banner519

İngiltere’de Türk hamam kültürü konferansı

Faruk ZABCI/LONDRA, ()-İngiltere’de Britanta Türk Kadınları Derneği ‘Türk ve Osmanlı Hamam Kültürü’ konulu bir konferans düzenledi. İngiltere’de Türk Kadınları Derneği’inde Onursal Başkan Sefire Esra Bilgiç’in...

İngiltere’de Türk hamam kültürü konferansı

Faruk ZABCI/LONDRA, ()-İngiltere’de Britanta Türk Kadınları Derneği ‘Türk ve Osmanlı Hamam Kültürü’ konulu bir konferans düzenledi. İngiltere’de Türk Kadınları Derneği’inde Onursal Başkan Sefire Esra Bilgiç’in...

17 Ekim 2015 Cumartesi 12:18
İngiltere’de Türk hamam kültürü konferansı
banner625
banner605

Faruk ZABCI/LONDRA, ()-İngiltere’de Britanta Türk Kadınları Derneği ‘Türk ve Osmanlı Hamam Kültürü’ konulu bir konferans düzenledi.

İngiltere’de Türk Kadınları Derneği’inde Onursal Başkan Sefire Esra Bilgiç’in ev sahipliğinde rezidansta verilen konferans, Ankara’da terör saldırısında ölenler anısına saygı duruşuyla başladı. Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç, KKTC Temsilcisi Oya Tuncalı ile çok sayıda yabancı misyon temsilcisi eşi ve hanımın dinlediği konferansta, ünlü sanat tarihi profesörü Nurhan Atasoy, sağlık nedenleriyle İngiliz ve Avrupalıların hamam kültürünü Türklerden alarak, geniş hamamlar inşa ettiğini anlattı.

Konferans, BTKD Başkanı Mavis Fuchs’un konuklara hoş geldin konuşmasıyla başladı. Dernek Onursal Başkanı Sefire Esra Bilgiç’e evsahipliği için teşekkür eden Fuchs,bir yıldır Prof. Nurhan Atasoy’u bu konferansa davet etmek için çalıştıklarını, katılıma gösterilen ilgiden memnun kaldıklarını belirterek, etkinlik gelirinin Birleşmiş Milletler Göçmenler Kurumu ile Türkiye Kızılay Suriye İnsani Yardım Fonu’na bağışlanacağını söyledi. Dernek Başkanı Maviş Fuchs, Suriye’de son yıllarda yaşanan insanlık dramının herkesi etkisi altına aldığını kaydederek, son etkinliğinin gelirinin anlamlı bir yere gideceğinden memnunluk duyduklarını söyledi, katılımcılara, Yönetim Kurulu’na ve destek verenlere teşekkür etti.

Daha sonra söz alan Sefire Esra Bilgiç, Prof. Nurhan Atasoy’un dalının en önde gelen sanat tarihi uzmanlarından olduğunu kaydetti. Sefire Bilgiç, Türkiye’nin Suriyeli göçmenlerin yaşamlarını korumak ve yaşam şartlarını iyileştirme konusunda uluslararası işbirliği çerçevesinde elinden geleni yapmaya devam edeceğini belirterek, şimdiye kadar 64 binden fazla Suriyeli bebeğin Türkiye’de dünyaya geldiğini, hergün göçmen kamplarında 100 bebeğin doğduğunu ekledi.

ANKARA’DA ÖLENLER İÇİN SAYGI DURUŞU

Habertürk televizyonunda Murat Bardakçı ve tarihçi Erhan Afyoncu ile “Tarihin Arka Odası” programını sunan Prof. Nurhan Atasoy, konukların alkışları arasında söz aldı. Prof. Atasoy, konukları geçtiğimiz hafta Ankara’da terör saldırısında hayatını kaybedenler anısına bir dakikalık saygı duruşuna davet etti.

“OSMANLI HAMAM KÜLTÜRÜNÜ ROMA’DAN ALDI”

Saygı duruşu ardından sunumuna başlayan Prof . Atasoy, günümüzde geleneksel hamam kültürünün unutulduğunu, İngilizlerin de bu kültürü Türklerden aldığını unuttuğunu hatırlatarak, şunları anlattı;

“- Şu anda 3 proje hakkında çalışıyorum. Biri, Atatürk’ün emriyle İstanbul Üniversitesine verilen Yıldız Kütüphanesi’ndeki fotoğraf koleksiyonudur. 900 albüm, 35 binden fazla foto var. İkinci proje, manüskriptlerin korunmasıyla ilgili. Bu da tarihi bir çalışma. Son projem ise, İstanbul Üniversitesi başkanından geldi. Üniversite bünyesinde eski bir Osmanlı hamamı var.15. y.y’dan kalma. Ben Üniversitede çalışırken de vardı ve çok eskimiş, çürümeye yüz tutmuştu. Vakıflara Mektup yazarak restore edilmesini sağladım. Osmanlı döneminde İngilizler, sağlık sorunları nedeniyle Türk hamamını ülkelerine getirerek, inşa etmişlerdir. Bir araştırmada, Osmanlılarda bazı hastalıkların hiç görülmediği anlaşılmış, nedeni hamam kültürüne bağlanmıştır. Ben 1960’larda, 1970’lerde Londra’ya geldiğimde birçok yerde Türk hamamları vardı. Osmanlılar banyo kültürünü Romalılardan almıştır. Ancak iki kültür arasında çok fark vardır. Roma hamamları çok daha büyük, havuzlu, iç ve dışları çok süslü yapılardı. Hamam çalışmama başladıktan sonra kendi şahsi olanaklarımla ve başka yardımlarla çok sayıda malzeme topladım. Osmanlı döneminde kadınlar çok sık dışarı çıkmazdı. Hamama gitmek başlı başına bir sosyal olaydı. Çok uzun zaman kalırlardı. Sünnet, düğün, askerlik, nişan, önemli olaylar öncesi mutlaka hamama gidilir, uzun uzun kalınırdı. Savaş zamanlarında Osmanlı sultanları için özel çadırlarda hamamlar kurulurdu. Bu çadırlardan Avrupa’nın her köşesinde rastladım ve koleksiyona kattım. Bu çadırların dışı yünden, içi ipekten olurdu. Bu çadırların ağırlığı 300 kiloyu buluyor. Tabii bunlar hep deve sırtlarında taşınırmış. Beyazıt Külliyesindeki 2. Bayezid dönemine ait Türkiye’nin ilk hamam müzesini de bu sene açtık. Lütfen İstanbul’a gittiğinizde ziyaret edin.. ”

Prof. Atasoy, hamam kültürüne ilişkin çeşitli havlu, peştemal, kildanlık, takunya, hamam tası, hamam bohçası, peşkir gibi malzemelerinin bulunduğu slide gösterisini sundu. Konukların ilgiyle izlediği konuşma sonrası, konuklara Türkiye’nin en eski sabun firmalarından 70 yıllık Dalan firmasının hazırladığı armağanlar verildi.

Daha sonra konuklar Türk mutfağının çeşitli yemek ve tatlılarıyla ağırlandılar.

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591