banner622
banner595

Güler Sabancı: Barış Sürecine Dair Atılan Adımları Çok Önemsiyoruz"

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı barış sürecine ilişkin atılan adımları çok önemsediklerini vurgulayarak "Barış sürecine dair geçen haftasonu atılan adımları çok önemsiyoruz. Sürecin başarıyla devam ettirilmesinin,...

Güler Sabancı: Barış Sürecine Dair Atılan Adımları Çok Önemsiyoruz"

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı barış sürecine ilişkin atılan adımları çok önemsediklerini vurgulayarak "Barış sürecine dair geçen haftasonu atılan adımları çok önemsiyoruz. Sürecin başarıyla devam ettirilmesinin,...

03 Mart 2015 Salı 15:24
Güler Sabancı: Barış Sürecine Dair Atılan Adımları Çok Önemsiyoruz
banner566
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı barış sürecine ilişkin atılan adımları çok önemsediklerini vurgulayarak "Barış sürecine dair geçen haftasonu atılan adımları çok önemsiyoruz. Sürecin başarıyla devam ettirilmesinin, toplumsal ve ekonomik gelişimimize büyük bir ivme kazandıracağına inancımız devam ediyor. Bundan vazgeçmemeliyiz" dedi. Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul ise, Sabancı Topluluğu’nun 2014 yılı finansal sonuçlarını açıkladı ve holdingin 2015’te 3.5 milyar lira yatırım yapacağını belirtti.
Sabancı Holding’in 2014 yılı sonuçlarını açıkladığı ve 2015 yılı hedeflerini paylaştığı Yıllık Paylaşım Toplantısı, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ve Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul’un katılımıyla Sabancı Center’da gerçekleştirildi. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı toplantıda yaptığı konuşmada "2015’te ABD’de büyümenin yüzde 3’e yakın olacağı tahmin ediliyor. Son haftalardaki ekonomik ön göstergeler hafif bir yavaşlamaya işaret edebilir, ama temelde ABD’de büyüme hız kazandı. Faiz artırımının zamanlaması konusunda hala belirsizlik olmakla beraber küçük bir artışın kendilerini iyi yöneten gelişmekte olan ülkeleri artık fazla etkilemeyeceği görülüyor. Almanya’da büyüme ciddi bir duraklamadan sonra yeniden hızlanıyor. Fransa’nın da son rakamları beklenenden biraz daha iyi görünüyor. Ayrıca Yunanistan 4 aylık bir "müzakere süresi" kazandı. Bunlar Avrupa ve dolayısıyla Türkiye için iyi haberler. Çin’de önümüzdeki yıllarda büyüme yüzde 7’yi geçerse sürpriz olur. Belli bir yavaşlama kaçınılmaz, iç borçlar çok arttı. Ama sert bir yavaşlama beklenmiyor. 2015 için yapılan büyüme tahminlerinde petrol fiyatlarındaki düşüşün, büyümeyi özellikle ’gelişmiş ithalatçı’ ekonomilerde tahminlerin üstüne çıkarmasını bekliyoruz. Yılbaşı mesajımda da ifade ettiğim gibi, 2015 yılının daha sonraki seçimsiz bir dönemin “geçiş yılı” olacağı görülüyor. Yaklaşık iki yıldır ülkemiz bir seçim atmosferinde bulunuyor. Seçimler tabii ki demokrasilerin vazgeçilmezidir. Dolayısıyla, barış, huzur ve demokratik olgunluk içerisinde seçim sürecinin gerçekleşmesini bekliyoruz. Haziran ayındaki seçimlerden sonra, dört yıllık seçimsiz bir döneme gireceğiz. Bunu bekliyoruz. Bu dönemde ekonomiye odaklanarak, gerekli düzenlemelerin ve yapısal reformların hayata geçirilmesiyle yeniden hızlı bir büyüme dönemi yaratmalıyız. Bu bağlamda barış sürecine dair geçen haftasonu atılan adımları çok önemsiyoruz. Sürecin başarıyla devam ettirilmesinin, toplumsal ve ekonomik gelişimimize büyük bir ivme kazandıracağına inancımız devam ediyor. Bundan vazgeçmemeliyiz” dedi.
