banner622
banner519

Bakan İpek: Asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla polemiğe girmem

ADALET Bakanı Kenan İpek, Ankara'daki terör saldırısının ardından yapılan basın açıklaması sırasında güldüğü iddiaları üzerine başlatılan tartışmalara ilişkin, "İçişleri Bakanı'na yöneltilen 'İstifa edecek misiniz'...

Bakan İpek: Asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla polemiğe girmem

ADALET Bakanı Kenan İpek, Ankara'daki terör saldırısının ardından yapılan basın açıklaması sırasında güldüğü iddiaları üzerine başlatılan tartışmalara ilişkin, "İçişleri Bakanı'na yöneltilen 'İstifa edecek misiniz'...

20 Ekim 2015 Salı 17:09
Bakan İpek: Asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla polemiğe girmem
banner556
banner605
ADALET Bakanı Kenan İpek, Ankara'daki terör saldırısının ardından yapılan basın açıklaması sırasında güldüğü iddiaları üzerine başlatılan tartışmalara ilişkin, "İçişleri Bakanı'na yöneltilen 'İstifa edecek misiniz' sorusu üzerine benim gösterdiğim refleks hala tartışma konusu” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bunu sürekli dile getirmesini de eleştiren İpek, “Ben, Anayasa gereği görevlendirilmiş bir bakanım, asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla siyasi polemiğe girmek istemem" diye konuştu.
Ankara Hakimevi'nde yüksek yargı muhabirleriyle düzenlediği kahvaltıda bir araya gelen Bakan İpek, cezaevlerinde yatan tutuklu ve hükümlü sayılarını verdikten sonra gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET SUÇLARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yapılan hakaretlerin yargı üzerinde Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yapıldığını belirten Bakan İpek, “Sanki Avrupa'da Avrupa Birliğine üye ülkelerde devlet başkanlarına hükümet başkanlarına yapılan hakaretin suç olmadığı vurgusu yapılıyor. Bu aslında doğru değil. İtalya, Polonya, Almanya, Fransa, İsveç, İngiltere gibi ülkelerde devlet veya hükümet başkanlarına yapılan hakaret para cezası veya hapis cezası düzenlenmiş bulunuyor. Cumhurbaşkanımızın halk tarafından seçildiği tarihten itibaren bin 300 dosya üzerinden kovuşturma izni istendi Adalet Bakanlığından, biz bunun 862'sine kovuşturma izni verdik, 30 adetine kovuşturma izni vermedik. Diğerleri de devam ediyor" dedi.
DİYARBAKIR BARO BAŞKANI
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin gözaltına alınmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan İpek, Elçi'nin hakim önüne çıkacağını, bunun sonucunun beklenmesinin gerektiğini söyledi.
Bir gazetecinin, “AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu da Elçi ile aynı cümleleri kullandı. Onun hakkında da işlem yapıldı mı?" sorusuna İpek, "Bu konuda bilgim yok. Sözü söyleyenin kişiliği, şahsı önemli değil. Yasalar karşısında suç olup olmadığı, suçun oluşup oluşmadığı önemli" yanıtını verdi.
Bir başka gazetecinin, “Bir baro başkanının gözaltına alınmasını nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine ise Bakan İpek, Adalet Bakanı olarak bunu değerlendirmesinin doğru olmayacağını, kararın beklenmesi gerektiğini yineledi.
ANKARA’DAKİ TERÖR SALDIRISIYLA İLGİLİ İHMAL İDDİALARI
Bir gazatecinin, "Ankara'daki terör saldırısıyla ilgili ihmal iddiaları var. Bunlara ilişkin paylaşabileceğiniz yeni bilgiler var mı?" sorusuna da İpek, "Emniyet güçlerimiz ve istihbarat birimlerimiz çok yoğun bir çalışma içerisinde, çok da haksızlık etmemek lazım. Sayın Başbakanımız, Ankara'daki terör saldırısıyla ilgili müfettişleri, Sayın Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirdi. Gerçekten bir ihmal varsa bu ortaya konulacak" diye yanıt verdi.
İSTİFA SORUNA GÜLDÜ, ELİŞTİRİLERİNE YANIT
Ankara'daki terör olayını haber alır almaz Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun makamında güvenlik toplantısı yaptıklarını, sonrasında ise Sağlık ve İçişleri Bakanı ile olay yerine gittiğini anlatan İpek, olay yerine gittikten sonra o ana kadar toplanan bilgileri kamuoyuyla paylaşmak için basın önüne çıktıklarını hatırlattı.
