banner622
banner595

Bakan Işık: "Ülkelerin Yönetimi Bisiklet Sürmeye Benzer, Pedal Çevirmezseniz Düşersiniz"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, ülkelerin yönetimini bisiklet sürmeye benzeterek, "Pedal çevirmezseniz düşersiniz. Onun için pedalı sürekli çevirmek zorundayız" dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Odalar...

Bakan Işık: "Ülkelerin Yönetimi Bisiklet Sürmeye Benzer, Pedal Çevirmezseniz Düşersiniz"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, ülkelerin yönetimini bisiklet sürmeye benzeterek, "Pedal çevirmezseniz düşersiniz. Onun için pedalı sürekli çevirmek zorundayız" dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Odalar...

27 Mart 2015 Cuma 12:35
Bakan Işık: "Ülkelerin Yönetimi Bisiklet Sürmeye Benzer, Pedal Çevirmezseniz Düşersiniz"
banner587
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, ülkelerin yönetimini bisiklet sürmeye benzeterek, "Pedal çevirmezseniz düşersiniz. Onun için pedalı sürekli çevirmek zorundayız" dedi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Odalar Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Yerli Malı’ tanıtım toplantısı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. Birçok iş adamının katıldığı toplantıda konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “İstikrar kavramının aslında ne ifade ettiğini en iyi siz biliyorsunuz. İstikrarın ne kazandırdığını, neler kaybettirdiğini en iyi bilen üreticiler, sanayiciler, ticaret erbabıdır. 1970’lerdeki istikrarsızlığın Türkiye’ye neye mal olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin sanayiye geçiş dönemini nasıl ıskaladığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Rahmetli Turgut Özal’ın birinci dönemindeki istikrarın Türkiye’ye nasıl bir sıçrama yaptırdığını hepimiz biliyoruz. Ama 90’lı yılların istikrarsızlığı ile 80’li yılların nasıl birikimlerinin harcandığını biliyoruz. 2000’li yıllarda kazanılan istikrarın Türkiye’de nasıl bir dönüşüme, kalkınmaya sebep olduğunu sizler biliyorsunuz. 12 yılda bir ülke gayri safi milli hasılasını 4 kat artırdıysa bu inanılmaz bir başarıdır. İhracatını neredeyse 4 katın üzerine çıkarmayı başardıysa bu da son derece önemlidir. Bunlar istikrarın Türkiye’ye kazandırdığı temel kazanımlardır. Ticaret ve ülkelerin yönetimi de bisiklet sürmeye benzer. Durursanız düşersiniz. Onun için pedalı sürekli çevirmek zorundayız. Biz son dönemde elde edilen başarıları önemli görüyoruz. Ama yeterli bulmuyoruz. Türkiye çok daha iyisini başarabilir” dedi.
2008 krizinin bütün dünyada üretimin önemini tekrar gözler önüne serdiğini ifade eden Bakan Işık, “Artık ABD’nin bile üretimi kendi topraklarına çekmek için yaptığı çalışmaları çok iyi bilmemiz gerekiyor. Artık Avrupa üretimin kıymetinin farkına vardı. Almanya ve Güney Kore bir tarafta, sadece finansa dayalı ülkeler bir taraftadır. Biz iktidara geldiğimizden beri yatırım ortamının iyileşmesine verdiğimiz önemin semeresini 2008 yılında gördük. Kriz Türkiye’yi teğet geçti. Ama bu krizden sonra dünyanın gittiği yön itibariyle bizim bazı alanlara daha fazla odaklanmamız gerektiğinin farkındayız. Onun için yerli, yenilikçi ve yeşil üretim anlayışına sarılmak zorundayız. Bursa yerli, yenilikçi ve yeşil üretimin bayrak şehirlerinden biridir. Yerli anlayışımız Türkiye’de üretim yapmak anlamındadır. Firma yabancı olabilir. Kuru milliyetçilikle gitmiyoruz. Akılcı hareket ediyoruz. Yenilikçi üretim yapmak zorundayız. Artık babadan kalma yöntemlerle geleceğe yürüyemeyiz. Son olarak da yeşil üretimdir. Bursa’yı üretim yaparken kirletiyorsak, bunun hiçbir kıymeti yok. Bursa’nın havası, suyu, toprağı kirleniyorsa bu üretimin kıymeti yok. Bu üç kavram bizim artık sanayimizin odak noktasındadır” diye konuştu.
