banner595

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sipariş üzerine Nobel Ödülü veriliyor"

Özgür ALTUNCU-Taner YENER/İSTANBUL, () CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan dönem başkanlığını Türkiye'nin yaptığı G-20 Zirvesi kapsamında İstanbul'da ilk kez düzenlenen W20 Zirvesi'ne katıldı. Eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan'la...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sipariş üzerine Nobel Ödülü veriliyor"

Özgür ALTUNCU-Taner YENER/İSTANBUL, () CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan dönem başkanlığını Türkiye'nin yaptığı G-20 Zirvesi kapsamında İstanbul'da ilk kez düzenlenen W20 Zirvesi'ne katıldı. Eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan'la...

16 Ekim 2015 Cuma 12:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sipariş üzerine Nobel Ödülü veriliyor"
banner556

Özgür ALTUNCU-Taner YENER/İSTANBUL, () CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan dönem başkanlığını Türkiye'nin yaptığı G-20 Zirvesi kapsamında İstanbul'da ilk kez düzenlenen W20 Zirvesi'ne katıldı. Eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan'la birlikte Tarabya Köşkü'nden çıkan Erdoğan çok yakındaki Grand Tarabya Oteli'ne geldi. Açılış konuşmasını Türkiye G20 Sherpası ünvanıyla Dışişleri Bakını Feridun Sinirlioğlu'nun büyükelçi eşi Ayşe Sinirlioğlu yaptı.

BOŞ SANDALYELER KALDIRILDI
Toplantı önceki salonun arka bölümündeki boş saldalyeler görevliler tarafından toplandı. Toplantıya Türkiye'de popüler olan Alman oyunca Vilma Elles de katıldı.
Kadın 20'nin kuruluş çalışmalarını yakından takip ettiğini, zaman zaman önerilerini paylaştığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyümeye ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Kadınların işgücüne katılması ihtiyacımız olan büyümede en önemli ihtiyacımızdır. Neler yapılabileceğini tartışmalıyız" dedi.

SURİYE HALKININ KURTULUŞ MÜCADELESİNİ DESTEKLİYORUZ
G-20 Zirvesi'nin en önemli gündem maddelerinden birinin de terör olacağını söyleyen Erdoğan, "Ülkemizin hemen güney sınırlarındaki Suriye'de, tüm dünyanın istikrarını ve güvenliğini tehdit eden olaylar yaşanıyor. Kendi vatandaşlarına karşı acımasız bir savaş yürüten rejim, Suriye halkının yarısını oluşturan 12 milyon kişinin yerinden olmasına yol açmıştır. Bunun 5 milyonu Suriye'nin dışındadır, 7 milyonu ise Suriye'nin içinde evlerini terk etmişlerdir. Bugün Suriye'de olanlar bir devrim arayışı değildir, o aşama geride kaldı. Artık bu ülkede yaşananlar, Suriye halkının kurtuluş mücadelesidir. Geçmişte Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülke olarak, Suriye halkını biz çok iyi anlıyoruz. Biz Türkiye olarak, demokrasinin ve özgürlüklerin yanında olması gereken her ülke gibi, Suriye halkının kurtuluş mücadelesini destekliyoruz" diye konuştu.

ASKERİ DARBELERİ DESTEKLİYORLAR
Devrimlerle hiçbir zaman özlenen, beklenen barışın gelmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çünkü o bir ruh yapısıdır. Eğer darbeler yapılmışsa, o darbelerle o devrimler gerçekleştirilmişse o ruh yapısı sadece otokratik anlayışları getirir. Asla demokratik bir yapıyı getirmez. Bunun bedelini dünyada birçok ülke ödedi ve ödemeye devam ediyor. Onların yapıldığı yerde sömürü vardır. Ve o sömürü sınırsız devam etmektedir. Ne yazık ki demokratik olduğunu söyleyen ülkelerin dünyada büyük bir çoğunluğu bu tür darbeleri savunmaktadır, desteklemektedir. Ama lafa geldiği zaman BM Genel Kurulu'nda da kalkarlar, derler ki 'demokrasi, özgürlük'… Nasıl bir demokrasi, nasıl bir özgürlük… Bir tarafta darbe yapılıyor, bu askeri darbedir, ama siz gidiyorsunuz bu askeri darbeyi yapanları adeta tebrik ediyorsunuz, alkışlıyorsunuz, onlara destek veriyorsunuz. Onlara uçaklar, bombalar gönderiyorsunuz. 'Daha fazla vur' diye, 'daha fazla öldür' diye bunları yapıyorsunuz. Bütün bunlar karşısında biz direndik ve direniyoruz" diye konuştu.

