banner622
banner595

11. Alman-Türk Yerel Gazetecilik Semineri İstanbul’da başladı

  İSTANBUL,() Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilciliği ile birlikte düzenlediği “Gazetecilikte Özeleştiri ve Yerel Gazetelerin Karşılaştığı Zorluklar“ başlıklı 11....

11. Alman-Türk Yerel Gazetecilik Semineri İstanbul’da başladı

  İSTANBUL,() Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilciliği ile birlikte düzenlediği “Gazetecilikte Özeleştiri ve Yerel Gazetelerin Karşılaştığı Zorluklar“ başlıklı 11....

23 Ekim 2015 Cuma 17:12
11. Alman-Türk Yerel Gazetecilik Semineri İstanbul’da başladı
banner566


 
İSTANBUL,() Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilciliği ile birlikte düzenlediği “Gazetecilikte Özeleştiri ve Yerel Gazetelerin Karşılaştığı Zorluklar“ başlıklı 11. Alman-Türk Yerel Gazetecilik Semineri, Cağaloğlu’nda bulunan TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda başladı. Toplantıda gazeteciliğin geleceği ve özellikle online gazeteciliğin yazılı basını nasıl etkilediği üzerinde duruldu. 

TÜRK –ALMAN GAZETECİLER BULUŞTU
Seminere; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı, Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilcisi Dr. Colin Dürkop, Konrad Adenauer Stiftung Gazetecileri Destekleme Birimi Başkanı Dr. Marcus Nicolini’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı.

BAŞKAN OLCAYTO: ACILI GÜNLER GEÇİRDİK AMA İLERİYE UMUTLA BAKMAK BİZİM GÖREVİMİZ
Seminerin sunuculuğunu TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş üstlendi. Seminer; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı (TGC) Turgay Olcayto, Konrad Adenauer Stiftung Derneği Türkiye Temsilcisi (KAS) Dr. Colin Dürkop, Konrad Adenauer Stiftung Gazetecileri Destekleme Birimi Başkanı Dr. Marcus Nicolini’nin açılış konuşmalarıyla başladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, şunları söyledi:
“Türkiye’de gazetecilik çok zorlu bir dönemlerinden geçiyor. Yerel basın da bu zorlukları daha fazla hissediyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çalışan arkadaşlarımız büyük baskılarla karşılaşıyor. Biz de burada elimizden geldiğince onlara yardımcı olmaya çabalıyoruz. Onlarla ilişkilerimizi kesmemeye, onlara destek verme uğraşı içindeyiz. Acılı günler geçirdik ama ileriye umutla bakmak bizim görevimiz. Her zaman yinelediğim gibi bir takım aksaklıklar, gazeteciyi zorlayan siyasi anlaşmazlıklar bir gün gelip geçer, gazetecilik hep kalır. Gazetecilik içinde bu dayanışmayı sağlayabilmeliyiz.

TGC-KAS ÇALIŞMALARI MEYVESİNİ VERMEYE BAŞLADI
KAS ile birlikte yürüttüğümüz yerel basına yönelik seminerlerimizin, ödül törenleri yavaş yavaş meyvesini vermeye başladı. İlk başladığımız günlerde çok değişik bir yerel basın vardı. Şimdi sosyal medyada kendini kanıtlayan bir yerel basın var. İlk seminere başladığımız zaman seminerlerde bize ‘Makine verecekler mi? Gazeteleri nerede basacağız?’ gibi sorular soruyorlardı. Ama şimdi Anadolu’da resmi ilanlara bile gereksinim duymadan gazete çıkarabilen meslektaşlarımız var. İstanbul’da daha çok etik ilkelere uyan meslektaşlarımız var. Biz de bundan çok mutlu oluyoruz. TGC –KAS işbirliğinin daha da olumlu sonuçlara yol açacağına inanıyorum. Bunun için elimizden geleni yapacağız.”

COLİN DÜRKOP: GAZETECİLİKTE ÖZ ELEŞTİRİ KAVRAMI ÇOK HASSAS BİR KONU
Konrad Adenauer Stiftung Derneği (KAS) Türkiye Temsilcisi Dr. Colin Dürkop, şunları dile getirdi:
“Türkiye’de önümüzdeki hafta seçimler olacak. Türkiye’de gazeteciliğin içinde bulunduğu duruma bakıldığında; son derece ‘zor bir dönemden’ geçildiğini görüyoruz. Gazetecilikte ‘öz eleştiri’ kavramı çok hassas bir konu. Yerel gazetecilerin karşılaştığı çok çeşitli zorluklar var. Türkiye bu zorluklar açısından da çok zor bir dönemden geçiyor ve geçmekte.”
 

TÜRKİYE’DE YEREL BASININ BUGÜNÜ VE GELECEĞİ TARTIŞILACAK
Açılış konuşmalarının ardından konusunda uzman gazeteci, akademisyen ve hukukçular tarafından mesleki konuların ele alındığı panellere geçildi. İlk panelde “Yayınevlerinin ve Gazetecilerin Ekonomik Altyapılarına Bakış” konusu tartışıldı. Bu oturumda; Avarto Türkiye CEO’su Soner Cesur “Türkiye’de Medya Pazarları”; Mindener Tageblatt Genel Yayın Yönetmeni Christoph Pepper “Küçük Gazetelerin Geleceği”; Westdeutsche Zeitung eski redaktörü Peter Lausmann “Günlük Gazete Tirajlarının Gelişimi”; Gazeteci Koçu ve DjV Alman Gazeteciler Cemiyeti Eski Başkanı Wolfgang Kıesel “Serbest Gazetecilik” ve TGC Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı birer konuşma yaptı. Oturumun başkanlığını Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Başkanı ve yazarı Orhan Erinç üstlendi.

