banner622
banner519

Doğu ve Güneyoğu'da yaşayan 120 aşiret liderinden 'barış' çağrısı

Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK, ()- DOĞU ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan 120 aşiret lideri ve kanaat önderi, Şırnak'ın Şenoba Beldesi'nde Babat Aşireti lideri Hazım Babat'ın evinde bir araya gelerek 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde,...

Doğu ve Güneyoğu'da yaşayan 120 aşiret liderinden 'barış' çağrısı

Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK, ()- DOĞU ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan 120 aşiret lideri ve kanaat önderi, Şırnak'ın Şenoba Beldesi'nde Babat Aşireti lideri Hazım Babat'ın evinde bir araya gelerek 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde,...

01 Eylül 2015 Salı 15:59
Doğu ve Güneyoğu'da yaşayan 120 aşiret liderinden 'barış' çağrısı
banner566

Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK, ()- DOĞU ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan 120 aşiret lideri ve kanaat önderi, Şırnak'ın Şenoba Beldesi'nde Babat Aşireti lideri Hazım Babat'ın evinde bir araya gelerek 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, 'barış' çağrısı yaptı. Hazım Babat, "Kardeş kavgasının sona ermesi ve barışın yeniden tesis edilmesi için silahlı örgüt mensuplarının şiddete son vermelerini ve ivedilikle ülkemizi terk etmelerini istiyoruz. Mevcut sorunlarımızın çözümünde silahın bir yöntem olmadığı, siyaset dışında silah ve şiddetle elde edilecek bir kazanımın bulunmadığını düşünmekteyiz" dedi.
Şırnak'ın merkeze bağlı Şenoba Beldesi'nde yaşayan ve bölgenin önemli aşiretlerinden ve korucu olan Babat Aşireti lideri Hazım Babat'ın evinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan önemli 120 aşiretin liderleri ve kanaat önderleri bir araya geldi. Aralarında Diyarbakır'dan Şeyhdoda Aşireti lideri Suna Kepoğlu Ataman, Muş'tan Bediri Aşireti, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş'in de bulunduğu aşiret liderlerini evinde ağırlayıp bir toplantı gerçekleşiteren Hazım Babat, daha sonra yaptığı basın açıklamasında 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlamaları vesilesiyle tarihi bir çağrıda bulunmak toplandıklarını söyledi. Ülkenin ve bölgenin zor günler içinden geçtiğini söyleyen Hazım Babat, şunları söyledi:
"Yeniden başlayan çatışmalar, şehit haberleri, anaların dökülen gözyaşları hepimizin yüreğini yakıyor. Oysa geçmişte yaşadığımız tecrübe, silah ve şiddetle hiçbir yere varılamayacağını, kan dökmenin hiçbir sorunun çözümü olmayacağını bize defalarca gösterdi. Yaklaşık üç yıl önce başlayan çözüm süreciyle birlikte, 30 yıldır süren kardeş kavgasının, akan kanın, can kayıplarının önüne geçileceğine, barışın sağlanacağına dair umutlarımız büyüdü. Çözüm süreci, silahın devre dışı bırakılarak sorunlarımızın siyaset zemininde çözümü için medeni bir toplumsal ortamın tesis edilmesini amaçlıyordu. Bu süreçte, silahların susması ve can kayıplarının yaşanmaması en önemli kazanımımız oldu. Bölgede hayat normalleşti, insanlarımız geleceğe güvenle bakmaya başladı. Birkaç ay öncesine kadar hepimizin büyük bir memnuniyetle karşıladığı bu demokratik ortamın ortadan kalkması için hiçbir haklı gerekçe yoktur. Yaşadığımız 30 yıllık tecrübe, silahın miadının dolduğunu, acı ve gözyaşından başka silahla elde edilebilecek bir kazanım olmadığını hepimize öğretti. Son 1.5 aydır içine sürüklendiğimiz çatışma ve terör ortamı, insanlarımızın umudunu kırmakta, barış ve demokrasi beklentisini zedelemektedir."
'DEVLETİN YANINDA YER ALACAĞIZ'
Bölgenin önemli korucu aşireti Babat Aşireti lideri Hazım Babat, 7 Haziran seçimlerinin ortaya çıkardığı tablonun, bölge insanının siyasete verdiği desteğin göstergesi olarak değerlendirdiklerini belirterek, şöyle dedi:
"7 Haziran, Türkiye'de siyasetin önünü açmıştır. Ülkemizde, bireysel ve toplumsal her türlü talebin meşru siyaset zemininde, demokratik biçimde dile getirilmesi ve savunulması mümkündür. 7 Haziran sonrasında silahın yeniden devreye girmesinin makul bir izahı yoktur. Kardeş kavgasının sona ermesi ve barışın yeniden tesis edilmesi için silahlı örgüt mensuplarının şiddete son vermelerini ve ivedilikle ülkemizi terk etmelerini istiyoruz. Mevcut sorunlarımızın çözümünde silahın bir yöntem olmadığı, siyaset dışında silah ve şiddetle elde edilecek bir kazanımın bulunmadığını düşünmekteyiz. Çağrımız, bir an önce bu akıl dışı yoldan dönülmesi, silahlı mücadeleden vazgeçilerek meşru, demokratik siyasetin hakim olmasının sağlanmasına yöneliktir. Bölgenin aile büyükleri olarak, çatışmanın sona ermesi ve çözüm sürecinin yeniden hayata geçirilmesi için gerekli katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu ifade etmek isteriz. Demokratik ve şiddetten, silahtan arınmış bir Türkiye hepimizin yararınadır. Çatışma ortamından hiç kimsenin elde edeceği bir kazanç yoktur. Bölgemizin silaha değil, huzura, barışa ve sağduyuya ihtiyacı vardır. Önceliğimiz, demokrasimiz üzerindeki silah tehdidinin ortadan kaldırılması, meşru, demokratik siyasetin korunmasıdır. Biz, bu süreçte devletimizin yanında yer almaya devam edeceğiz. 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde bölgemizdeki barışın yeniden tesisi için her türlü gayret ve fedakarlığa hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyoruz."

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591