İçişleri Bakanı Selami Altınok'un, İstanbul Emniyet Müdürlüğünden, olaydan bir ay önce bakanlık görevine atandığına dikkati çeken İpek, “Ben biliyorum ve şahidim ki her gün yoğun bir şekilde terörle ilgili beraber çalışıyoruz. Bir ay önce atanmış bakan, gece, gündüz çalışıyor, asla emeğini esirgemiyor. Ona gelen 'İstifa edecek misiniz?' sorusu üzerine benim gösterdiğim refleks hala tartışma konusu. Hele hele ülkemizin ana muhalefet partisinin genel başkanı bunu sürekli dile getiriyor. Ben, Anayasa gereği görevlendirilmiş bir bakanım, asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla siyasi polemiğe girmek istemem. Sayın Başbakanımız defalarca bu konuda açıklama yaptı. Benim söz söylememem, açıklama yapmamam, lafım olmadığı anlamına gelmez. Görev anlayışım ve ahlakım gereği ben bugüne kadar cevap vermedim ve vermeyi de düşünmüyorum" diye konuştu.
ANKARA’DAKİ PATLAMAYLA İLGİLİ İSTİHBARAT ZAFİYETİ SORUSUNA YANIT
Bir gazetecinin, "Canlı bombalardan Yunus Emre Alagöz'ün, MİT'in ve Emniyet'in hazırladığı raporlara göre, canlı bomba eylemi yapabilecek kişiler listesinde yer aldığı ortaya çıktı. Bu kişinin Ankara'ya gelişinde bir istihbarat zafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Bakan İpek, bu konudaki araştırmaların çok yönlü devam ettiğini, sonucun beklenmesi gerektiğini söyledi.
Buna bağlı olarak bir gazetecinin, "Canlı bombaların kimliğinin basınla paylaşılması, kamuoyunun desteğinin alınması konusunda bir çalışma var mı?" sorusu üzerine ise İpek, devletin bu konuda yoğun bir çalışmasının olduğunu açıkladı.
Terör konusundaki yayınlarda hassas davranılması gerektiğinin altını çizen İpek, "Bir gazetemizde yayımlanan isimler sebebiyle çok önemli görülen bir fail firar etti. Dolayısıyla onunla beraber toplam 9 kişi aranıyor. Bu sorumluluk içinde basınımız da hareket etsin" dedi.
FETHULLAH GÜLEN HAKKINDAKİ KIRMIZI BÜLTEN TALEBİ
Bir gazetecinin "Fethullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılması talebi Adalet Bakanlığına geldi mi? Bu talep Interpol'e iletildi mi?" sorusu üzerine Bakan İpek, "Adalet Bakanlığına henüz gelmedi bu talep, dolayısıyla biz de Interpol'e henüz iletmedik" dedi. İpek, taleplerin Interpol Genel Sekreterliği tüzüğüne uygun olması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda çalışmaların devam ettiğini söyledi.
"Gülen için kırmızı bülten çıkarılması talebinin, 'terör örgütü' olmadığı gerekçesiyle reddedildiği" iddialarının hatırlatıldığı Bakan İpek, "Bu örgütün terör örgütü olup olmadığına bizim bağımsız mahkemelerimiz karar verecek. Bize bu şekilde Interpol tarafından iletilen bir şey yok. Bu, firari olan eski savcılarla alakalı" diye konuştu.
Ergenekon ve Balyoz sürecinde de benzer taleplerin, Interpol'ün tüzüğünün üçüncü maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini anımsatan İpek, "Biz, Almanya hükümetinden Adli İşbirliği Anlaşması çerçevesinde iade talebinde bulunduk, cevap bekliyoruz" dedi.
TERÖR ÖRGÜTÜ SİLAHLARIN ÜZERİNE BETON DÖKECEK
Bir gazetecinin "Suruç saldırısından sonra, HDP'nin İmralı ile görüşmesi oldu mu? Talepleri var mı?" sorusuna İpek, "Hayır olmadı, talepleri yok. Görüşmeleri de gerekmiyor" yanıtını verdi.
"Yaşanan süreçte İmralı'nın devreye girmesi bir sonuç verir mi?" sorusu üzerine ise İpek, "Terör örgütü silahını bırakacak, gömecek, üzerine de beton dökecek. Onun dışında konuşacağımız bir hususun olmadığı defalarca ifade edildi. Biz aynı noktadayız" değerlendirmesinde bulundu.
CEZAEVLERİNDEKİ SON HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULAR HAKKINDA BİLGİ VERDİ
