banner622
banner519

Babacan: Türkiye'de yatırımların yüzde 80'i özel sektörün (2)

İL BAŞKANLIĞINA ZİYARET  Balıkesir Valisi Mustafa Yaman ve Ak Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur'u makamında ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ak Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Basın...

Babacan: Türkiye'de yatırımların yüzde 80'i özel sektörün (2)

İL BAŞKANLIĞINA ZİYARET  Balıkesir Valisi Mustafa Yaman ve Ak Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur'u makamında ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ak Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Basın...

07 Mayıs 2015 Perşembe 19:36
Babacan: Türkiye'de yatırımların yüzde 80'i özel sektörün (2)
banner587
banner605

İL BAŞKANLIĞINA ZİYARET 
Balıkesir Valisi Mustafa Yaman ve Ak Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur'u makamında ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ak Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Basın mensuplarına açıklamalar yapan Babacan, ülkenin önemli ve kritik bir dönemden geçtiğini belirterek şunları söyledi: "Son derece kritik bir dönemdeyiz ve önemli bir sınava doğru yol alıyoruz. Bu kritik dönemde Türkiye'yi kucaklayan coğrafyaya baktığımızda tablo pek iyi değil. Hemen güneyimizde Suriye'de bir iç savaş var. Irak'ta son derece istikrarsız bir yapı var. Rusya ile Ukrayna arasında silahlı çatışmaya varan bir gerginlik var. Yunanistan tarihindeki belki en derin ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. İçinde bulunduğumuz jeopolitik ortam sıkıntılı. Türkiye'nin en yoğun ticaret yaptığı, en yoğun finansman sağladığı AB'de de 2008-2009'dan bu yana devam eden kötü bir kriz var. Bu kriz hala aşılmış değil, safhalar açarak devam ediyor. Avrupa'da pek çok ülkede işsizlik tarihi rekor seviyelerde. Böyle bir ortamda Türkiye siyasi istikrarını makroekonomik istikrarını koruyan bir ülke. Bütün olumsuzluklara rağmen; gerek dünyadaki gerekse kendi içinden geçtiği dönemdeki iç siyaset tartışma ve gelişmelerine rağmen Türkiye sapasağlam ayakta. Türkiye'nin istikrarının, gücünün korunmasında en önemli faktör kuşkusuz başta kurucu genel başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanlık görevini geçen yıl devralan sayın Ahmet Davutoğlu. Türkiye bu güçlü liderlikle, bu güçlü iradeyle bütün bu coğrafyadaki sıkıntılı tabloya rağmen kendi yapısını korudu. Bu istikrarın korunması son derece önemli. Ama şunu da mutlaka dikkate almamız lazım. Türkiye'nin bu gücünden, bu huzur ortamından rahatsız olanlar var. Türkiye'yi çekemeyenler, zarar vermek için yoğun çaba harcayanlar var. Bunlar sadece dışarıda değil, içeride de bunların bağlantılı olduğu odaklar, örgütler var. Bunun da farkına varmamız lazım. Bu seçimler Türkiye'nin istikrarının güçlü bir şekilde devam edip etmeyeceğinin de bir sınavı olacak. Türkiye 2002 yılından bu yana Ak Parti iktidarı döneminde geçmiş sorunlarının önemli bir bölümünü aştı. Bu ülkede 34 yıl boyunca enflasyon iki ya da üç haneli gitmiş. 'Yüzde 60-80 enflasyon bu ülkenin kaderidir' denmiş. Aylık vade farkları 8-10 seviyelerindeydi. Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi yüzde 66 faizle borçlanıyordu. O şartlarda Ak Parti iktidara geldi. Hazine en fazla dokuz ay vadeyle borçlanabilirdi. Dokuz aydan ileri hazinenin kredi bulması mümkün değildi. Konut kredisi kavramı yoktu. Parası olan ev alıyordu, olmayan biriktirip ileride almaya çalışıyordu. Şimdi yüz binlerce, milyonlarca vatandaşımız artık makul şartlarda konut sahibi olabiliyor."