Güler Sabancı Türkiye ekonomisi ile ilgili olarak “Türkiye ekonomisine baktığımızda ise; 2015 yılında her ne kadar ilk iki ayın verilerinde düşüklük olsa da, 2014’e kıyasla daha güçlü bir büyüme yaşanacağı yönünde genel bir beklenti olduğunu görüyoruz. İç talebin ılımlı şekilde toparlanmasını, dış talebin zayıf seyrini korumasını bekliyoruz. 2014’de gerileyen tarımsal üretimin de iklim koşullarının uygunluğuna bağlı olarak büyümeye pozitif katkı sağlayacağı görünüyor. Her ne kadar, FED’in yılın ikinci yarısında faiz artışına başlama ihtimali Türkiye’ye yönelik bir risk oluştursa da, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamaya başlayacağı parasal genişleme programının FED etkisini sınırlaması ve Türkiye ekonomisine sermaye girişinin sürmesi de olasıdır. Petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi beklentisi, 2015 yılında enflasyon oranına aşağı yönlü olumlu katkı yapacağına inanıyoruz. Kurlarda yükseliş, petrol ve emtia fiyatlarında düşüş ve devam eden makro tedbirler de cari açıkta iyileşmeye destek olacak görünüyor. Bu yıl bütün bunlardan dolayı özellikle yılın ikinci yarısında bir fırsat penceresi olabilir. Orta vadeli programın, uzun vadeli bakış açısını olumlu buluyor; açıklanan reformların önceliklendirilmiş bir plan içerisinde “en geç “ seçim sonrası uygulanmasını bekliyoruz. Ancak bu şekilde daha yüksek bir büyüme ve kişi başına düşen gelirde 10 bin dolardaki duraklamadan sıçramayı sağlayabiliriz. Bu sıçramayı ancak yeni teknolojiler ile destekleyerek gerçekleştirebiliriz! Şu anda gelişmiş veya gelişmekte olan tüm ülkeler bu konuda çalışıyor. Dünya liderleri dijital dünyanın iş dünyasına etkileri, tehditleri ve fırsatları konusunda özel brifingler alıyorlar. Dünyada gelişen teknolojilerden kaynaklı büyük bir dönüşüm yaşanıyor ve bu noktada, herkesin "biz bu yeni dünyanın neresinde olacağız?" sorusunu yanıtlaması gerekiyor. İş dünyası ve şirketler açısından baktığımızda, oluşan beklentileri karşılayan, hatta birkaç adım ötesinde, bu dünyaya yeni bir pencere açanlar öne çıkıyor. Bu noktada da yakalayabileceğimiz önemli bir fırsat var. Türkiye de ancak bu yeni teknoloji devrimine entegre olabilirse, hızlı büyüyebilir. Dünya Ekonomik Forumu Toplantıları kapsamında dünyanın dev şirketlerinin yöneticilerine soruldu: Jeopolitik riskler dışında, geceleri uykunuzu kaçıran nedir? Hepsi ortak yanıt olarak: Teknolojik gelişmelerin mevcut iş modellerine olan distruptive (yıkıcı) etkilerini nasıl yöneteceğimizi ve bu tehdidi nasıl fırsata çevireceğimizi düşünmekten uykusuz kalıyoruz” dediler. Buradan da anlıyoruz ki; tüm dünya teknolojik gelişmelere ayak uydurmaya çalışıyor. Biz de bu yarışın dışında değiliz. Dijitalleşme bugün sosyal ve kurumsal hayatın her alanını etkisi altına almış durumda. Biz de Sabancı Topluluğu olarak, global anlamda iş yapış biçimlerine yön veren teknolojik trendleri yakından takip ediyor, planlarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Yüksek teknolojinin egemen olduğu bu yeni çağda, tüm şirketlerimizle, değişimin bir parçası olmaya, hatta bu değişimi yönetmeye, bu değişimin önünde koşmaya çalışıyoruz. 2014’ün sonunda temel atma törenini gerçekleştirdiğimiz ve sanayi-üniversite iş birliğine farklı bir model getiren Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi, bizim bu yöndeki gayretimizin canlı bir kanıtıdır. Sabancı çatısı altında bu gibi değerli projeler üretmeye ve üretenleri her anlamda desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Sabancı konuşmasına şöyle devam etti: "İnsana verdiğimiz değer, bizi inovasyon ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da daha aktif olmaya teşvik ediyor. İnsanı odağına alan bir Topluluk olmanın getirdiği sorumlulukla, bugün sürdürülebilirlik kavramını tüm üretim ve iş süreçlerimizin merkezine yerleştirmiş durumdayız. Attığımız her adımda; uygulamalarımızın çevresel, ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirlik