banner622
banner519

MÜSİAD Başkanı Olpak: Sadece işverenin üzerine kalacak yükleri devletimizle eşit veya adil bir şekilde paylaşalım

Gülseli KENARLI - Cemal KÖYÜK/İSTANBUL, () MÜSTAKİL Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) 64'üncü hükümetten beklentilerini düzenledikleri bir toplantı ile açıkladı. Feriye Lokantası'nda gerçekleştirilen toplantıda...

MÜSİAD Başkanı Olpak: Sadece işverenin üzerine kalacak yükleri devletimizle eşit veya adil bir şekilde paylaşalım

Gülseli KENARLI - Cemal KÖYÜK/İSTANBUL, () MÜSTAKİL Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) 64'üncü hükümetten beklentilerini düzenledikleri bir toplantı ile açıkladı. Feriye Lokantası'nda gerçekleştirilen toplantıda...

26 Kasım 2015 Perşembe 14:29
MÜSİAD Başkanı Olpak: Sadece işverenin üzerine kalacak yükleri devletimizle eşit veya adil bir şekilde paylaşalım
banner587
banner605

Gülseli KENARLI - Cemal KÖYÜK/İSTANBUL, () MÜSTAKİL Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) 64'üncü hükümetten beklentilerini düzenledikleri bir toplantı ile açıkladı. Feriye Lokantası'nda gerçekleştirilen toplantıda açıklamalarda bulunan MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, konuşmasında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim vaatlerine üç'e bölerek hepsini uygulayacağını belirttiğini hatırlatarak şunları kaydetti:
“Bunlardan öne çıkanlardan birisi asgari ücretle ilgili yapılan konulardı. Bu konuda MÜSİAD'ın bakışını ifade etmek isterim; yaşanılabilir ve sürdürülebilir bir asgari ücret bütün yönleriyle çok önemli bir başlık ve hepimizin de gündeminde. Elbette asgari ücretin hem alanlar açısından, çalışanlar açısında yaşanılabilir olması hem de ödeyenler açısından sürdürülebilir olması önemli. İki konuya özellikle dikkatini çekmek isterim. Birincisi; eğer bu şekilde seçim vaatleri söz konusu olmasaydı asgari ücrette yılbaşında enflasyondan hareketle yüzde 10 civarında bir zam öngörülecekti. Bugün itibari ile yüzde 30'luk bir zam görüyoruz. İlave olarak beklemediğimiz bu yüzde 20'lik zam kısmını, çalışanın eline geçecek 1300 liralık kısmında her hangi bir tartışma yapmaksızın, sadece iş verenin üzerine kalacak yüklerini devletimizle eşit olarak veya adil bir şekilde paylaşalım. Toplam çalışanın yüzde 80'i KOBİ dediğimiz işletmelerde.
Daha önce Meclise verdiğimiz bir soru önergesine aldığımız cevaptan hareketle, 14 milyon çalışanın yaklaşık yüzde 40'ının bordrosunun asgari ücretli olduğunu biliyoruz. Sadece şu anda asgari ücretle çalışanların 1300 lira net aldığından hareket ettiğimizde özel sektörün üzerine 30 milyar liralık ilave bir yük gelmekte. Çalışanın eline geçecek 1300 lirayı tartışmıyoruz."

“İŞLETMELERİ AYAKTA BIRAKMAMAK GİBİ ÇOK CİDDİ BİR RİSKLE BİZİ KARŞI KARŞIYA BIRAKACAK"
Olpak, “Şu anda 900 lira askeri ücretin üzerinde, bin alan, bin 100 alan, bin 300, bin 500 alanların da ücretlerinin artırılacağını düşünürsek bu 30 milyar liranın çok üzerinde olacağı hepimizin takdiridir. 30 milyar liranın ne kadarını KOBİ'ler, ne kadarını büyük işletmeler ödeyecek derseniz, yaklaşık 24 milyar lirasının yükü KOBİ'lerin üzerinde kalmaktadır. Hükümetimizin bu konuyu buradan hareketle dikkatle irdelemesi gerekir. Yani yapılan uygulamada elbette çalışanın eline geçecek rakamda sorun olmasın ama KOBİ'lerin üzerine böyle bir yük geldiği takdirde, 24 milyarın üzerine ilaveleri de değerlendirin, bu gelir dağılımı adaletsizliğini bir taraftan düzeltelim diye düşündüğümüzde işletmeleri ayakta bırakmamak gibi çok ciddi bir riskle bizi karşı karşıya bırakacak" dedi.

“TERÖRLE MÜCADELEYE ETKİNLİKLE DEVAM EDİLMELİ"
Nail Olpak, terörün öncelikli gündem maddesi olduğunu ifade ederek, “Terörle mücadeleye etkinlikle devam edilmeli. Bunda bizim MÜSİAD olarak her hangi bir tereddüdümüz yok. Ama bunu gerçekleştirirken de elbette vatandaşa karşı da şefkatli, teröre karşı etkin mücadele ile bu işin devamı, bizim huzur ortamımızın devamı için en önemli başlıklarımızdan bir tanesidir" dedi.

