banner622
banner595

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (1)

- "Hiçbir şekilde barajın olmasını istemeyiz. Ama futbol tabiriyle söyleyeyim. Maçın 30'uncu dakikasına geldik. Takımlardan biri 'Şimdiye kadar ayağımızla oynadık, bundan sonra da elle oynayalım bu futbol maçını' diyemez. Oyunun kuralı böyle. Bu kurala göre oynayacağız. Bütün partiler yarışacak kim barajı geçer, kim geçmez bilmiyoruz" - "Türkiye'de sivil, demokratik, gerçekten katılımcı bir anayasanın yapılmasının vakti gelmiş ve geçmektedir. İnşallah 8 Haziran'dan sonra oluşacak parlamentonun en önemli vazifelerinden birisi katılımcı şekilde yeni anayasasını yapmaktır"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (1)

- "Hiçbir şekilde barajın olmasını istemeyiz. Ama futbol tabiriyle söyleyeyim. Maçın 30'uncu dakikasına geldik. Takımlardan biri 'Şimdiye kadar ayağımızla oynadık, bundan sonra da elle oynayalım bu futbol maçını' diyemez. Oyunun kuralı böyle. Bu kurala göre oynayacağız. Bütün partiler yarışacak kim barajı geçer, kim geçmez bilmiyoruz" - "Türkiye'de sivil, demokratik, gerçekten katılımcı bir anayasanın yapılmasının vakti gelmiş ve geçmektedir. İnşallah 8 Haziran'dan sonra oluşacak parlamentonun en önemli vazifelerinden birisi katılımcı şekilde yeni anayasasını yapmaktır"

10 Mayıs 2015 Pazar 00:24
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (1)
banner587

TRABZON (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, HDP'nin barajı geçip geçemeyeceği tartışmalarına ilişkin "Hiçbir şekilde barajın olmasını istemeyiz. Ama futbol tabiriyle söyleyeyim. Maçın 30'uncu dakikasına geldik. Takımlardan biri 'Şimdiye kadar ayağımızla oynadık, bundan sonra da elle oynayalım bu futbol maçını' diyemez. Oyunun kuralı böyle. Bu kurala göre oynayacağız. Bütün partiler yarışacak kim barajı geçer, kim geçmez bilmiyoruz" dedi.

Trabzon'da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Kurtulmuş, 7 Haziran'daki genel seçimlerin Türkiye'nin istikametini belirleyeceğini ifade etti. 13 yıllık AK Parti iktidarında yapılanlarla ülke ekonomisinde ve siyasi hayatında önemli bir değişim süreci yaşandığını anlatan Kurtulmuş, 2000'li yıllarda IMF memurlarının, Türkiye'ye teftiş eder gibi geldiğini, Bülent Ecevit'in istememesine rağmen dönemin Ekonomi Bakanı Kemal Derviş'i kabul etmek zorunda kaldığını söyledi. 

Kemal Derviş isminin, seneler sonra CHP tarafından yeniden Türkiye kamuoyuna hatırlatıldığını belirten Kurtulmuş, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Derviş'e diyor ki 'Ne olur gel, milletvekili adayı ol, ekonomi bakanı yapalım seni' Derviş'in cevabını biliyorsunuz 'Valla ben öyle seçim meçim, halk, oy bunlarla uğraşamam bunlar boş işler' diyor. Adam kendisince haklı. 'Gidin siz uğraşın. Eğer CHP olarak iktidara gelirseniz bende gelir size ekonomi bakanlığı yaparım' diyor. O devirler geride kaldı. Derviş'in tutumu ve verdiği cevaplar dolayısıyla onu kınamıyorum. Kınadığım halen CHP'nin Türkiye'ye dışarıdan gelecek bir teknokrat bakan vasıtasıyla ekonomiyi yönetme isteğinde olması" diye konuştu. 

"Türkiye artık dışarıdan kumandayla yönetilecek bir ülke değildir asla ve asla buna müsaade etmeyecektir" diyen Kurtulmuş, AK Parti'nin 2002'de iktidara gelmesiyle Türkiye'de bankacılık ve finans sektöründe gerekli düzenlemelerin yapıldığını, ekonomide makro istikrarın sağlandığını ve ülkenin dünyadaki krizleri kazasız belasız atlattığını aktardı. 

