banner622
banner519

Destici: Cumhurbaşkanı, seçim çalışmalarımızı engelleyecek bir seçim temposu yürütüyor

Mehmet AKTARAN / İstanbul, () - SAADET Partisi (SP) çatısı altında seçimlere giren Milli İttifak'ın iki lideri Mustafa Kamalak ve Mustafa Destici, İstanbul'da medya temsilcileriyle ikinci kez bir araya geldi. Şişli'deki Grand Cevahir Otel'de...

Destici: Cumhurbaşkanı, seçim çalışmalarımızı engelleyecek bir seçim temposu yürütüyor

Mehmet AKTARAN / İstanbul, () - SAADET Partisi (SP) çatısı altında seçimlere giren Milli İttifak'ın iki lideri Mustafa Kamalak ve Mustafa Destici, İstanbul'da medya temsilcileriyle ikinci kez bir araya geldi. Şişli'deki Grand Cevahir Otel'de...

29 Mayıs 2015 Cuma 00:02
Destici: Cumhurbaşkanı, seçim çalışmalarımızı engelleyecek bir seçim temposu yürütüyor
banner587

Mehmet AKTARAN / İstanbul, () - SAADET Partisi (SP) çatısı altında seçimlere giren Milli İttifak'ın iki lideri Mustafa Kamalak ve Mustafa Destici, İstanbul'da medya temsilcileriyle ikinci kez bir araya geldi.

Şişli'deki Grand Cevahir Otel'de gerçekleşen yemekli programa, aralarında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç, gazeteci-yazar Tarık Toros ve Gülay Göktürk'ün de bulunduğu gazeteciler katıldı.

Sohbet şeklinde süren toplantı sırasında, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak şunları söyledi:

“Aklı başında insanlar 'Tayyip Bey'e dokunmak bile ibadettir' diyor, ben irkiliyorum. Bir başkası da, 'Allah'ın bütün niteliklerini taşıyor' diyor, ben ürperiyorum. Öbür taraftan, 'Bakara makara' deniliyor, tiksiniyorum. Bizim hacılarımız, hocalarımız, müftülerimiz bu alanda sessiz kalıyor. Acaba ben mi yanlış düşünüyorum, benim mi İslam anlayışım değişti diye kendimi sorguluyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız hiç lüzumu yok iken Papa'ya mektup yazdı. Orada Papa için 'Kutsiyetpenahları' ifadesini kullandı. Papa'yı sarayda ağırladı. Papa, gittikten sonra Türkiye'yi soykırımla suçladı. Ben sağ kesimden, bizim camianın insanlarına şu soruyu yöneltiyorum: Mesela Ahmet Necdet Sezer Bey hiç lüzumu yok iken Papa'ya öyle bir mektup yazsa ve orada bu ifadeleri kullanmış olsaydı, sonra da Papa'yı Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde ağırlasa, Papa gittikten sonra Türkiye'yi soykırımla suçlamış olsaydı, acaba bizim mahallenin insanları nasıl bir tepki koyardı? Burada en ufak bir eleştirinin gelmemesi, doğrusu benim kendimi sorgulamama yol açıyor. Ama benim dayandığım referanslar temel kaynaklar olduğu için, benim düşüncemde, maneviyat anlayışımda bir yanlışlık yok Ama bunlarda bir terslik var diyorum."

"CUMHURBAŞKANI YÜZÜNDEN BİZİM PROGRAMLARIMIZ İPTAL OLDU"

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici de şöyle dedi:

“Cumhurbaşkanı'nın adil, tarafsız olması gerekiyor. Her partiye eşit mesafede olması gerekiyor. Seçimin adaletli bir şekilde tamamlanması ve güvenliği sayın Cumhurbaşkanı'nın sorumluluğunda olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama maalesef gerekli hassasiyeti göremediğimiz gibi, bizim Sayın Cumhurbaşkanı seçim çalışmalarımızı da engelleyecek bir seçim temposu yürütüyor. Bizim Diyarbakır ve Uşak programlarımız Sayın Cumhurbaşkanı'nın programları yüzünden iptal oldu. Ben en büyük heyecan ve coşkunun bizim mitinglerde olduğuna inanıyorum. İnsanlar miting alanlarımıza girmesin diye faaliyetler yürütülüyor. İçeriye girenler polis kamerasıyla kaydediliyor. Alana sokulacak pankartlarımız denetleniyor. İktidarı eleştiren hiçbir pankartımız miting alanına alınmıyor. Medyanın özgürlüğünü ve bağımsızlığını, en az kuvvetler ayrılığı prensibinin olması gerektiği kadar önemsiyorum. Hepimizin medyaya yardımcı olunması gerektiğini düşünüyorum. Ama maalesef, üzülerek söylüyorum, oyunu yine Sayın Cumhurbaşkanımız bozuyor. Mitinglerinde direkt hedef göstererek, bazı medya kuruluşlarının, yani muhalif ya da tarafsız medya kuruluşlarının adeta yok olmasını istiyor. Ben medyanın susturulmasını, muhalefetin susturulmasına eşdeğer görüyorum. En çok eleştirdikleri tek parti iktidarının uygulamalarına doğru bir gidişat var." şeklinde konuştu.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI'NA ELEŞTİRİ...

Destici, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e makam aracı tahsis edilmesi ile ilgili tartışmalar konusunda da şunları söyledi:

“Ben bu kadar lüks bir arabanın alınmasını yanlış görüyorum. Belki camide toplanan parayla alınmamış olabilir. O parayla alınmadığını da biliyorum. Ama halktaki algı öyle değil. Adam bana, 'Ben artık camiden para toplayanı kovacağım. Verdiğim parayla şu kadar Mercedes alınıyor' diyor. Sayın Görmez bu yanlıştan döndü ve arabayı ibret-i alem için iade ettiğini söyledi. Ancak sonra ibret-i alem için başka bir araç gönderiliyor. 'Benden habersiz bir daha böyle bir şeye cesaret edilmesin' dendi. Görmez'e telefon açılarak arabayı geri göndermesinin yanlış olduğunun söylendiğini, uyarıldığını ve kendisinin bundan dolayı çok üzüldüğünün söylendiğini biliyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599