ilkelerine uygunluğunu titizlikle değerlendiriyoruz. Ayrıca, 2015 Paris Toplantısı’nın da tüm dünyada iklim değişikliği ile ilgili, dolayısıyla sürdürebilirlik açısından bir milat olmasını bekliyoruz. Bu çerçevede şirketlerimiz, gerek sürdürülebilirlik alanındaki son derece başarılı uygulamalarıyla, gerekse ses getiren kurumsal sosyal sorumluluk projeleri bize gurur veriyor. Örneğin; tek damla yakıt kullanmadan, sadece güneş enerjisiyle dünya turu atacak dünyanın ilk uçağı Solar Impulse, bu hafta Abu Dhabi’de havalanıyor. Sürdürülebilirlik alanında tarih yazacak Solar Impulse’a Türkiye’den tek destekçi ise, Brisa. Diğer yanda, Türkiye’de otobüs ve midibüs pazarında liderliğe oynayan Temsa, önümüzdeki dönemde kendi üretimi olan elektrikli otobüsünü yakında pazara sunacak. Sürdürülebilirlik hedeflerini hayata geçirme aşamasında ise inovasyon devreye giriyor. Sabancı olarak, son 10 yıldır içselleştirdiğimiz inovasyon kültürümüz önemli bir aracımızdır. Sabancı Topluluğu’ndaki arkadaşlarım değişime açık, müşteriyi odağına alan bir anlayışla iş süreçlerine farklı ve etkin yaklaşımlar geliştiriyorlar. Diğer yanda, dönem başkanlığını Türkiye’nin devraldığı G20 zirvesi, hem Türkiye ekonomisinin küresel rekabet gücünü, hem de büyümenin çevresel ve sosyal yönden sürdürülebilirliğini artıracaktır. Ticaret Grubu Başkanlığı’nı yürüttüğüm B20 toplantıları da, ülkemizin liderliğini ortaya koyacağı platformlar olarak son derece önemlidir. G-20 sürecinin başında da ifade ettiğim gibi, burada bize düşen en önemli görev, uygulamalara odaklanmak ve harekete geçmektir. Sayın Babacan’ın da söylediği gibi, fark yaratacağımız nokta bu olacaktır.
İçinde bulunduğumuz haftanın ayrı bir önemi var. 8 Mart’ta Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayacağız. Ama şunun da altını çizmeliyiz ki, ’bizim için kadın bir gün değil, her gün değerlidir’. Sabancı Holding olarak, Birleşmiş Milletler’in “Kadını Güçlendirme Prensipleri”ni Türkiye’de ilk imzalayan şirketiz. Kadının iş hayatındaki ve toplumdaki rolünün güçlendirilmesini en önemli hedeflerimizden biri olarak belirledik. Bunun yanı sıra, 2013 yılında imzaladığımız “İşte Eşitlik Bildirgesi” ile Sabancı çatısı altında kadınların erkekler ile her anlamda eşit şartlara ve fırsatlara sahip olduğunun garantisini verdik. Büyük resme baktığımızda, 2003-2013 yılları arasında Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımının ancak yüzde 26’dan yüzde 30’a çıkabildiğini görüyoruz. Sabancı Topluluğu olarak ise, beyaz yakalı kadın çalışan oranımız yüzde 38. Türkiye ortalamalarının üzerinde bir konumdayız. Ama hala bunu yeterli bulmuyoruz. Yani; kadınlarımızı hak ettikleri konuma yükseltmek için daha gidilecek uzun bir yolumuz var. Kadınların iş hayatına katılımı, sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya büyüme konusunda fırsatlar sunuyor. Bu konuda araştırma ve çalışmalar gösteriyor ki, kadınların iş hayatına eşit katılımı, sadece insan hakları meselesi değil, işin kendisi için değer yaratan, doğru bir yaklaşımdır. Ancak bu durumu kavrayan yöneticiler kurumlarını ileriye götürebilirler.
Sabancı Topluluğu olarak; sanayiden enerjiye, bankacılıktan perakendeye kadar faaliyet gösterdiğimiz her alanda Türkiye’nin sürdürülebilir bir anlayışla üretmesine, büyümesine ve kalkınmasına katkıda bulunmak adına tüm gücümüzle çalışıyoruz. Gerek sanayi alanında, gerek perakende sektöründe sunduğumuz tüm ürün ve hizmetler, günün sonunda insanlarımızın hayat kalitesini yükseltiyor; herkesin yaşamına bir şekilde dokunarak değer katıyor. Bizim işimizin özü insan, önceliğimiz de insan. Sabancı Topluluğu için 2014 hedeflerimize ulaştığımız, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde liderliğimizi sürdürdüğümüz, pazar payımızı artırdığımız, başarılarla dolu bir yıl oldu. 2015 yılında da aynı motivasyonla ve tüm paydaşlarımızla birlikte başarılarımızı devam ettireceğimize inanıyorum".