-"Türk ekonomisinde ikinci yarı başladı"

Kurtulmuş, Türkiye'nin IMF'ye borcunu ödemesinin ardından yaşanan bazı olaylarla ülkenin köşeye sıkıştırılmak istendiğini ancak Türkiye'de artık ekonomide ikinci yarının başladığını belirterek, Türkiye'nin siyasi bakımdan ise yakın zamanlara kadar askeri darbeleri, muhtıraları konuşan bir ülke olduğunu ancak artık Türkiye'de kimsenin askeri darbeden bahsetmediğini ve bu tehditlerin de geride kaldığını söyledi.

Türkiye'de yıllarca başörtüsü zulmü uygulandığını dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde gencecik kızlarımızı üniversite kapısından döndüren örümcek kafalı öğretim üyeleri gerekçe olarak Anayasa Mahkemesinin iptal kararını göstermediler mi? Hani parlamentodan yasa çıkarılarak Türkiye yönetiliyordu. Ne oldu da Anayasa Mahkemesinin verdiği bir iptal yasa yerine konularak yıllarca bu zulüm yapıldı. Aynı şekilde AK Parti'nin iktidarları döneminde imam hatipler ve meslek liselerinin katsayılarıyla ilgili düzenleme yine yüksek yargıdan geri dönmedi mi? 2007'de AK Parti'nin kapatılma davası direkten dönmedi mi? Cumhurbaşkanının Meclis tarafından seçilmesi 2007 yılında 367 garabeti ile önlenerek milli iradenin önüne set çekilmedi mi? Çok şükür bugün bunların hiçbirisinden bahsetmiyoruz. Bunların hepsi yerli yerine oturdu. Türkiye 2007 referandumuyla artık doğrudan doğruya kendisinin cumhurbaşkanını seçebilecek bir noktaya geldi."

Kurtulmuş, partilerin kapatıldığı Türkiye'den bugün halkın oyuyla cumhurbaşkanının seçildiği bir Türkiye'ye gelindiğini ifade ederek, "Bu Türkiye için büyük bir mesafedir. 1960'dan bu yana 68 siyasi parti kapatıldı. Bunların bir kısmı parlamentodaydı, bir kısmı iktidar partisiydi. Türkiye'de 15 bine yakın faili meçhul cinayet işlendi. Türkiye'de 30 yıllık terör döneminde maalesef 40 bine yakın insanımız öldü, 7 bin insanımız şehit oldu. Türkiye teröre 1,2 trilyon dolar para kaybetti. Bunları eski Türkiye'den bahsediyorum. Şimdi çok şükür önemli adımlar, büyük reformlar atıldı ama yeterli değildir. Yolun tam yarısındayız" değerlendirmesinde bulundu.

-"Siyasi reformlar anlamında Türkiye'nin atacağı çok önemli adımlar var"

Siyasi reformlar anlamında Türkiye'nin atacağı çok önemli adımların olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

 "Bunlardan bir tanesi yeni anayasadır. Türkiye başkanlık sistemi temelli, çok iyi kontrol mekanizmalarını kurmuş, yetki sorumluklulukları belli bir başkanlık sistemi ile önünü açacak etkin bir yürütmenin sağlanması için inşallah önümüzdeki dönemde reformlarını sürdürecektir. Türkiye'de sivil, demokratik, gerçekten katılımcı bir anayasanın yapılmasının vakti gelmiş ve geçmektedir. İnşallah 8 Haziran'dan sonra oluşacak parlamentonun en önemli vazifelerinden birisi katılımcı şekilde yeni anayasasını yapmaktır. Biz yeni anayasa derken millete dikte edilmiş bir anayasadan bahsetmiyoruz."

Genel seçimlerde HDP'nin barajı aşıp aşamayacağının da tartışıldığını anlatan Kurtulmuş, "Barajları biz koymadık. Bizim partilerimizin de yüzde 1-2'lerde olduğu dönemde de aynı şeyleri söylüyorduk, bugün de aynı şeyleri söylüyoruz. Biz de barajlarla siyasi hayatımız boyunca mücadele ederek bu noktalara geldik. Hiçbir şekilde barajın olmasını istemeyiz. Ama futbol tabiriyle söyleyeyim. Maçın 30'uncu dakikasına geldik. Takımlardan biri 'Şimdiye kadar ayağımızla oynadık, bundan sonra da elle oynayalım bu futbol maçını' diyemez. Oyunun kuralı böyle. Bu kurala göre oynayacağız. Bütün partiler yarışacak. Kim barajı geçer, kim geçmez bilmiyoruz. Ama biz AK Parti olarak kim barajı geçer geçmez, bir başka partinin gücü ya da zaafı üzerinden değil kendi gücümüz ve milletle yapacağımız ittifak üzerinden konuşuruz. Türkiye'de ekonomik ve siyasi reformların mutlaka yapılması lazım" ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388