banner519

(Özel Haber) Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı Yırcalı, İHA’ya Özel Konuştu

Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı ve DEİK Yönetim Kurulu üyesi iş adamı Rona Yırcalı, İHA’ya özel açıklamalarda bulunarak Türkiye ve dünya ekonomisini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Güney Amerika’ya giden...

(Özel Haber) Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı Yırcalı, İHA’ya Özel Konuştu

Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı ve DEİK Yönetim Kurulu üyesi iş adamı Rona Yırcalı, İHA’ya özel açıklamalarda bulunarak Türkiye ve dünya ekonomisini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Güney Amerika’ya giden...

24 Şubat 2015 Salı 14:23
(Özel Haber) Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı Yırcalı, İHA’ya Özel Konuştu
banner625
banner605
Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı ve DEİK Yönetim Kurulu üyesi iş adamı Rona Yırcalı, İHA’ya özel açıklamalarda bulunarak Türkiye ve dünya ekonomisini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Güney Amerika’ya giden Yırcalı, yolculuk sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ekonomik ve siyasi konularda görüş alışverişinde bulunduğunu aktardı. Libya’dan çıkartılan Türk müteahhitleri olayının ihracatçılara büyük zarar vereceğini söyleyen Rona Yırcalı, faizlerin ise eğilim içinde düşerek dengede tutulması gerektiğini vurguladı.
Dünya Odalar Federasyonu Onursal Başkanı ve DEİK Yönetim Kurulu üyesi Rona Yırcalı, İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. İlk olarak Avrupa’da yaşanan ekonomik krizin etkileri konusunda görüşlerini aktaran Yırcalı, "Eskiden konuşurken yalnız Türkiye’yi konuşurduk. Batıda olsun doğuda olsun etrafımızdaki ülkeler, hem siyasi hem de ekonomik olarak bizleri son derece etkiliyor. Avrupa Birliği’nde 2014 yılındaki gelişmeleri, gerek büyüme bakımından, gerek işsizlik bakımından olumsuzluklarını gördük. 2015 yılının ilk 2 ayında da bunların sürdüğünü görüyoruz. IMF rakamlarına bakarsak, 2013 yılında Avrupa Birliği 3,6 büyümüşken, 2014’de 3 civarı büyüme söz konusu. Almanya’yı bir tarafa koyduğumuzda diğer ülkelerde büyümenin çok daha az olduğunu görmekteyiz. Bunun aksine Amerika’da gelişmeler daha olumlu. Ümidimiz o ki; Amerika Birleşik Devletleri’ndeki olumlu gelişmeler ile bu sene 3,5 oranında büyüme öngörülmektedir, önce Avrupa ülkelerine ardında da Asya Pasifik ülkelerine doğru bu olumlu ekonomik hareketin gelişmesini bekliyoruz" dedi.
Rusya’ya uygulanan ekonomik ambargonun ilk olarak iyi bir gelişme olarak görüldüğünü ancak bunun tam olarak hayata geçmediğini kaydeden Yırcalı, "Dolayısı ile Rusya pazarından Türkiye için çok fazla şey beklememekteyiz. Komşularımıza bakacak olursak Yunanistan’da seçim sonrasında hükumet yetkilileri sert çıktılar ama hakikatler karşısında geri adım atıyorlar. 4 aylık bir erteleme yapıldı ve bu 4 aylık zamanda ekonomik reformları ne kadar geliştirecekleri takip edilecek. Suriye’de durum ortada. Bizim için son derece önemli olan pazarı tamamen kaybetmiş vaziyetteyiz. Türkiye’ye burada ambargo uygulanıyor. Irak’ta, Kuzey Irak hariç orada da sıkıntılar var. Bizim için son derece önemli olan Libya, Türk müteahhitlere iş verilmemesinin ötesinde ülkeden çıkartıyor. Orada iki hükumetli bir çarpışma var. Libya’yı bilhassa söylüyorum çünkü müteahhitlerimiz için çok önemli bir pazardı. Böyle bir karar alınması, uzun vadede ihracatçı arkadaşlarımızı hırpalayacaktır. Çin’e de iki kelime söylemek lazım. Artık eski büyümesini yapamıyorlar. Bu sene yüzde 3’lerde büyümesi öngörülüyor ki, zamanında yüzde 10’larda büyümüş bir ekonomi için oldukça az bir oran. Çok büyük bir nüfus ile çok büyük bir gelişme içindeydi" şeklinde konuştu.
