banner622
banner519

BEÜ’de Doğu Türkistan Konuşuldu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (BEÜ) "Çin’in Doğu Türkistan Politikaları" isimli bir konferans gerçekleştirildi.Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ün konuşmacı olarak katıldığı konferansta Doğu...

BEÜ’de Doğu Türkistan Konuşuldu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (BEÜ) "Çin’in Doğu Türkistan Politikaları" isimli bir konferans gerçekleştirildi.Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ün konuşmacı olarak katıldığı konferansta Doğu...

17 Mart 2015 Salı 17:32
BEÜ’de Doğu Türkistan Konuşuldu
banner625
banner605
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (BEÜ) "Çin’in Doğu Türkistan Politikaları" isimli bir konferans gerçekleştirildi.
Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ün konuşmacı olarak katıldığı konferansta Doğu Türkistan’ın Çin tarafından gördüğü zulüm ve Doğu Türkistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler gibi konular katılımcılara aktarıldı.
Konferansa konuşmacı olarak katılan Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Prof. Dr. Arif Amirov Konferans Salonu’nda düzenlenen "Çin’in Doğu Türkistan Politikaları" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Doğu Türkistan’ın, Türk dünyasının en mazlum, en mağdur ve ilgiye en muhtaç coğrafyası olduğunu söyledi.
Doğu Türkistan’ın yeraltı ve yerüstü kaynaklarının öneminden de bahseden Tümtürk, "Bugün Çin’in ihtiyaç duymuş olduğu enerji rezervinin, kullandığı enerjinin neredeyse yarısına yakını Doğu Türkistan topraklarından üretiliyor. Çin bunu kullanıyor. Çin’in, Doğu Türkistan’a ne kadar bağımlı ve nasıl vazgeçemez olduğunu daha iyi idrak etmiş oluruz" dedi.
Doğu Türkistan’ın Çin’in bütün baskılarına, zulmüne ve engelleme girişimlerine rağmen uluslararası zeminde ve uluslararası hukuk çerçevesinde hak ettiği ölçüde dünya kamuoyunda bir farkındalık oluşturmaya çalıştığını belirten Tümtürk, "Doğu Türkistan siyasi olarak Pekin’e bağlı ama ruhen ve kalben Anadolu’ya kendisini daha yakın hisseden bir coğrafyadır. Çünkü bizi biz yapan kimliklerimizin, milli ve manevi değerlerimizin, varlığımızın mayasının çalındığı bir coğrafyadır. Sovyetler Birliği parçalandıktan sonra beş kardeş Türk cumhuriyeti bağımsız oldu. Fakat genel kanaat ’Türkler esaretten kurtuldu’ şeklinde yanlış bir algı var. Maalesef Doğu Türkistan hala Çin işgalinde. Bu işgal 66 yıldır sistematik asimilasyon politikasıyla bırakın Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını, Doğu Türkistan var olabilme mücadelesi vermektedir. Doğu Türkistan stratejik ve jeopolitik önemi, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri açısından çok önemli bir coğrafyaya sahip. Bu zenginlik Doğu Türkistan’ın adeta başının belası haline gelmiştir. 118 çeşit madenin tamamına yakını bu coğrafyada çıkartılıyor. Ayrıca bugün Çin’in ihtiyaç duymuş olduğu enerji rezervinin, kullandığı enerjinin neredeyse yarısına yakını Doğu Türkistan topraklarından üretiliyor. Çin bunu kullanıyor. Çin’in, Doğu Türkistan’a ne kadar bağımlı ve nasıl vazgeçemez olduğunu daha iyi idrak etmiş oluruz" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591