banner622
banner595

BÜ Rektörü Baydaş’tan Açlık Grevine İlişkin Açıklama

Bingöl’de öğrenciler tarafından başlatılan açlık grevine yönelik açıklamada bulunan Bingöl Üniversitesi (BÜ) Rektörü Gıyasettin Baydaş, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına cevap vererek, "Bir tanesi bize...

BÜ Rektörü Baydaş’tan Açlık Grevine İlişkin Açıklama

Bingöl’de öğrenciler tarafından başlatılan açlık grevine yönelik açıklamada bulunan Bingöl Üniversitesi (BÜ) Rektörü Gıyasettin Baydaş, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına cevap vererek, "Bir tanesi bize...

04 Mart 2015 Çarşamba 14:36
BÜ Rektörü Baydaş’tan Açlık Grevine İlişkin Açıklama
banner625
banner605
Bingöl’de öğrenciler tarafından başlatılan açlık grevine yönelik açıklamada bulunan Bingöl Üniversitesi (BÜ) Rektörü Gıyasettin Baydaş, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına cevap vererek, "Bir tanesi bize bir saldırı yaparsa, bunun sorumlusu kim olur? Hedef gösteren Selahattin Demirtaş olur” dedi. Baydaş, soruşturma kapsamında bulunan bazı öğrencilerin karıştığı olayların güvenlik kamerası görüntülerini paylaştı.
Bingöl Üniversitesi Rektörü Gıyasettin Baydaş, öğrencilerce geçen hafta Salı günü başlatılan ve halen devam eden açlık grevine yönelik basın açıklaması düzenledi. Öğrencilerin, ‘haksız yere soruşturma, uyarı, kınama ve uzaklaştırma’ cezaları aldıklarını iddia ederek açlık grevi başlattıklarını anımsatan Baydaş, "Ne olursa olsun, öğrencinin fiili suçu olsa dair hiçbir öğrencimizin böyle bir açlık grevine girmesini istemiyoruz. Nihayetinde hiçbir öğrencimizin de zarar görmesini istemiyoruz. Öğrencilerimiz inşallah en kısa sürede bu fiillerini sonlandırırlar. Zaten bunların çoğu cezaları olmayan öğrencilerdir" diye konuştu.
5 FARKLI OLAY
Öğrenciler hakkında başlatılan soruşturmalar hakkında bilgi veren Rektör Baydaş, bazı öğrencilerin 5 farklı olaya karıştığını söyledi. Olayların 16 Aralık 2014 tarihinde başladığını belirten Baydaş, "İlginçtir ki 5 olayın olduğu süreç 9 ya da 10 gündür. O tarihlerde Türkiye’de başka üniversitelerde de karşıt görüşlü öğrenciler arasında olaylar olmuştu. O döneme denk gelecek şekilde başlayan bazı olaylar vardı" şeklinde konuştu. Soruşturma kapsamında bulunan öğrencilerin karıştığı 5 olayı özetleyen Baydaş, ‘polis ile işbirliği yapılıyor’ iddialarına ise şöyle cevap verdi:
"Bizim suçlandığımız bir diğer konuda polis üniversiteyi işgal ettiği, sürekli onlarla işbirliği içerisinde olduğu şeklindeki suçlamalardır. Biz 7 yıldır yönetimdeyiz bu süreçte biz hiçbir zaman polisin üniversite içerisine girmesini tasvip etmedik ve davette etmedik.O nedenle üniversitede de çok ciddi sıkıntılar çıkmazdı. Üniversitede öğrencilerin eylemleri olmaz mıydı? Olurdu. Ama kırıp dökme olmadığı için, kimseye zarar vermedikleri için, mal ve cana zarar vermedikleri için biz o üniversite öğrencileriyle konuşarak işin çok kötüye gitmeden halledilmesini sağlıyorduk. O nedenle polise de ihtiyaç duymuyorduk. Geçen Aralık ayında yaşanan olaya gelince, darp edilen öğrenci polis içeri girip müdahale etmediği için hem polis ve hem de bizim hakkımızda savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bizim hakkımızda suç duyurusu, ‘ben 30-40 kişilik grup tarafından darp edildim yönetim polisin içeri girmesine izin vermedi. Ben bu olaydan zarar gördüm’ şeklindeydi. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığı bize bir yazı yazdı ve mevzuatı hatırlatacak bir yazıydı. Yani suç olduğu zaman fiili bir eylem olduğu zaman polis izin almaksızın üniversiteye girebilir suç ve suçluyu takip edebilir. Bu nedenle üniversitenin herhangi bir engel oluşturması yasal değildir. Bu bizim için bir hatırlatmaydı. O gün gelen polislere biz giremezsiniz diye bir dayatmada bulunmadık polis muhtemelen bir tereddüt yaşadı. Savcılığın yazısından sonra polis tedbir aldı ve ilk kez üniversitemize girdi."
"12 KİŞİLİK EKİP OLUŞTURULDU"
Savcılığa da intikal eden toplam 5 olayla ilgili 12 kişiden oluşan bir soruşturma ekibi oluşturulduğunu ve ekibin yaklaşık 2 ay çalıştığını kaydeden Baydaş, şöyle devam etti:
"Ekip, kamera görüntülerini, tutanakları ve emniyetteki kayıtlar üzerine çalışma yaptı. Bizim soruşturma henüz devam ederken, 9 öğrenci emniyet tarafından alındı. Bunlardan 3’ü tutuklu, diğerleri tutuksuz bir şekilde yargılanmaya devam ediliyor. Sadece bizim soruşturmalarda değil, şikayetler üzerine adli olarak da soruşturmalar devam ediyor."