FAİZLER EĞİLİM İÇİNDE DÜŞMELİ
Geçmişten bugüne Türk Ekonomisi üzerine saptamaları ile ekonomi dünyasının duayenleri arasında yer alan Rona Yırcalı, Türk ekonomisinin ihracata dayalı olduğunu söyledi. Yırcalı, "Ham maddelerin emtiaların fiyatları dünyada düşmektedir. 2014 için öngördüğümüz 166,5 milyar dolarlık ihracatı maalesef gerçekleştiremedik, 160 milyar dolarda kaldık. 2015 için 175 milyar dolar öngörülüyor, inşallah bunu yapabiliriz. 2023 yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefleyen ülkemizin bunu gerçekleştirme imkanı nasıl olacak bakacağız. Her sene yüzde 15’e yakın arttırmamız lazım ki ihracatımızı 500 milyar dolara ulaşabilelim. Türkiye geçen seneyi olumlu geçirdi. Bizim gibi genç ve fazla nüfuslu ülkelerin yüzde 7-8 arasında büyümesi lazım. Her sene piyasaya giren 150 bin gencimize yoksa iş bulamayız. 2015’de yüzde 4 civarı büyümemiz öngörülüyor. AB’nin yüzde 8,8 büyüdüğü öngörülürse bizim yüzde 3-4 arasında büyümemiz iyidir. Avrupa’daki büyük krize rağmen ihracatçılarımız yeni pazarlar bularak rakamları belli seviyede tuttular. Bundan önce ihracatımızın yüzde 55’i AB ülkelerine gidiyordu, bunun da yüzde 50’si Almanya ulaşıyordu. Almanya ve diğer ülkelerdeki krizlerden dolayı bu yeni pazarlar bizim için enteresan olmamaya başladı. Afrika ülkeleri, Asya Pasifik ülkeleri, Güney Amerika, Ortadoğu ülkeleri Türki Cumhuriyetler ile olan ihracatımız açığı kapattı. Hep ihracattan bahsediyorum çünkü bizim ekonomimiz ihracata dayalı bir ekonomi. İhracatımız sağlıklı bir şekilde olduğu taktirde ekonomimiz sağlıklı olur" dedi.
Merkez Bankası’ndan beklenen karar öncesinde yorumda bulunan Rona Yırcalı, "Döviz serbest piyasa metasıdır. Dolar 2,55’lere vardı, sonra 2,47’ye düştü. Euro 2,85’lerden 2,78’lere indi. Bu oynamalar olacaktır. Buna biz hakim olamayız, olmamamız da lazım. Tabiatı ile bizi idare edenler faizin düşmesini istiyor. Faizler düştüğünde çok daha fazla para piyasaya girebilir, yatırımlar artabilir ve tüketim mallarına talep olabilir diye düşünüyorlar. Bunun tabi ki de dengede olması lazım. Çok düşürüldüğünde enflasyon sıkıntısına yol açabilir. Merkez Bankası zaman zaman bunları düşürüyor. Merkez Bankası’nın faiz rakamlarının üzerine bankaların koyduğu rakamlar oluyor ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ekonomi Bakanımızın itirazı bu noktada. Yatırımcı kredi alırken, yüzde 14’lere varan kredi kullanıyor ki, bu oranlarla yatırım yapmak zor. Ekonominin genelini göz önünde tutmak lazım. Ben, biraz faizlerin düşmesinde, ancak eğilim içinde düşmesi gerektiği kanaatindeyim. Zaten Merkez Bankası bunu yaparak dengede tutmak istiyor. Biraz daha hızlı hareket edilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Bank Asya olayına da değinen Yırcalı, "Bende bir bankanın yönetim kurulu başkanlığını yaptım. O zamanda bazı bankalara el konuldu, birleştirildi, kapatılanlar oldu. Bank Asya ile ilgili durumu yakından takip etmedim. TMSF ve BDDK’nın verdiği beyanatlar var. 4-5 aydır olan bir süreç bu, bazı evrakların verilmediği söyleniyor. Bir neticeye varamadılar ki böyle bir olaya gidildi. TMSF ve BDDK, oraya para yatıran yatırımcıyı korumak mecburiyetinde. Sanırım davada açıldı, bunun neticesini beraber göreceğiz" şeklinde yorumda bulundu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’LA GÜNEY AMERİKA SEYAHATİ DETAYLARI