“TEŞVİK SİSTEMİNDE BİR DÖNÜŞÜM YAŞAYACAĞIZ”
Teşviklerin ülkenin kalkınmasını sağladığının altını çizen Bakan Fikri Işık, “Ama teşvik sisteminde bir dönüşüm yaşayacağız. Artık Bursa yüksek teknolojili ürünlerde Hakkari ile aynı statüde olacak. Teşvikleri artık ülkemizin kalkınması noktasında mantalite değişikliği ile birlikte tekrar ele alıyoruz. Eğer bir yenilikçi üretim yapmak istiyorsak, sanayicimizi, KOBİ’lerimizi cesaretlendirmek durumundayız. Onun için Ar-Ge ve inovasyona çok büyük destekler veriyoruz. Şu anda benim bakanlığımın büyük bir kısmı hibe olmak üzere 1,5 milyar kaynağımız var. Arzu ediyorum ki bu kaynak yılın ortasında bitsin. Ben ek bütçe isteyeyim. Çünkü bu alan geri dönüşü en hızlı alanıdır. Biri yerli, diğeri de ithal ürün var. Yerli ürün yüzde 15 pahalı da olsa bunu kamu almak zorunda. Bunun kanunu çıktı. Şu an yürürlükte. Odalarımızın vereceği yerli ürün belgesi ile kamu ihalelerine gerildiğinde avantaj olacak. Ama bir firmamız bir ürün yapıyor, bunu kamuya satacak. Ama bunu daha önce devlete satmamış. İşte bunu aşmak için teknoloji ürün belgesi diye bir belgeyi bakanlık olarak biz vereceğiz” dedi.
"BİN 341 YERLİ MALI BELGESİ ALINDI"
Bursa’yı yakından ilgilendiren bir müjdeyi sanayicilerle paylaşan Bakan Fikri Işık, “Bursa otomotiv yan sanayinin kalbi durumunda. Ana sanayiyi besleyen çok güçlü bir yan sanayi var. Artık eş değer parça uygulamasını hayata geçiriyoruz. Bu eş değer parça uygulaması ile Bursa’da bir yan sanayi firmamız, çok bilinen bir markanın parçasını zaten üretiyor, çok uygun fiyatlarla veriyor. Aynı firma Bursa’daki yetkili satıcısına gönderdiği zaman fiyat 5 kat artıyor. Şimdi TSE buna eş değer parça dediği zaman aynı orijinal parça gibi satacak. Bu yan sanayi için çok büyük bir destektir. Bunları niçin yapıyoruz? Kendi üretimimizi desteklemek zorundayız. Türkiye’nin şu anda sadece imal alımı 30 milyar lira, yapım işi 40 milyar lira, hizmet alımı 41 milyar liradır. Danışmanlık derken toplam 113 milyar liralık kamu alımı yapılıyor. Eğer bu kamu alımı yerli, yenilikçi ve yeşil üretimi destekler nitelikte yapılırsa inanın Türkiye çok daha hızlı yol alacaktır. Biz hükümet olarak üzerimize düşeni yaptık, yapıyoruz. Şu anda bin 341 adet yerli malı belgesi alındı. Bu, bu işe verilen önemin göstergesidir” ifadelerini kullandı.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise kamu alımlarının önemine dikkat çekti. Kamu alımlarının kalkınma sürecindeki en önemli araç olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Bugün ABD dahil sanayi dönüşümünün arkasında kamu alımları yatmaktadır. Kamu alımlarının doğru yönetilmesi, milyarlarca destek, teşvik politikalarından çok daha etkili sonuçlar verebilmektedir. Biz bu alanda geride kalmıştık. Bu kapsamda kamu alımlarında yerli üretime yüzde 15 fiyat avantajı sağlanması kanunu geçti. Ama bugüne kadar uygulanamadı. Artık yerli üretim ithale göre yüzde 15 daha pahalı ise, kamu yerli malı tercih etmek mecburiyetinde. Tercihi bürokrasinin elinden bu kanun almıştır. Yaklaşık 70 milyar liralık kamu alımlarının tamamını ilgilendirmektedir. Bugün sanayiye tüccarın girmesi için büyük bir fırsat. Sanayicilere yeni dönüşüm için müthiş bir fırsat sunuluyor. Bu devrim niteliğindeki bir iştir. En büyük teşvik bu, bundan daha büyük teşvik olmaz” dedi.
Konuşmaların ardından ‘Yerli Malı Belgesi’ başvurusunda bulunan Bursalı iş adamlarına belgeleri takdim edildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591