BÖLGEYE FELAKETE SÜRÜKLEDİLER
"Şu anda bölgede faaliyet gösteren DAİŞ, PYD, YPG, PKK gibi terör örgütleri rejimle birlikte Suriye halkının kurtuluş mücadelesine karşı savaşan yapılardır" diyen Erdoğan eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: Bugün DAİŞ'ın hedef aldığı ülkelerin en başında Türkiye geliyor. Daha önce Suruç'ta, geçtiğimiz hafta sonu Ankara Garı önünde yaşanan canlı bomba eylemlerinde toplamda 130 vatandaşımızı kaybettik. Aynı şekilde askerlerimizden, polislerimizden DAİŞ saldırılarında şehit olanlar var. Buna rağmen Türkiye'yi hala Suriye'de DAİŞ'ı destekleyen bir ülke gibi göstermeye çalışanlar olduğunu da üzüntüyle görüyoruz. Türkiye, adı, amacı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun tüm terör örgütlerinin aynı şekilde karşısındadır. Bir takım ülkelerin yaptığı gibi, terör örgütlerinin bazılarını destekleyip, bazılarına karşı mücadele ediyor gibi görünmek, terörün yanında yer almaktır. Teröre karşı olmak ahlaki bir duruştur. Bu ahlaka sahip hiçbir ülkenin terör örgütleri arasında ayrım yapması kabul edilemez. Şu gerçeği buradan bir defa daha, özellikle bu konuda ilkeli bir tavır ortaya koyamayan tüm ülkelere hatırlatmak istiyorum. Bugün işinize geldiği için desteklediğiniz terör örgütünün, yarın silahlarını size doğrultacağından hiç şüpheniz olmasın. Çünkü terörün karakteri budur, cibilliyeti de budur. Bunu bilmenizi istiyorum. Biz, DAİŞ'le, onunla birlikte PKK'yı da, PYD'yi de, YPG'yi de, diğer tüm terör örgütlerini de insanlık için aynı derecede tehlikeli örgütler olarak görüyor, hepsine karşı da mücadele ediyoruz. Terör örgütleriyle mücadelesinde Türkiye'ye yeterli desteği vermeyenler, bilakis bu örgütlere alttan alta destek olanlar, bölgeyle birlikte tüm dünyayı bir felakete doğru sürüklediklerini bilmelidirler.

TERÖR ÖRGÜTLERİ ARASINDA AYIRIM YAPIYORLAR
Şu anda güneyde, terör örgütlerinin elinden çıkan silahlara değinen Erdoğan, " Batılı dostlarımız… Bunlar yan yana oturduğumuz zaman da hep dost… Ama silahlar, onların silahları. İşte kalkıyor bir terör örgütünün başındaki kişi, '50 ton silah bize gönderildi ve daha gönderilecek' diyor. Ama biz kendilerine bunu söylediğimiz zaman, 'Biz bunu DAİŞ'e karşı savaştıkları için veriyoruz' diyorlar. Kendilerine şunu söylüyorum. Diyorum ki, DAİŞ'e karşı savaştıkları için veriyoruz diyorsunuz. O zaman El Nusra denilen bir örgüt var, o da DAİŞ'e karşı savaşıyor. Ona terör örgütü olarak bakıyorsun da diğerine niye terör örgütü olarak bakmıyorsun. Çünkü terör örgütleri arasında da ayrım yapıyorlar. İyisi, kötüsü… Ya terör örgütünün iyisi, kötüsü olur mu? O da kötü, o da kötü… Bizim bakışımız bu…" iadelerini kullandı.

AB'YE ELEŞTİRİ
" Batı'nın, özellikle de Avrupa'nın güvenliği ve istikrarı, bizim güvenliğimizden ve istikrarımızdan geçiyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Bunu şimdi kabul ettiler. Geçen hafta Brüksel'deydim. Orada yaptığım görüşmelerde hepsi de bunu kabul ediyor. 'Türkiye'siz olmaz'. Peki Türkiye'siz olmazsa, Türkiye'yi AB'ye niye almıyorsunuz? Mesele belli… Ama açık, net değiller. Açık, net olsalar niye almadıklarını şöyle açıkça ortaya koysalar, biliyorlar ki dünyada kendileri çok farklı bir yere konulacak. Çünkü diyorlar, 'Biz NATO'da bir yanlış yaptık, ama AB'de aynı yanlışı yapamayız'. Sıkıntı buradan geliyor. Şu anda AB üyesi ülkeler içersinde birçoğu bizimle AB müktesebatı noktasında çok çok geri kalmış ülkelerdir. Biz çoğunun önündeyiz. Ekonomik olarak da Kopenhag kriterleri açısından da, hepsinden çok daha ileriyiz. Ama maalesef samimi davranmıyorlar. Bunu ben özellikle böyle bir uluslar arası toplantıda sizlerle paylaşmayı görev telakki ettiğim için anlatıyorum"diye konuştu.

NOBEL SİYASİ
Aylan Kurdi'nin fotoğrafını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözleri şöyle tamamladı: Ne zaman ki o Aylan yavrumuz Bodrum sahillerine vurdu, ondan sonra bunlar o resim karesini dergilerin başına işlemeye başladılar ve ne oluyoruz demeye başladılar. Tama da biz ne zamandan beri bağırıp çağırıyoruz. Türkiye'de şu anda 2 milyon 200 bin sadece Suriyeli var. 300 bin de Iraklı var.2,5 milyon mülteciyi Türkiye, kendisi kamplarında ağırlıyor. Bütün mali desteği bizden. Yaptığımız harcama 8 milyar dolar şu ana kadar. Dünyadan bize gelen destek ne? 417 milyon dolar. Bu kadar açık ara. Çok ilginç gelişmeler oluyor. Birileri mülteci kabulünde laf ediyor, 'Biz 30-40 bin mülteci kabul edeceğiz'. Ondan sonra tabi Nobel'e aday gösteriliyor, nasıl oluyorsa… Bizde şu anda 2,5 milyon mülteci var. Bu konuda kimsenin umurunda değil. Çünkü Nobel de siyasi. O da siyasi. Nobel ödüllerinin nasıl verildiğini zaten çoğunuz biliyorsunuz. Sipariş üzerine Nobel ödülü veriliyor. Yani hak ediyor, etmiyor böyle bir şey söz konusu değil, sipariş… Ama bunlar bu dünyada aşılacak. Bu iş böyle gitmez. Biz bu zor günleri, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek inşallah geride bırakacağız. Ama bu zor günlerimizde yanımızda olanlarla, karşımızda yer alanları da asla unutmayacağız. Erdoğan eşi ve kızıyla birlikte, toplantının ardından üye ülkelerin temsilcileri ve zirve konuşmacılarıyla birlikte aile fotoğrafı çekimine katıldı.
(FOTOĞRAF)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388