“CUMHURBAŞKANI MEYDANLARA ÇIKTIĞI ZAMAN NEYLE OY İSTEYECEK?"
Nail Olpak, konuşmasında önemli konulardan birinin de başkanlık sistemi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bizim bu konudaki önerimiz bu sisteminde bütün yönleriyle ve çekinilmeden tartışılması gerektiğidir. Sorunları çözmenin yolu onları konuşabilmekten geçer. Aslında kabul edelim ki Türkiye 367 garabeti ile karşılaştığı zaman, o günkü siyasi atmosferin içerisinde, o 367 dayatması karşımıza çıktığında, daha sonra da Anayasa Mahkemesi bir şekliyle mevcut yasaları o yönde yorumlayarak , Cumhurbaşkanı'nı halkın seçtiği bir sisteme doğru sistemi yönlendirdiğinde bugün konuştuğumuz konuların yani başkanlık sisteminin temeli o noktada atılmış gibi değerlendirebiliriz. Eğer bugün sisteme yönelik eleştiriler varsa, eleştirilerin temelini hem Cumhurbaşkanı'na yetkilerini tanımlamış olan 82 anayasasında, hem de sistemi buraya getiren kişilerde aramak gerektiğini söyleyebilirim. Ama ortada bir gerçek var. Eğer olağan üstü bir durum olmazsa Türkiye 2019'da 3 seçim yaşayacak. Siyasi partilerimiz yaptıkları ve yapacakları ile oy isteyecekler ama Cumhurbaşkanı'nı da halk seçecek. Peki Cumhurbaşkanı meydanlara çıktığı zaman neyle oy isteyecek? Sistem bu noktada hiç konuşmadığımız bir alana doğru gidiyor. Cumhurbaşkanı'nı hem bir şekliyle sistemin içinde olmasın diye eleştirip ama diğer tarafından mevcut yapısını içerisinde halka seçtirdiğimiz bir yapılanma varsa o zaman bunu bütün yönleri ile tartışıp sonuca bağlamak, son dakikaya bırakmamak, 2019'a bırakmamak bizim öncelikli gündemlerimizden biri olmalı."

“HÜKÜMETİMİZİN MAKUL BİR ŞEKİLDE YAKLAŞACAĞINI TAHMİN EDİYORUM"
MÜSİAD Başkanı Olpak, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Olpak, asgari ücretin yükselmesinin riskleri olduğu yönündeki soruya şöyle yanıt verdi:
“Asgari ücret komisyonu toplanacak, o komisyondan bir karar çıkacak. Sayın Başbakanımız da 'biz vaadimizin arkasındayız' dediğine göre 1300 lira. Hükümet hiçbir şekilde devlet katkısı yapmazsa uygulamaya girecek. Ama uygulamadan sonra 2 tane risk. Bunlardan birisi, hiç hoşumuza gitmeyen kayıt dışı. İşletmeler ayakta kalamadıkları takdirde kayıt dışına kaçacaklar. Biz mevcut sistemde madem ki 1300 liraya çıkıyor, yüzde 7'lik kısmı da devlet karşılayabilirse tam tersine kayıtdışının azalabileceğini ama 'hiçbir şekilde ben burada katılımcı olmam' derse kayıt dışının artacağını düşünüyoruz. İkinci konuda maalesef iş yerlerinin kapanmakla karşı karşıya kalması. Bu bir tehdit anlamında değil ama geçtiğimiz günlerde bazı işletmelerimizin toplu işten çıkarmalarda izin alabilmeleri için bakanlığa, SGK'ya başvuruda bulunduğunu öğrendik. Çünkü toplu çıkarmalar izine tabidir. Niye? 31 Aralıktan önce ben bu yüklerden kurtulabileyim diye, bir de kıdem tazminatı yükü var biliyorsunuz. Yüzde 30'da bir anda kıdem tazminatları artacak. Ben buna hükümetimizin makul bir şekilde yaklaşacağını tahmin ediyorum."

TÜRKİYE - RUSYA İLİŞKİLERİ
Nail Olpak, Türkiye ve Rusya ilişkileri konusunda da açıklamalarda bulunarak, “Türkiye ve Rusya ilişkileri değerlendirildiğinde, soğuk savaş döneminin şartlarını biraz geride bırakacak olursak, hem ikili ilişkilerimiz hem de bugüne kadar yaşananlar bir olaydan etkilenecek ve kenara atılacak bir sığlıkta değil. Ekonomi diplomasisi dediğimiz yönünü içine alacak şekilde iki ülkenin liderleri, Başbakanları, Cumhurbaşkanları, Dışişleri Bakanları düzeyinde karşılıklı görüşmelerle bir sonuca bağlayabileceği kanaatindeyiz" dedi.

(FOTOĞRAF)

 

 

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388