Tutuklu yargılanan öğrencilerin sınavlarını hapishanede yaptıklarını ifade eden Baydaş, "Sınav hakları gasp edilmesin diye hepsinin sınavlarını hapishanede yaptık. Bizim soruşturma kapsamında 5 olayda fiili olarak bulunanlardan 15’i uzaklaştırma cezası almışlardır. Bazı öğrencilere kınama cezası verdik ki bunun hiçbir yaptırımı yoktur. Başka öğrencilerin eğitim hakkına engel oluşturdukları için sadece kınama cezası verildi. Dışarı anlatıldığı gibi değil hiçbir öğrenci üniversiteden atılmadı. Sadece geçici olarak uzaklaştırma cezaları almışlardır. Kınama cezası alan 50 öğrencimiz eğitimlerine devam ediyor herhangi bir engel de yoktur" ifadelerini kullandı.
Aralık ayında bazı üniversitelerde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan çatışmalara değinen Baydaş, “Bizim üniversitemizde böyle karşıt görüş çatışmaları yaşanmadı. Burada esas olan bu süreçte birileri öğrencileri kullanmaya yönelik gayret sarf ediyor. Bu olaylardan dolayı üniversiteden kaçıp kaydını sildirenler var. Biz Bingöl olarak böyle kötü bir algıyı hak etmiyoruz. 33 Er şehit edilmesi olayı, Emniyet müdürüne yönelik yapılan saldırı ve benzer olaylardan dolayı Bingöl’ün sırtında zaten bir kambur var bu kamburu daha da ağırlaştırılmasının hiçbir anlamı yok. Biz bu ilin Doğu incisi olması için gayret sarf etmemiz lazım” dedi.
"DEMİRTAŞ’IN İDDİALARI DOĞRU DEĞİL"
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dün mecliste yaptığı konuşmaya değinen Rektör Baydaş, "Söylediklerinin içinden bir tane doğru olan ‘Zazalar Kürt değildir’ tezim vardır. Bunu oraya taşımasını ben bir genel başkana yakıştırmadım. Sen böyle bir görüşe sahip olamasın şeklinde eleştirmek, telkin etmek doğru değildir. Bunu bir zamanlar Kürtlere karşı uygulanan ‘kart kurt’ meselesine benzetiyorum. Ben tezimde yanlış da olabilirim, doğru da olabilirim. Ama benim tezim bu, düşüncem bu, fikrim bu. Bunu suç olarak algılamak, lanse etmek doğru değil. Diğerlerinin hiçbirisine katılmıyorum ki hiçbiri de doğru değil zaten. Bir de tehdit etme olayı var onu hiç yakıştırmadım bir genel başkana. Yarın öbürgün delinin bir tanesi bize bir saldırı yaparsa, bunun sorumlusu kim olur? Hedef gösteren Selahattin Demirtaş olur. Bir genel başkana, bir eş başkana yakışan bir tavır, bir duruş değil. Zaten bu tür bulanık havalarda, bulanık sularda avlanmak isteyen kurtlar vardır. ‘Bu adam böyle söyledi ben şöyle yaparsam ona mal edilir’ şeklinde değerlendirmek isteyenler olabilir. Akli dengesi yerinde olmayan birileri olabilir yaptığı eylem ona mal edilir. Bu son derece yakışıksız bir ifadeydi" diye konuştu.
KOMİSYON KURULACAK
Olaylara karışmadığını ve haksız yere ceza aldığını iddia eden öğrencilerin belirlenmesi için komisyon kurulacağını belirten Baydaş, “Bu işin bir esası, kuralı vardır. Kanunen suç olan bir şeyin bizim kaldırma şansımız yok. Yargıya intikal etmiş, 3 kişinin tutuklu diğerlerinin ise tutuksuz yargılandığı bir eylem var. Birden fazla darp olayı var. Mal ve cana zarar verme olayı var. Bizim buna kayıtsız kalmamız yanlıştır. Bunu yaparsak suç unsuru oluşur. Ama onun dışındaki öğrencilerimizin kendilerine zarar vermesinden ıstırap duyarım. Bu olaydan olmadığını iddia eden öğrencilerimiz var. Darp eyleminde olmayan öğrenciler için bir komisyon kuracağız. Bu kapsamda incele, araştırma yapacağız hakikatten suçlu olmayıp da ceza alan varsa onları tespit edip, cezalarını kaldıracağız" şeklinde konuştu.
GÖRÜNTÜ PAYLAŞTI
16 Aralık 2014 tarihinde kampüs alanında yaşanan bir olayın görüntülerini paylaşan Rektör Baydaş, "16 Aralık 2014 tarihinde üniversitemizden bir öğrenci kendi abisiyle ve bir arkadaşıyla kendi bölümündeki iki tane öğretim görevlisini ziyaret ediyor ve bu öğretim elamanlarını üniversite dışında yapacakları bir etkinliğe davet ediyorlar. Bu öğrenci ve abisi oradan çıkarken bir grup öğrenci kendilerini takip ediyor. Birkaç kişilik grup telefon görüşmeleri sonucu 30-40 kişilik bir gruba dönüşüyor. Öğrenci aracına binerken bunu engelleyip darp ediyorlar. Bunlar en nihayetinde bir şekilde kaçıp polise sığınıyor ama kampüs alanı içinde değil. Çünkü üniversitede biz polis bulundurmadık hiçbir zaman" ifadelerini kullandı.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599