banner595

Dert Dinlerken Hasta Olabilirsiniz!

Dert dinlemek hemen hemen hepimizin hayatında ki rutin bir şeydir.Fakat bunun nasıl sonuçlara neden olduğunu biliyor musunuz?

Dert Dinlerken Hasta Olabilirsiniz!

Dert dinlemek hemen hemen hepimizin hayatında ki rutin bir şeydir.Fakat bunun nasıl sonuçlara neden olduğunu biliyor musunuz?

27 Ocak 2016 Çarşamba 17:46
Dert Dinlerken Hasta Olabilirsiniz!
banner625

Başkasının derdini çok sık dinleyenler ikinci el strese maruz kalıyor. Yakın çevresinde çok fazla stresli yaşam olaylarına tanık olanlar, ikinci el stresten daha çok etkileniyor. Yapılan çalışmalara göre bu kişilerin kandaki stres hormonları yüzde 40’a kadar yükselebiliyor, bu durum ise ömrün kısalmasına neden oluyor.
Halk arasında “Dert anası, dert babası” diye bilinen, sürekli çevresindeki kişilerin problemlerini dinleyip, onların sorunlarını içselleştiren kişilerde depresyon daha sık görülüyor. İkinci el strese maruz kalan bu kişilerin ömürlerinin de kısaldığını söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Uzman Psikolog Cangül Tokmaktepe,“Özellikle etrafındaki kişilerin problemlerini içselleştiren, kendi derdiymiş gibi görüp bunlar için çok fazla sorumluluk alan kişilerde kaygı, düşük ruh hali, bitkinlik gibi depresif belirtiler daha sık görülüyor" dedi. Psikolog Tokmaktepe, ikinci el stresle ilgili şu bilgileri verdi:

GERGİNLİK AYNA NÖRONLARDAN BULAŞIYOR
İnsan, doğası gereği sürekli etrafı ile etkileşim içinde olan bir varlıktır. Bu durum da doğal olarak, insanı çevresindeki kişilerden ve durumlardan etkilenir hale getirir. Kişilerin yaşadıkları psikolojik durumların, yakınları tarafından hissedildiği, araştırmalar tarafından desteklenen bir gerçektir. Ailede, okulda, işte, sürekli birileri ile ilişki içindeyiz ve bu kişilerin ruh durumu bizim de hayatımızı etkileyebilir.
Kişilerin yaşadığı duygular, içinde bulundukları ruh hali; neşeli ise neşesi, gergin ise gerginliği, iletişim halinde olduğu kişilere, beyindeki “ayna nöronlar” aracılığı ile geçer. Bu nöronlar sayesinde, kişideki stresi algılarız ve bu stresten biz de etkileniriz. Yani esnemek gibi stresin de bulaşıcı olduğunu söylemek mümkün.

KANDAKİ STRES HORMONU YÜKSELİYOR
Yapılan bir araştırmaya göre, kişiler stresli bir duruma maruz kaldıklarında, kandaki “kortizol” yani stres hormonları artmaktadır. Araştırmadaki en ilginç verilerden biri ise, stresli duruma maruz kalan katılımcıları gözlemleyen kişilerin yüzde 26’sında da kortizol seviyesinin yükseldiği görülmesidir. Eğer katılımcı ile gözlemci arasında duygusal bir ilişki varsa, bu etki yüzde 40’a kadar çıkmaktadır. Etkileşim halinde olmak, kişinin duygularının karşı taraftan da algılanmasını sağlar.

SORUNU FAZLASIYLA İÇSELLEŞTİRMEK ZARAR VERİYOR
Çevresindeki kişilerin sürekli problemlerini dinleyen kişilerin de psikolojik sorunlar yaşayabilir. Özellikle bu problemleri içselleştiren, kendi derdiymiş gibi görüp bunlar için çok fazla sorumluluk alan kişilerde kaygı, düşük ruh hali, bitkinlik gibi depresif belirtiler görülebilir.Birçok insan sevdiklerinin, yakınlarının sorunlarını dinlerken üzülür, çözüm üretmeye çalışır, tavsiyeler verir. Empati, insan ilişkilerinde önemli bir etkendir. Empati kurarak insan karşısındakini anlayabilir ve ilişki kurabilir. Ancak bir süre sonra bu problemleri kendi yaşamış gibi davranmak kişiye zarar vermeye başlayabilir.
Yapılması gereken, sınırların çizilmesidir. Yakınının derdini dinleyen kişi genelde karşısındakine yardımcı olmaya çalışır, elinden geleni yapar. Önemli olan bu problemin kendine ait olmadığını kavrayabilmesi ve sorunun sorumluluğunu üstüne almamasıdır.

