banner622
banner519

Bakan Yılmaz: Temel hedefimiz üst orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçmek (2)

İHRACAT RAKAMLARI ARTTI Çukurova Kalkınma Ajansı'nın 2015 Mali Destek Programları Değerlendirme Sonuçları İlan Töreni'ne katılan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ülke olarak daha üst seviyelere çıkabilmek için proje ve teknoloji açısından...

Bakan Yılmaz: Temel hedefimiz üst orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçmek (2)

İHRACAT RAKAMLARI ARTTI Çukurova Kalkınma Ajansı'nın 2015 Mali Destek Programları Değerlendirme Sonuçları İlan Töreni'ne katılan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ülke olarak daha üst seviyelere çıkabilmek için proje ve teknoloji açısından...

13 Ağustos 2015 Perşembe 18:29
Bakan Yılmaz: Temel hedefimiz üst orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçmek (2)
banner556

İHRACAT RAKAMLARI ARTTI
Çukurova Kalkınma Ajansı'nın 2015 Mali Destek Programları Değerlendirme Sonuçları İlan Töreni'ne katılan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ülke olarak daha üst seviyelere çıkabilmek için proje ve teknoloji açısından yükselmenin gerekliliğine vurgu yaptı. 25 milyon lira bütçe tahsis edilen ve başvuru yapan 283 projeden 68'inin destek almaya hak kazandığı programın ilan töreninde konuşan Yılmaz, ihracat rakamlarına değindi. Potansiyel katma değerin istihdama ve ihracata dönüşmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
"Son 13 yılda ciddi gelişme görüyorum. Ama daha üst seviyelere çıkarmalıyız. Orta gelirden yüksek gelire gideceksek orta teknolojiden yüksek teknolojiye gitmeliyiz. Bunun altyapısı bu. Son 12 yılda bizim yaptığımız düşük teknolojiden orta teknolojiye geçiş. Belli bir mesafe aldık ama artık ileri teknoloji payını üretim ve ihracatta artırmalıyız. Bunda Mersin ve Adana'nın önemli rol alacağına inanıyoruz. Sanayi üniversite işbirlikleri bu bağlamda önemli. Üniversite toplum işbirliği, üniversitelerimizin bir kalkınma kurumu olarak konumlanması gerekiyor. Mutlaka üniversitelerin kalkınmaya da içinde bulunduğu bölgeye de katkısı olmalı. Teknolojiye verilen destekler önemli. Kalkınma maksimum üretim değil sürdürülebilir üretim olarak düşünülmeli."
AKDENİZ'İN LİDER BÖLGESİ BİRLİKTELİKLE OLUR
Destek programlarını bölgenin kalkınması için yaptıklarını ve bunun için bir strateji sahibi olduklarını kaydeden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Çukurova bölgemizin 2014-23 vizyonu stratejik konumunu ve zengin kaynaklarını değere dönüştüren Doğu Akdeniz'i lider bölgesi olma şeklinde tarif edilmiş. Bu tarifi siz yaptınız. Bir araya gelip katılımcı şekilde kendiniz için böyle bir vizyon belirlediniz. Biz bu bölgeye büyük değer atfediyoruz. Adana, Mersin ve hinterlandı. Osmaniye, Hatay'ı başka illeri de akla getirebilirsiniz, İç Anadolu Güneydoğu bağlantılarıyla bu bölgemiz Doğu Akdeniz'de bir Marmara benzeri bir konuma yükselebilir. Biz bunu görüyoruz bu potansiyeli görüyoruz. Birlikte harekete geçirmeliyiz. Akdeniz'in lider bölgesi de böyle olunur herhalde. Bunu stratejik bölgelere yatırımlara dönüştürmeliyiz. Bölgemizin dış yatırımları da hedeflemesi gerekiyor. Uluslararası sermaye dediğimiz sermayeden daha fazla pay alması gereken bir bölge. Enerji, tarım, turizm yatırımı sanayi yatırımları, ancak bu yatırımların daha nitelikli olması gerektiğine inanıyorum. Bu bölgemiz bu altyapıya sahip. Teşvik sistemimizde stratejik projeler dediğimiz projeler var."