Cezaevlerindeki son hükümlü ve tutuklu sayılarıyla ilgilide bilgi veren İpek, “Şu anda Türkiye genelinde 361 ceza infaz kurumumuzda 173 bin 87 hükümlü ve tutuklu bulunmaktadır. Bu hükümlü ve tutukların 44 bini hükümlü açık cezaevlerinde cezalarını infaz ediliyor. Hükümlü ve tutukluların suç gruplarına baktığımızda 163 bin 391'i adli suçlardan, 7 bin 447'si terör suçlarından, 2 bin 249'u da diğer örgütlü suçlardan hükümlü ve tutukludur. Tutuklu ve hükümlü oranına dair baktığımız zaman 25 bin 698'i tutuklu, 147 bin 389'unu da hükümlü olduğunu görüyoruz. Diğer cezaevlerimizdeki hükümlü ve tutukların 164 bin 105'i erkek, 6 bin 307'si kadın, 2 bin 287'si de çocuk” diye konuştu.
SURUÇ KATLİAMI SONRASI
22 Temmuz tarihinde Suruç katliamı sonrası çok etkin bir şekilde yapılan çalışmalarda bu tarih itibariyle PKK, KCK, YGH, YDGH örgütüne mensup bin 308 kişinin tutuklandığını bildiren İpek, “DAEŞ, El Kaide'ye mensup 276 tutuklama. DHKP-C ve diğer sol terör örgütlerine mensup 89 kişi tutuklanmıştır. Toplamda bin 673 tutuklanma olayı oldu. 22 Temmuz tarihi sonrası bin 463 kişi hakkında da mahkemelerimize adli kontrol kararı verildi. 22 Temmuz itibariyle cezaevlerimizde DEAŞ'a mensup 6 hükümlü ve 52 tutuklu kişi bulunuyor. Bugün itibariyle 264 tutuklu, 7 hükümlü olmak üzere 271 DEAŞ mensubu cezaevlerimizde bulunmaktadır. 22 Temmuz'dan sonraki yapılan çalışmalarda ve operasyonlarda tutuklanan kişi sayısı da 212. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzda bazı il ve ilçelerde sözde özerklik ve özyönetim açıklayan, ilan eden belediye başkanlarımız, il ve ilçe başkanlarımız oldu. Bunlarla ilgili de şuan itibariyle 28 tutuklama, 23'te adli kontrol kararı verilmiş bulunuyor” diye konuştu.
CEZAEVLERİNDE TERÖR SUÇUNDAN TOPLAM 7 BİN 469 HÜKÜMLÜ VE TUTUKLU VAR
Bakan İpek, cezaevlerinde bulunan terör suçundan toplam 7 bin 469 hükümlü ve tutuklunun olduğunu da belirterek bunların dağılımı ise şu şekilde açıkladı:
“En kalabalık grubu PKK oluşturuyor. Toplam 5 bin 534 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. KCK'dan 366. DHKP-C 292, Devrimci Karargah Örgütü 11, MLKP51, TK/PML-TİKKO 93 diğer sol örgütlerinden 243 olmak üzere 6 bin 590 sol örgüt diyeceğimiz örgütlerden hükümlü ve tutuklu var. Hizbullah 292, El Kaide 90, Sivas olayı 25, İBDA/C 15, İslami Hareket 20, Hizb-Üt Tahrir 12, DAEŞ 271, diğer sağ örgütler ki bunun içerisinde paralel yapı değimiz örgüt de var, bundan da şu an itibariyle cezaevlerimizde 154 tutuklu var.”
DENETİMLİ SERBESTLİK
2005 yılında denetimli serbestlikle ilgili çıkarılan kanunla beraber Türkiye'nin yeni bir sisteme geçtiğini belirten İpek, “Denetimli serbestlik tedbiri altında bugün itibariyle yaklaşık 239 bin kişi hakkında toplam 294 bin 18 dosya üzerinde işlem yapılmaktadır. Bu kişilerden 58 bin 324 kişi infaz kanunun 105.maddesi uyarınca erken tahliye olup denetimli serbestlik tedbiri olanlardır” dedi.
PARALEL DEVLET YAPILANMASIYLA İLGİLİ 112 TUTUKLU BULUNUYOR
Paralel devlet yapılanmasıyla ilgili 112 tutuklu olduğunu belirten İpek, “Şu anda 28 ilde soruşturma başladı devam ediyor. Bazı yerlerde kamu davası açıldı. Bu soruşturma ve kovuşturmalarda 750 şüpheli veya sanık bulunuyor Özerklik ve özyönetimle ilgili olarak da 9 bölgede 28 tutuklu, 23 adli kontrol kararı verildi. 14'ü hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Bu kişiler aranıyor” bilgisini verdi.
CEZAEVİNDE BASIN KARTI OLAN İKİ KİŞİ VAR
İpek, "Bizim elimizdeki kayıtlara göre gazeteci olduğunu beyan eden 42 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. Bunların sadece 2'sinin basın kartı sahibi olduğunu biliyoruz. Bunların hiçbiri gazetecilik faaliyeti nedeniyle ceza infaz kurumlarında bulunmuyor. Suçları terör, gasp, hırsızlık suçları. Cezaevinde basın kartı olan iki kişiden Hidayet Karaca örgüt kurmak ve yönetmek suçundan bu iddiayla tutuklu bulunuyor. Yaşar Oflaz ise kaynak göstermeksizin yeniden yayım suçundan hükümlü olduğu anlaşılıyor" dedi.
ÖZERKLİK İLANI İLE İLGİLİ 26 TUTUKLU VAR
İpek, 9 il ve ilçede özerklik ilanıyla ilgili 26 tutuklu, 18 adli kontrol kararı, 14 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğunu sözlerine ekledi.

 FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388