STRES YAŞAM ENERJİSİNİ DÜŞÜRÜYOR
Kişi, etrafında sürekli strese maruz kaldıkça, dinlediği bu problemlerden etkilenmeye başlayabilir ve kendisi de mutsuz, gergin, neşesiz bir bireye dönüşebilir. Stres, kişinin yaşam enerjisini düşüren bir etkendir. Kişinin bu stresle gergin birine dönüşmesinin yanı sıra, yapılan çalışmalara göre ikinci el stres, ömrün de kısalmasına sebep olmaktadır.

TRAVMA YAŞAYANLARIN YAKINLARINDA RİSK FAZLA
Yakın çevresinde çok fazla stresli yaşam olaylarına maruz kalan kişilerin, ikinci el stresten daha çok etkilendikleri söylenebilir. Özellikle, yakınları travmatik olaylar yaşamış kişiler için ikinci el stres riskinin yüksek olduğu düşünülebilir. Bunun yanı sıra, karşısındaki kişinin problemini içselleştirmeye ve sahiplenmeye meyilli kişilerde de yüksek oranda görünmesi mümkündür.

ÇOCUKLAR İKİNCİ EL STRESE DAHA DUYARLI
İkinci el strese çocukların daha duyarlı olduklarını söylemek mümkündür. California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, anneler ve çocukları farklı odalara koyuldu. Anneler, bulundukları odada stresli bir duruma maruz bırakılıp kalp atışları ölçüldü. Diğer odada olaydan habersiz oynayan çocuklar daha sonra anneleriyle bir araya getirildi. Annelerinin durumunu gördükten sonra çocukların da kalp atışlarının yükseldiği ve ikinci el stres semptomları gösterdikleri saptandı.

REALITY ŞOVLAR HAYATA GÜVENSİZLİĞİ ARTIRIYOR
Evde ailesi, okulda arkadaşları veya işte müdürü aracılığıyla ikinci el strese maruz kalındığı gibi reality şov programlarında sürekli olumsuz yaşam olayları görmek, bunlara tanık olmak, insanların kendileri ve yakınları için “başlarına kötü bir şey gelebileceği” gibi kaygıları tetikleyebilmekte ve hayata karşı güvensizliğini arttırabilmektedir. Artan kaygılar sebebiyle, kişi kendini sürekli diken üstünde gibi hissedebilir ve bu da genel bir huzursuzluğa yol açabilir.

STRESE NEDEN OLAN KİŞİLERDEN UZAKLAŞIN
İkinci el stresin etkilerini azaltmanın yollarından biri, bu tür strese neden olan kişilerden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Eğer bu kişi aileden biri veya yakın bir arkadaş ise bu her zaman mümkün olmayabilir. Ancak çok yakın bir tanıdık değilse, bu etkiyi en aza indirmek için bu kişilerle olan ilişkilere mesafe koymak etkili olabilir.
Stresli insanlardan uzak durmak, her zaman mümkün değildir. Bu durumda yardım isteyen kişilere karşı, verilebilecek destekten fazlasını gerektirecek bir sorumluluk almamaya özen göstermek önemlidir. Önemli olan kişinin kendi sınırlarını çizebilmesidir. Karşıdakinin problemini sahiplenmemeli ve bu problemlerin diğerlerinin sorunu olduğunun farkına varılmalıdır.
Yapılması gereken, tepkileri değiştirmeye çalışmaktır. Stresle mücadele etmek yerine, kişiyi daha pozitif bir birey haline dönüştürmek açısından, bu durumu bir fırsat olarak görmek yararlı olabilir. İkinci el stresten uzaklaşmak için denenebilecek en iyi yollardan biri de kişinin enerjisini koruyabilmeyi öğrenmesidir. Bunun için de gün içinde yürüyüş ve derin nefes egzersizleri yapmak ve sabahları minnet duydukları birkaç şeyi yazmak gibi sağlıklı alışkanlıkları hayatlarına katmak önemli olabilir. 

Kaynak: Ülke Haber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388