ORTA KESİMDEKİ BÜYÜMEYE DİKKAT ÇEKTİ
Dünya bankasının geçen yıl yayınladığı rapora göre ülkenin dünyada orta kesimin en hızlı büyüdüğü ülkeler arasında yer aldığını, son 10 yılda orta kesim nüfusunun yüzde 22'den yüzde 44'e ulaştığını söyleyen Ali Babacan, şöyle devam etti: "OECD'nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) yaptığı gelir dağılımı çalışmalarında Türkiye tüm OECD ülkeleri arasında, gelir dağılımının en hızlı düzeldiği ülke. Bunlar hep uluslararası kuruluşların raporlarından alıntılar. Yoksa bazı muhalefet partilerinin kendi yaptıkları çarpma ve bölmeler gibi değil. Hesaplar sağlam. 14 yıl bütçe yapan bir iktidarın hesapları bunlar. Dünya Bankası'nın hesaplarına göre şu anda dünyada 7 milyar insan yaşıyor ve bunların 1 milyarı günde 1 doların altında gelirle yaşamaya çalışıyor. Biz 1 doların altında gelir nüfusunu sıfırladık. Dünya Bankası bir üst basamak olarak 2,15 dolara bakıyor. Türkiye'de 2.15 doların altında gelirli bir nüfusumuz kalmadı. Dünya Bankası'nın baktığı en yüksek para 4.3 dolar. Bizim nüfusumuzun 2002'de yüzde 30'u 4.3 doların altında günlük bir gelirle yaşıyordu. Şimdi bu nüfus yüzde 2'ye indi. Eşitsizliklerin, haksızlıkların, adaletsizliklerin çoğaldığı bir dönemde Türkiye'deki ekonomik gelişmenin çok geniş kesimlere refah artışı olarak yansıdığını görüyoruz." 
MUHALEFETİ ELEŞTİRDİ
Ak Parti iktidarının son 13 yıllık döneminden bahseden ve muhalefete yüklenen Babacan, "Hiç bir partide bizim kadar ileriye doğru detaylı bir hazırlık yok. Bizim seçim beyannamemiz 350 sayfa. 1250 eylemi içeren öncelikli dönüşüm programı açıkladık. Hiçbir G-20 ülkesinde bu kadar hazırlık olmadığını da biliyorum. Biz yol haritamızı çizdik, kamuoyuyla paylaştık. Bunları okuyup anlamaları da çok zor. Yani muhalefet partilerinin bunu anlamaları ve gerçekleştirmeleri çok zor. Onların seçim beyannamelerine bir bakın. Bunlar daha önce Türkiye'de iktidar oldular mı? CHP oldu mu? Oldu. Ya da onun temsil ettiği zihniyet de iktidar oldu. Üçlü koalisyonun bir ortağı da CHP'nin temsil ettiği zihniyetti. Seçim beyannamelerini açın bakın. Biz iktidarken şunu yaptık, bunu başardık diyebilecekleri bir şey göremeyeceksiniz. Sadece ileriye doğru, içi boş laf. Bizim 350 sayfalık seçim beyannamemizin tam yarısı yaptıklarımız, yarısı da yapacaklarımız. Yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir diyoruz. Biz bunları yaptık daha da ilerleteceğiz diyoruz. Diğer partilerin hiçbirisinin ben şunu yaptım, becerdim diyebileceği hiç bir şey yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun SSK'nın genel müdürüyken yaptıklarıyla ilgili seçim beyannamesini açın bakın tek bir şey görebilecek misiniz? 'Bana bir yetki verildi. Şöyle bir genel müdürlük yaptım. Bu dönemde şöyle bir başarıya ulaştım' diye tek bir cümle yok. Söylediklerine, anlattıklarına bakın. Ben şöyle yaptım bunu başardım diye bir şey yok. Şimdi diyor ki ben Türkiye'nin hesap bilen 10 adamından biriyim. Bu açıkladıkları projelerle ilgili maliyet hesabı yaptılar. Üç ayrı parti yetkilisi üç ayrı rakam verdi. Rakamlar birbirini tutmuyor. Ortada hesap kitap yok. Ne var? Laf var. 'Acaba göz boyayabilir miyiz?' Türkiye'de en geniş kesim kimler var? 11 milyon emekli, 3 milyon memur şu kadar işçi var. Bunların gözünü boyamak için, bunları aldatma çabası olarak ne diyebilir? Nasıl kaldırabilir? Tamamen bunun üzerine kurgulanmış seçim kampanyası. Bunun üzerine biz de 'ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz' diyoruz. Onlar konuşur biz yaparız" diye konuştu. 

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591