YEREL MEDYA ÜVEY EVLAT MUAMELESİ GÖRÜYOR
Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Başkanı ve yazarı Orhan Erinç, panelin açılışında şunları söyledi:
“Türkiye’de Almanya’nın tam tersi yaygın medya dediğimiz gazeteler ağırlıkta. Türkiye’de yerel medya henüz öz evlat düzeyine çıkmadı. Üvey evlat muamelesi görmeyi sürdürüyor. Yerel medyaya gereken değerin verilmesine katkıda bulunmak için TGC –KAS yerel medya seminerleri düzenliyor. Yerel medyanın basılı gazeteleri yerleşim yerlerinde dağıtılıyor; ama dijital medyası varsa dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış hemşerileri tarafından izleniyor. Bu noktada uluslararası medya tanımı da devreye giriyor.”

SONER CESUR: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ADINA ZORLU BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ
Avarto Türkiye CEO’su Soner Cesur “Türkiye’de Medya Pazarları” başlıklı konuşmasında şunları dile getirdi:
“Türkiye’de medya internet ve gazetecilik dediğimizde 15 milyarlık pazar karşımıza çıkıyor. Gazetecilik de bu rakamın yüzde 9’unu temsil ediyor. Sektör son 10 yılda yüzde 10 büyüse de gazetecilik sadece yüzde 5 büyüdü. TUİK verilerine baktığımız zaman; 2014 yılında gazete ve dergilerin sayısı 2013 yılına göre düşmüş durumda. 2014 yılında yayınlanan gazetelerin yüzde 89’u yerel gazetelerden oluşuyor. Türkiye’de basın özgürlüğü adına zorlu bir süreçten geçiyoruz. Medya organları dijital platformdan çıkarılıyor, gazeteciler işsiz bırakılıyor, medya kuruluşları vergi cezalarıyla cezalandırılıyor. Basın, çeşitli boyutlarda sindirilmeye çalışılıyor.”

CHRİSTOPH PEPPER: YEREL GAZETECİLİKTE YENİ KEŞFE ÇIKMALIYIZ
Mindener Tageblatt Genel Yayın Yönetmeni Christoph Pepper “Küçük Gazetelerin Geleceği” başlıklı konuşmasında şu noktalara dikkat çekti:
“Almanya’da Türkiye’de olduğu gibi gazetecilerin çalışmalarına müdahale edilmiyor. Teknolojik gelişmeler de basını etkiledi. Bunun yanı sıra yaş, göç, kültürel ve toplumsal gelişmeler yaşıyoruz. Demografik değişim, gazetecilerin bakış açısını değiştiriyor. Kültürel değişim yeni bir yönlenmeyi gerektiriyor. Teknolojiyle birlikte eskiden gazete okumayan gençler şimdi internetten gazete okuyor. Yerel gazetecilikte eskiden ele aldığımız konuların yanı sıra yepyeni bir keşfe çıkmamız gerekiyor. Yeni teknolojiler de yeni yollar açıyor. Bu şansları değerlendirmemiz için fırsatlar var. Önemli olan yeni gelir kaynaklarının oluşturulması. Bu sayede ekonomik zeminimizi güvence altına alabiliriz. Gerekirse kaynaklarımızı bir araya getirmeliyiz. İlginç bir medya stratejisine ihtiyacımız var.”

PETER LAUSMANN: TİRAJ DEĞİL GÖRÜNTÜDEKİ ALGI KAYBINI ÖNLEMELİYİZ
Westdeutsche Zeitung eski redaktörü Peter Lausmann “Günlük Gazete Tirajlarının Gelişimi” başlıklı sunumunda şunları dile getirdi:
“Almanya’da basın özgürlüğü konusunda Türkiye’ye göre lüks içindeyiz. Okuyucular, kullanıcıların bizimle diyalog içine girebilmesi çok güzel bir ortam yarattı. Tirajlara baktığımız zaman, günlük gazetelerin tiraj kaybetmekte olduğunu görüyoruz. Bu noktada gazete içeriğinin okurun beklentilerine yanıt verecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Tiraj değil görüntüdeki algı kaybını önlemeliyiz.

WOLFGANG KIESEL: GAZETENİN İÇERİĞİ OKUYUCUNUN İLGİSİNİ ÇEKMELİ
Gazeteci Koçu ve DjV Alman Gazeteciler Cemiyeti Eski Başkanı Wolfgang Kıesel, şöyle konuştu:
“Yerel gazete bana yerelde olanları anlatan bir gazete midir?”, Yerel bilgiler sunan gazete güvenilir bilgiler veren gazete midir?” sorularının yanıtları çok önemli. Maddi kaygılarla gelen etkilerin güven zedelenmesine yol açtığını söyleyebilirim. Almanya’da tirajla ilgili çok net bilgi yok. Serbest gazeteciler, farklı konulara eğilerek o konuları satmasını sağlıyorlar. Daha farklı kanallardan daha farklı da zengin besleniyorlar. Bir gemi kaptanı gibi düşünün genel yayın yönetmenini. Bir serbest gazeteci olarak her zaman çok farklı konularla çalışabiliyor. Okurun gazeteyle kurduğu ilişki gazetenin içerik olarak ne kadar beslenebildiğiyle ilgilidir.”
 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599