesinin kendi sorunlarının çözümü, kendi kazanımları için atılmış adım olduğunu anlayıncaya kadar mücadeleye durmaksızın devam edeceklerini açıkladı. Uçak, “Şu anda sendikamız 2 bin 600 üyeye ulaştı. Hedefimiz Mayıs ayı içinde 3 bin üye sayısını yakalamak” dedi.
“2010 YILINDA MEMUR ADAYLARININ GELECEĞİ ÇALINDI”
Genişletilmiş İl Divan toplantısında konuşan Genel Başkan Ali Yalçın, KPSS’de usulsüzlük iddialarıyla ilgili, “Kamu Personeli Seçme Sınavını ‘Kamuya Paralel Sokma Sınavı’na dönüştürdüler bu ülkeyi. 2010 yılında memur adaylarının geleceğinin çalındığı olayın altından çıkan gerçek 350 kişi 120 tam puan alıyor, 70’i karı koca ve aynı apartmanda yaşıyor. Nasıl oluyor bu? Çalmadım çırpmadım diyen nasıl soruları çaldı çırptı? Bu garabet bir daha yaşanmamalı. Herkes birbirinin hukukuna saygı duymalı, herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece ben dememeli, herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına alınabilmesi için” dedi.
“BABALAR ÖRGÜTLÜ İSE HOCALAR NEDEN ÖRGÜTLÜ DEĞİL?”
Örgütlülüğün önemini dikkat çeken Yalçın, “Genel yetkili sendika olarak, Türkiye’nin en büyük ve en büyük konfederasyonu olarak Türkiye’de yeni bir çığır açtığımızı, ama geldiğimiz noktanın yeterli olmadığının önemli olduğunun altını çizerek alacağımız çok önemli mesafeler olduğunu bilerek yolumuza devam ettik. Genel kurulumuzu bir ay önce tamamladık ve genel kurulumuzda ‘Zirveden yeni ufuklara’ diye yeni dönemi kodladık. Sayımız kamu çalışanları içinde üçte birden fazla. Ama örgütlenme oranına baktığımız zaman bizim örgütlenme oranımız bu ülkede babalar kadar değil. Bu ülkede hükümet oluşturup, hükümet yıkan sermaye sahiplerinin tamamı örgütlü. Babalar örgütlü ise hocalar neden örgütlü değil? Neden biz yüzde 68 örgütlüyüz de yüzde 100 örgütlü değil? Çünkü çocukları örgütlülüğü öğreten biziz” dedi.
“KAVGA SENDİKACILIĞINDAN DURUŞ SENDİKACILIĞINA”
Geçmişte sendikacılığın kavga ve komitacılık üzerine yürütüldüğünü belirten Yalçın, “Biz Türkiye’de yapılan sendikacığın sendikacılık olmadığı, onun Türkiye’de bir komitacılık olduğunu bildiğimiz için 1992’de yola çıktık. Çünkü sendikacılık o zaman kavga zihniyetinde yürütülüyordu. Kavga zemininde rekabet. Sendikalar kavga zemininde birbiri ile rekabet ediyordu, bunun çalışanlara bir şey kazandırma imkânı yoktu. Onun için biz kavga zemininde rekabet değil, rekabet zemininde akademik hizmet sendikacılığı diye yeniden sendikacılığa bir anlam giydirmek için yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada çalışanlar olarak, eğitim çalışanları olarak aldığımız ne kadar kazanım varsa, tamamının altında yine bizim imzamız var. Onun için Türkiye’de öncelikle kuruş değil, duruş sendikacılığına ihtiyaç vardı. Eğitim Bir-Sen duruş sendikacılığını ortaya koydu” dedi.
Yalçın, son 12 yılda 7 defa darbe girişimi olduğunu ve bu darbe girişimlerinde Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen üyelerinin dik durarak ülkeyi tekrar korku tüneline sokulmasına izin vermediklerini açıkladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388