TERÖR, KALKINMANIN DA DÜŞMANI
Bakan Yılmaz, programın ardından Mersin Valiliği'ne geçti. Valilik makamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, şunları söyledi:
"Terörün olduğu yerde, emniyetin olmadığı yerde özgürlükler tam anlamıyla yaşanmıyor. Yaşam kalitesini düşürüyor, insanlar istedikleri gibi çocuklarıyla çıkıp istedikleri yerlere gidemiyorlar. Yaşam kalitesi düştüğü gibi iş ve yatırım ortamına da zarar veriyor. Ben geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'daydım. Orada bazı işletmecilere işleri sordum. Doğrusu hemen yansımış otellerin doluluk oranlarından tutun esnafın cirosuna kadar hemen bir etkide bulunuyor. Maalesef yatırımcıların kararlarını etkiliyor. Dolayısıyla güvenliğin sağlanması ekonomik açıdan da kalkınma açısından da çok çok önemli. Emniyetin, güvenliğin olduğu ortamda yaşam kalitesi arttığı gibi iş ortamı da daha iyi hale geliyor. Dolayısıyla bu terörden en fazla zarar gören ve Doğu ve Güneydoğuda yaşayan insanlardır."
GÜVENSİZLİK ORTAMI VAR
Bölgede tam anlamıyla yatırımcıya güven veren bir ortamın olmamasından dolayı yatırım eksikliği yaşandığına vurgu yapan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bir taraftan da oradaki olayların oluşturduğu bir imaj içinde, bırakın bölgeye yatırımcının gitmesini bölgeden dışarıya sermayenin gittiğini de görebiliyoruz. Bu tabi arzu etmediğimiz bir durum. İnşallah en kısa sürede farklı bir ortam oluşur. Son günlerde bir artış evrimi var ama bir taraftan terörle mücadele konusunda çok ciddi bir çaba var. Bu çabanın sonucunda inşallah daha iyi bir noktaya geleceğiz. Maalesef geçtiğimiz dönemde terör örgütü silahlarını bırakıp yurt dışına çıkmak yerine tam aksine sahada iş adamlarından haraç alma, şantiyelere saldırı, bir çok yasa dışı iş gerçekleştirdi. Bunun zararlarını gördük. İnşallah önümüzdeki dönem çok iyi bir ortam oluşur."
BARAJA SALDIRMAKLA BÖLGENİN KALKINMASINA ZARAR VERİYORLAR
Bölgede yapılan saldırıların kalkınmaya zarar verdiğini söyleyen Bakan Cevdet Yılmaz şöyle konuştu:
"Silvan barajı Diyarbakır'da. Bakın bu Atatürk Barajından sonra GAP projesinin en büyük sulama projesi. Tamamlandığı zaman 240 bin hektara yakın alanı sulu hale getirecek, çiftçinin geliri artacak, ürünü artacak, toplam değeri artacak, yüz binlerce insan iş güç sahibi olacak, yoksulluk meselesine çok ciddi bir çözüm üretecek. Tarıma dayalı sanayi gelişecek, ticaret gelişecek. Sayısız faydası olan bir projemiz ama sürekli bir şekilde bu projeye maalesef terör saldırıları oldu. Aslında bu projeye saldırmakla bölgenin kalkınmasına zarar veriyorlar. Oradaki yoksulluğun devam etmesini istemiş oluyorlar, gençlerin iş bulma imkanlarını engellemiş oluyorlar. Görüşünüz ne olursa olsun, siyasi parti bütün yasal siyasi partilerle hepsine saygımız var. Kime oy vermiş olursa olsun yasal düzlemde her kişiye saygımız var. Hepimizin bu noktada birleşmesi lazım. Siyasi parti ne olursa olsun. Etnik kökenimiz, mezhebimiz, dinimiz, ideolojimiz ne olursa olsun. Hepimizin bu terör konusunda ilkesel bir tavır sergilemesi lazım. Türkiye'de artık silahlara yer yok, teröre yer yok. Demokrasiyle silah aynı anda olamaz. Bunu hepimizin görmesi lazım ve buna karşı ortak toplum tepkisi göstermemiz lazım. Bir taraftan güvenlik tedbirleri bir tarafta toplumun bulunduğu tutumuyla bu sorunları en kısa sürede aşacağımıza yürekten inanıyorum."

Mustafa İNSAN/MERSİN, ()

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599