Geçtiğimiz haftalarda Güney Amerika’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a DEİK adına eşlik ettiğini söyleyen Rona Yırcalı, ziyaretin detayları hakkında bilgiler verdi. Yırcalı, "Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız dış ülkelerle temaslarını sürdürüyor. DEİK olarak bu seyahatlerin hemen hepsini organize ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bu sene içinde 10 Afrika ülkesine gitmeyi öngörüyor. Geçen hafta içinde Güney Amerika’da bulunan 3 ülkeye gittik. Kolombiya, Küba ve Meksika’da temaslarda bulunduk. Önümüzdeki ay içinde de Brezilya’ya ziyarette bulunacağız. Afrika’da bilhassa çok miktarda Büyükelçilikler açtık. Bunların yine bir çoğuna Türk Hava Yolları’nın direkt uçuş yapması öngörülüyor. Böylece onlarla hem siyasi hem ekonomik temaslarımızı arttırmak istiyoruz. Çünkü ihracatçılarımız klasik Batı Avrupa ülkeleri yerine bu ülkelere ilgi gösteriyorlar. DEİK olarak Afrika ziyaretlerinde şuna şahit olduk. Çin yetkililerinin geldiğini, yerleştiğini ve 3-4 kez topluca ziyaret ettiklerini görüyoruz. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Afrika hem de Güney Amerika için bu temasların çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Kolombiya, Güney Amerika’nın yükselen değerlerinden birisi. Biz, orada oda başkanları temas ederken, Sayın Cumhurbaşkanımız 4 bakan ile beraber siyasi görüşmeler yaptılar. Oradan Küba’ya geçtik. Avrupa ülkelerinin Küba ile temaslarını da gördük. Meksika bir NAFTA ülkesi, Meksika, ABD ve Kanada’nın içinde olduğu NAFTA ülkesi. Biz, Meksika’yı ihmal ettik. Meksika’nın bize yakın olduğunu gördük. Özellikle gıda, enerji sektöründe işbirliği yapabiliriz" dedi.
Yırcalı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olan Rona Yırcalı, şirket olarak da Meksika’ya yatırımda bulunacaklarını ve bu konunun Güney Amerika ziyaretinde gündeme geldiğini aktardı. Balıkesir’de tesisleri bulunan Yırcalı, "Kendi firmam olarak da bu noktaya yatırım düşünüyorum. Hatta, Sayın Cumhurbaşkanımız, Meksika Devlet Başkanı’na beni taktim ederken, ’Bakın, yatırım yapmak istiyor’ şeklinde beni tanıştırdı. Kendisi de ’Bir daha elinizi sıkayım’ diyerek esprili yaklaştı. Bu ziyareti Cumhurbaşkanımızın uçağı ile yaptık. Ben DEİK Temsilcisi olarak oradaydım. Uzun bir yolculuk olduğu için Sayın Cumhurbaşkanımız ile görüşme fırsatımız da oldu. İş adamlarımızın durumlarını aktardık hatta Balıkesir ile ilgili de görüşme imkanımız oldu. Konuşmamızın çoğu yatırımlar ile ilgili oldu. Ben tarafsız hareket ettiğim için, zaten aile olarak tarafsız hareket ettiğimiz için, buradaki siyasi durumları, şehrin ekonomisini, çevre yolunu sordu Sayın Cumhurbaşkanımız, görüşlerimi aktardım. Hava meydanının aktif olarak kullanılması gerektiğini söyledim. Lojistik Köyün açılmasının şehre çok fayda sağlayacağını, Bandırma Limanı’nın daha aktif kullanılması, malumunuz üzere seçimler yaklaşıyor biraz da onlarla ilgili görüştük. Ekonomik ve siyasi son durumları başka illerden bilgi aldığı gibi benden de bilgi aldı. Bende elimden geldiğince kendisine aktardım" şeklinde konuştu.
"BAŞKANLIK SİSTEMİNİN OLMAMASI İÇİN BİR SEBEP YOK"
Son olarak başkanlık sistemi ile ilgili görüşlerini aktaran Yırcalı, konuşmasını şöyle tamamladı: "Başkanlık sisteminin olmaması için sebep yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın karakterinde bir lider son 10 yıldır bu şekilde. Bu zaten fiilen bu şekilde. Şimdi Ahmet Bey Başbakan. Bunun olmasında ben mahsur görmüyorum. Sadece hızlı hareket etmemek lazım. Çoğunluk olursa anayasa değişikliği olacak. Bundan sonra Türkiye’de sayın Cumhurbaşkanımızın vazifesi devam ettiği müddetçe, kendi iş anlayışına uygun bu şekilde olacak. Cumhurbaşkanlığı sembolik bir makam olarak değil, günlük işlerin içinde bulunacak şekilde olacaktır. Haziran seçimlerinden hemen sonra değilde, diğer konularla beraber görüşülmesinde fayda var. Önce anayasanın değişmesi gerekir. Haziran seçimleri önemli bir işaret olacaktır"
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388