banner622
banner595

Ceza Hukuku Uzmanı Prof.dr. Erşan Şen’den ’Hakan Fidan’ Açıklaması

Antalyalı işadamları tarafından oluşturulan Salı Grubu’nun toplantısına katılan Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen, Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Şen, milletvekili aday adayı olup görevine geri dönen MİT...

Ceza Hukuku Uzmanı Prof.dr. Erşan Şen’den ’Hakan Fidan’ Açıklaması

Antalyalı işadamları tarafından oluşturulan Salı Grubu’nun toplantısına katılan Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen, Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Şen, milletvekili aday adayı olup görevine geri dönen MİT...

22 Nisan 2015 Çarşamba 13:16
Ceza Hukuku Uzmanı Prof.dr. Erşan Şen’den ’Hakan Fidan’ Açıklaması
banner556
Antalyalı işadamları tarafından oluşturulan Salı Grubu’nun toplantısına katılan Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen, Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Şen, milletvekili aday adayı olup görevine geri dönen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın hukuki olarak müsteşarlık yapamayacağını, yeni anayasa çalışmalarının nihayete erdirilip başkanlık sistemine geçilmesi halinde hukuki olarak yeniden seçime gidilmesi gerektiğini savundu.
Ceza Hukuku Uzmanı akademisyen avukat Prof. Dr. Ersan Şen, Salı Grubu’nun konuğu oldu. Antalya Tenis İhtisas ve Spor Kulübü’nde (ATİK) gerçekleştirilen buluşmada Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı tespitlerde bulunan Şen, Ermeni soykırımı iddiaları, başkanlık sistemi Balyoz ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün de içinde bulunduğu şike davalarını hukuki olarak yorumladı.
"TOPRAK TALEBİ GELEBİLİR"
Salı Grubu Başkanı işadamı Muharrem Koç’un ev sahipliğinde yapılan toplantının giriş bölümünde Avrupa devletlerinin Ermeni soykırımı iddialarını ve hukuki yaptırım tartışmalarını değerlendiren Şen, “Bir takım siyasi etkileşimler üzerinden gidilerek Türkiye soykırım ile suçlanıyor. Bu iddiaların öncelikli olarak tarihçiler tarafından yorumlanması çok önemli. Tabi ilerde yine bir takım siyasi baskı ve girişimlerle bir takım toprak talepleri karşımıza çıkabilir. Ancak olaya hukuki olarak bakıldığında Türkiye’yi bağlayıcı bir yapı şu an için gözükmüyor” dedi.
"FEDERATİF YAPI BİZE UYMAZ"
Yeni Anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarının daha önce de gündeme taşındığını belirten Prof. Dr. Şen, “Türkiye kanun değiştirmeye, anayasa düzenlemeye bayılır. Ancak şu unutulmamalı; anayasayı, kanunları yenileyerek dertleri çözemeyiz. Önce insan kalitemizi artırmamız lazım. Anayasa’nın ilk 3 maddesine dokunmamak kaydı ile sistem değiştirebilirsiniz. Fakat federatif yapı Türkiye’ye uymaz. Bu yapılırsa bayrağı çeken birbirine saldırır” diye konuştu.
"SEÇİM YENİLENMELİ"
Yeni anayasa çalışmalarının nihayete erdirilip başkanlık sistemine geçilmesi halinde hukuki olarak yeniden seçime gidilmesi gerektiğini savunan Şen, “Eğer yeni anayasa çalışması yapılır ve Türkiye sırf merakından rejim değişikliğine giderse mevcut cumhurbaşkanının tekrar seçime girmesi gerekiyor. Hukuken başka çaresi yok. Yani yeni anayasaya göre seçim yapılması şart. Bunu şu tarihte cumhurbaşkanı seçilen kişi başkan olarak görevine devam eder diyerek hazırlanan geçici bir madde ile çözemezsiniz” dedi.
"FİDAN MÜSTEŞAR OLAMAZ"
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan’ın AK Parti’den milletvekili aday adayı olduktan sonra görevine geri dönmesi ile ilgili ilginç bir tespit yapan Şen, şöyle dedi: “Sayın müsteşar görevinden ayrılıp bir siyasi partiye üye oldu, temayül yoklamasına girip birinci çıktı. Hakan Fidan’ın Seçim Kanunu’na göre müsteşar olabilmesi mümkün değil. Üçlü kararname ile ataması yapıldı mı bilemiyorum ama bu mümkün değil. Eğer olacaksa Milli Güvenlik Kurulu’nun önerisi ile olabilir. Böyle bir uygulama göz ardı edilmemeli, kişiye göre kural değiştirilmemelidir. Kurumların DNA’sı ile oynayarak sorun çözemezsiniz Bu gibi şeyler toplum inancını bozar, hukuk devleti ilkesini öldürür.”
"BASKI OLMASA HAPİSTEN ÇIKAMAZLARDI"
Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinin müsabakalara şike veya teşvik pirimi vererek müdahale ettikleri iddiası ile yargılandıklarını ifade eden Prof.Dr.Şen, "Cebir ve şiddet yoktu, tehdit yoktu. Bunlar iddianamede de yer almadı. Ama kulüp yöneticileri özel yetkili ağır ceza mahkemesinde soluğu aldılar. O dönem kanun değişmeseydi ve ciddi bir kamuoyu baskısı olmasaydı Aziz Yıldırım ve diğerlerinin içeriden çıkabileceklerini düşünmüyordum. Çünkü doğru dürüst bir yargılama süreci geçirmediler. Ve o dönemde şöyle bir algı vardı; ‘Aziz Yıldırım’ı başka bir mahkemenin (Ağır ceza) yargılamaya gücü yetmez’ Bu kayıtlara geçmeyen bir görüştü" dedi.
Siz Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yöneticilerini bu kadar uzun süre takip edip dinleyeceksiniz ve suçüstü yapmayacaksınız. Sivas’ta otelin kapısında 100 polis olacak, siz içerde kimisine göne 5 milyon lira kimisine göre 5 milyon doların Aziz Yıldırım tarafından diğer kulübün başkanına verildiğini tespit edemeyeceksiniz. Buna kargalar bile güler. Şüphe olabilir ama hukukta şu vardır; şüpheden sanık yararlanır. Şu da ayrı bir gerçek; bu davada usulü uygun, şikeyle ilgili hiçbir dinleme kararı yok” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591