banner622
banner595

Çatıder Başkanı:Her fırtınada uçabilecek binlerce çatı var

ÇATI  Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, özellikle Marmara Bölgesi’nde hafta sonu etkili olan lodos nedeniyle İstanbul ve Bursa’da uçan çatıların büyük bir tehlike yarattığını...

Çatıder Başkanı:Her fırtınada uçabilecek binlerce çatı var

ÇATI  Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, özellikle Marmara Bölgesi’nde hafta sonu etkili olan lodos nedeniyle İstanbul ve Bursa’da uçan çatıların büyük bir tehlike yarattığını...

23 Kasım 2015 Pazartesi 14:44
Çatıder Başkanı:Her fırtınada uçabilecek binlerce çatı var
banner556
ÇATI  Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, özellikle Marmara Bölgesi’nde hafta sonu etkili olan lodos nedeniyle İstanbul ve Bursa’da uçan çatıların büyük bir tehlike yarattığını belirterek, "Bir hastanenin bile çatısının uçması, çatıların standartlara uygun yapılmasının hayati öneme sahip olduğunu gösterdi. Türkiye’de geleneksel yöntemlerle yapılmış yaklaşık 7 milyon çatı bulunuyor. Bunların önemli bölümü, lodos gibi şiddetli fırtınada uçma riski taşıyor" dedi.
Marmara Bölgesi’nde hafta sonu etkili olan lodos, aralarında Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin de aralarında bulunduğu onlarca binanın çatısının uçmasına neden oldu. ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, her fırtınada kanıksanan çatı uçma olaylarının standartlara uyulması halinde Türkiye’nin gündeminden çıkacağını belirterek, şöyle dedi:
"Florida’da hortum olduğunda binalar uçuyor ama çatı uçmuyor. Singapur tayfun bölgesi olmasına rağmen çatılar uçmuyor. Türkiye’de ise, maalesef küçük fırtınalarda bile çatılar uçuyor. Çatılar, uzman ve tecrübeli uygulamacılara teslim edilerek, sertifikalı, standartlara uygun ürünler kullanılırsa benzer olayları yaşamayız."
GELENEKSEL YÖNTEMLE YAPILAN ÇATILAR RİSKLİ
Türkiye’de geleneksel yöntemlerle yapılmış yaklaşık 7 milyon çatı olduğunu tahmin ettiklerini belirten Yavuz şöyle konuştu:
"Geleneksel yöntemle yapılan çatıların büyük bölümü riskli ve şiddetli fırtınaya karşı dayanıksız. Çatıların projelendirme, yapım veya bakım süreçlerinde; projesinin yapılmaması, yapım tekniklerine uyulmaması, standart dışı malzeme kullanılması veya yapım işlerinin bilgisiz, yetersiz ve belgesiz kişilere bırakılması durumunda yapılar riske açık hale geliyor. Her fırtınada çatı uçmasını kanıksamadan, risk ve tehlikelerden uzak olmak için çatıları standartlara uygun hale getirmeliyiz."
"ÇATI, BİNAYA DOĞRU BAĞLANMALI"
Çatının binaya doğru bağlanmasının önemine dikkat çeken Yavuz, şu bilgileri verdi:
"Çatı bütünü içindeki, özellikle kalkan duvar, parapet, baca gibi yapı bileşenleri deprem sırasında yıkılmayacak, yapıdan ayrılarak çevreye savrulmayacak şekilde projelendirilmeli ve projeye uygun olarak inşa edilmelidir. Çatıların betonarme malzemeye bağlantıları, her yönde gelebilecek yükleri alabilecek şekilde uygulanmalıdır. Sadece çivilerle yapılan bağlantılarda uzun vadede performans düşer. Vida ve ankraj sistemleri kullanılmayan yani betonarme yapıya sabitlenmeyen yanlış uygulamalar, bu noktalarda zayıflığa yol açar. Yapılan iş her safhasında çatı konusunda uzman bir teknik eleman tarafından kontrol altında tutulmalıdır. ÇATIDER olarak sektörün ihtiyaç duyduğu uzman uygulama usta ve teknikerleri eğitiyoruz."
"SU DEPOLARI, ÇANAK ANTENLER RİSKİ ARTIRIYOR"
Çatılarda yer alan su depoları, çanak anten, güneş enerjisi ısıtıcıları ve baz istasyonlarının risk artıran faktörler olduğunu kaydeden Yavuz, şunları söyledi:
"Bu ekipman ve sistemlerin çatı üzerinde yer almaları bir hesaba ve projeye dayanıyor, usulüne uygun yapılır ve yapımları denetlenirse sorun olmaz. Ancak maalesef ülkemizde sık gördüğümüz üzere izinsiz ve bilgisizce yapılan ilaveler, deprem, fırtına gibi olaylarda bulundukları yapı ve çevredekiler için ciddi yaralanma ve ölümlere sebep olabiliyor. Çatının böyle sistemleri taşımadığı görüldüğünde tedbir alınmadan çatı üzerine ek yükler konulmamalı."
YANLIŞ UYGULAMALAR SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇIYOR
Yavuz, birçok çatıda tadilat yapılmasına rağmen birkaç sezon sonra tekrar akma, rutubet, küf ve nem sorunu görüldüğünü ifade ederken, "Çatılarda doğru uygulama ve doğru ürün kullanımı, vazgeçilmez bir bütünü oluşturur. Biri olmadan sorunsuz çatı mümkün değildir. Çatılar yağmur, kar, rüzgar gibi dış etkenler ile ilk karşılaşan ve onlara karşı koyan en önemli yapı kabuğudur. Doğru detay ve doğru malzeme ile sistemine uygun projelendirilen ve uzman kişiler tarafından yapılan çatılar, su sızıntılarına, rutubete, küfe, ev içinde kötü kokulara ve hatta romatizma, solunum yolu ve deri hastalıkları gibi insan sağlığını tehdit eden ciddi hastalıklara karşı bir bariyer görevi görür" dedi.

FOTOĞRAFLI

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591