ZAFER KURTUL: "3.5 MİLYAR LİRA YATIRIM YAPACAĞIZ"
Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul ise, Sabancı Topluluğu’nun 2014 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Kurtul “Kombine net satışlarımız 2013’e göre yüzde 23 artışla 44,2 milyar TL, banka dışı kombine net satışımız ise 2013’e göre yüzde 27 artışla 27,3 milyar TL oldu. 2014 yılında konsolide net karımız yüzde 20 artışla 2 milyar 79 milyon TL olarak gerçekleşti. 2014 yılında yüzde 57’sini enerji sektörüne olmak üzere 3 milyar TL’lik yatırım yaptık. Ana ortaklığa ait konsolide sermayemiz 19,2 milyar TL, net aktif değerimiz ise 30,8 milyar TL oldu. Sabancı Holding olarak 11 halka açık şirketimizle, IMKB piyasa değerinin yüzde 11’ini oluşturuyoruz. 2014’de Topluluğumuzda 1,860 yeni istihdam ile çalışan sayımız 60 bini geçti” dedi.
2015 hedeflerini de paylaşan Kurtul, Topluluk olarak risk yönetimine odaklanarak karlılık içinde büyümeyi önceliklendirdiklerini ifade ederek “8 yılda bugünkü değeriyle yaklaşık 22 milyar TL enerjiye yatırımı yaptık. 2015 yılında da ağırlığı enerji olmak üzere yaklaşık 3.5 milyar TL kombine yatırım yapacağız. Toplam yatırım miktarı 1.2 milyar Euro olan Yamanlı ve Doğançay hidroelektrik santralleri ile Tufanbeyli linyit santrali projelerini 2015 yılında işletmeye alacağız. Çimentoda piyasada oluşabilecek yeni satınalma fırsatlarını takip edeceğiz. Ayrıca alternatif yakıt kullanımını artırarak, sürdürülebilirlik çalışmalarına devam etmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Carrefoursa’da dönüşüm projesini sürdürürken, Teknosa’da müşterilerimize mükemmel hizmet sunabilmek için çoklu kanal yatırımlarımıza devam edeceğiz. Sanayi şirketlerimizde ticari süreçlerde verimlilik sağlamak ve yenilikçi büyüme projelerini hayata geçireceğiz. 2015’te çalışan sayımız, perakende alanındaki büyümeyle birlikte, yaklaşık 4.000 kişi artarak 64 bin kişiyi aşacak” dedi.
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Zafer Kurtul, Merkez Bankası’nın faiz politikası ile ilgili olarak "Büyüme, istihdam ve yatırım için uygun faizli ortamları talep ediyoruz. Fakat burada iki konu önemli; İlki aracılık maliyeti. Mevduat faizi yüzde 10 diyelim karşılık maliyeti, TMSF, BMSV kesintileri gibi krediye gelinceye dek yüzde 13 oluyor, mevduatta 1.5 puan stopaj kesintisi söz konusu. Yani arada 4-4.5 puan var. Kredi faizleri bakımından bu önemli bir konu. Şu an hem mevduatı teşvik etmek, tasarrufu teşvik etmek hem kredi faizleri ile özel sektörün ardında durmak gerek. Burada aracılık maliyetleri yüzde 4-4.5; bu önemli bir oran, buna bakılabilir.
İkincisi ise enflasyon. Burada da hükümetin ortaya attığı yapılanma, reform programı önemli. Bu programın enflasyonu indirmeye önemli katkı sunacak. Enflasyonu yönetmek için mikro reformlara gerek var. Gıda enflasyonu da enflasyon için olumlu bir durum herhalde 2015’te daha gerilerde olacak. Yine enerji ve emtia fiyatlarında aşağı yönlü oynama enflasyonu indirecek. Hepimiz uygun faizli ortamda yatırımlar yapılsın, şirketler makul oranlardan borçlansın daha çok istihdam yaratılsın daha çok büyüyelim isteriz" ifadelerini kullandı.
Zafer Kurtul, dövizdeki gelişmelerin holdingin 2015 hedeflerine etkisiyle ilgili olarak ise "Biz özellikle kur riskimizi düşürmek için çok tedbir aldık. bugün Sabancı Holding konsolide kur riskine bakarsak, yaklaşık açık pozisyonumuz 320-330 milyon Euro. Yani toplam özkaynaklarımıza, toplam rakamlarımıza baktığımızda Sabancı Holding konsolidede nispeten yönetilebilir, risk açısından düşük bir kur riskimiz var diyebilirim. Gelişmelerden pozitif etkilenen bir şirket Kordsa. Kordsa’nın tüm satışları dolar ve euro. Ama maliyetlerinde lokal para birimleri var. Dolayısıyla bu şirketimiz pozitif etkileniyor. Şirketten şirkete bu değişiyor. Son ihracat rakamlarımıza baktığımızda bir azalma söz konusu. Bu açıdan rekabetçi kurun olumlu olduğunu düşünüyoruz. Rekabetçi kur politikası ihracatı destekliyor. Ama kurda da bir istikrarın olması çok önemli. Çok oynak olmaması önemli çünkü o zaman şirketin günlük işlerini etkileyebiliyor" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599