banner595

40 Milyon Dolarlık Boşanma Kararı!

Rahmi Özgenç, birlikte imzaladıkları 40 milyon doların bölüşülmesini öngören boşanma protokolü sonrası eşi Yurdanur Akın’ın ‘imzam sahte’ deyince hukuk savaşı Anayasa Mahkemesi’ne kadar gitti. AYM Özgenç’i haklı buldu

40 Milyon Dolarlık Boşanma Kararı!

Rahmi Özgenç, birlikte imzaladıkları 40 milyon doların bölüşülmesini öngören boşanma protokolü sonrası eşi Yurdanur Akın’ın ‘imzam sahte’ deyince hukuk savaşı Anayasa Mahkemesi’ne kadar gitti. AYM Özgenç’i haklı buldu

06 Şubat 2016 Cumartesi 10:13
40 Milyon Dolarlık Boşanma Kararı!
banner587
banner605

Yurt dışında çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönen Hasan Rahmi Özgenç ve eşi Yurdanur Akın, 2006’da boşanma kararı aldı. Özgenç, boşandığı eşiyle birlikte sahip olduğu 40 milyon dolarlık birikimden pay alabilmek için dava açtı. Mahkeme, bu davayı reddetti.

Daha sonra çiftin birikiminin 2008’de hazırlanan 5 maddelik protokol kapsamında paylaşılmasına karar verildiği protokole göre, Yurdanur Akın’ın Özgenç’e aralarında imzaladıkları senede dayalı olarak 20 milyon dolar ödeyeceği belirtildi. Özgenç, bu kapsamda 40 milyon dolardaki katkı payı alacağını reddeden yerel mahkeme kararını temyiz hakkından feragat etti.

Karısı imzası sahte dedi

Protokol kapsamında 20 milyon doların kendisine ödenmesini isteyen Özgenç, ödeme yapılmaması üzerine Yurdanur Akın hakkında icra takibi başlattı ve Yurdanur Akın’ın malları üzerine haciz konuldu. Yurdanur Akın ise senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinde itiraz davası açtı. Mahkemece İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümünden 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda senetteki imzanın Akın’aait olduğu belirlendi. Yargı sürecinde ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine Kadıköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda imzanın Akın’a ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Özgenç, bu raporlar doğrultusunda hakkında açılan resmi belgede sahtecilik suçundan beraat etti.

Üst üste davalar açtı

Özgenç hakkında farklı tarihlerde suç duyurusunda bulunan ve davalar açan Yurdanur Akın, son olarak Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde protokol ve senedin sahte düzenlendiği, her iki belgedeki imzaların kendisine ait olmadığı ve borcunun bulunmadığı iddiasıyla dava açtı. Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul Polis Kriminoloji Müdürlüğü Belge İnceleme Şube Müdürlüğünün protokol ve senetteki imzaların Akın’ın elinden çıktığını gösterir nitelikte bulgu tespit edilemediği yönündeki raporu doğrultusunda davayı kabul ederek, Yurdanur Akın’ın borçlu olmadığına hükmetti.

Son çareyi AYM’de buldu

Karar düzeltme talebinin de reddedilmesi üzerine Özgenç, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, daha önce 4 ayrı bilirkişi raporunda imzanın Yurdanur Akın’a ait olduğunun belirlenmesine rağmen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı dışından bilirkişilerce hazırlanan bir raporu hükme esas aldığı, bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi gerekçeyle diğer raporların dikkate alınmadığı belirtilmeden karar verildiği savunuldu. Başvuruda, ihtiyati tedbir kararı verilerek 20 milyon doların Özgenç’e ödenmesi, bunun kabul edilmemesi halinde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi talep edildi.

Mahkeme kocayı haklı çıkardı

Yüksek Mahkeme, Özgenç’in hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine, ihlalin ve sonuçların ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdi. Bu kapsamdaki karar gerekçelerinin, bir dayanağının bulunması, mantıklı ve tutarlı olması gerektiğinin altı çizildi.

Makul gerekçe yoktu

Olayda, yerel mahkemenin imzanın Yurdanur Akın’a ait olduğunu gösterir bulgu tespit edilemediğine ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınırken, daha önce savcılık soruşturma dosyaları ve taraflar arasında devam eden dava dosyaları kapsamında alınan bilirkişi raporlarında farklı sonuca ulaşılmasına rağmen, bu raporlara niçin itibar edilmediği yönünde açıklamaya yer verilmediğine işaret edildi. Davada hukuk dışında özel ve teknik bilgi ve inceleme gerektiren hususların yeterince açıklığa kavuşturulması gerektiği aktarıldı. Kararda, Özgenç’in itirazın reddi sebeplerinin makul gerekçelerle ortaya konulmadığı sonucuna varıldığı kaydedildi.
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388