YILARDIR dikiş tutmayan bir "Eğitim Politikamız' var..
Eğri oturalım doğru konuşalım, bu iktidarın teklediği konulardan birisi, eğitim..
'Yap, boz' tahtasına dönen bir süreç yaşıyoruz 2002'den beri.
Adeta bir ' deneme yanılma' dönemi geçirdik milli eğitimimizde.
Bu ülkenin insanları inançlı.
Bu doğru!..
Yüzde 80 belki de daha fazlası muhafazakar bir yapıya sahip..
Bu da doğru..
Ama salt bunlara dayanarak bir eğitim dayatması ile yola çıkarsanız sonuç bellidir;
"Aldığınız kararlardan çark edersiniz.."
Dolayısıyla sağa, sola bakmadan bu toplumun eğitimini üst düzeye yakınlaştıracak modern bir eğitim sistemini hayata geçirmek, olmazsa olmaz şart!..
Türkiye islamı, inançlarını 14 yıl önce keşfetmedi..
Bu ülkenin insanları benden öncede ben gözlerimi açtığımdan beri de, dinine, inançlarına, itikatlarına sahip çıkan bir yapıya sahip..
O zamanda muhafazakardır..
Bugünde..
O zamanda inançlarımıza sahip çıkıyorduk..
Bugün de.
Yani, hiçbir şey yeni değil!..
Bakın benim dedelerim dini inançlarını eksiksiz yerine getiren insanlardı..
Hatta annemin babası toplum içinde son derece saygı gören bir din alimiydi..
Babalarımız, annelerimiz de öyle.
Bizde onlarla beraber büyüdük..
Okul öncesi her türlü eğitimlerimizi de onlardan aldık..
İlkokuldayken bir arkadaşımızın vakit namazını sınıfta kılarak bize namazı uygulamalı öğretmişti.
Ortaokul ve lise dönemlerimizi de aynı geçirdik..
Ramazanlarda evimizde teravih namazları kılınırdı.
Ama okullarımıza gittiğimizde hakim olan tek şey ve değer, derslerimiz ve eğitimimizdi..
Aylara, yıllara göre hiç değişmedi.
Şimdi buradan eğitim sistemimize tekrar dönecek olursak,Başbakan Sayın Binali Yıldırım'ın, " Eğitim 2019 yılında tam gün olacak" sözlerinden nasıl bir eğitim olacağını çıkartamıyorum.
Ama "Tam gün" eğitimin ehil eğitimcilerin elinde, çağdaş, medeni toplum bireyleri yetiştirmek anlamında faydalı olacağına inanıyorum.
19 Mayıs Lisesi'nde okuduğumuz günlerde biz tam gün eğitim alıyorduk.
Cumartesi günleri de okuldaydık.
Hiç te şikayetçi olmadık.
Almamız gereken tüm eğitimi ilmi gereklerine uygun olarak aldık.
Ama eğitimimizi alırken hiçbir zaman dini hasletlerimizden yoksun kalacağımız duygusuna kapılmadık.
Öğretmenlerimizde sadece kendi bilgilerini aktarmaya odaklandıkları için akılları karışmadı..
Bire bir öğrencilerini yetiştirmek için mesai harcadılar..
Dolayısıyla sistem ne olursa olsun, temel amaç gelişmeye ve geliştirmeye yönelik eğitim olmadıkça "Bir ileri, bir geri modeli" yine devam edecektir..
Ayrıca eğitimcilerin açıklamasına göre 140 bin derslik ve 70 bin civarı öğretmen açığı nasıl kapatılacak?.
Kapatılacaksa, kalitesi ne olacak?..
İlaveten, ilk dört yıldan sonra mecburi olacak dil eğitimi dersleri de bir muamma!..
Kimler tarafından, nasıl verileceği önemli.
Velhasıl kelam, "tam gün eğitime evet.."
Biz de öyle okuduk.
Ama önemli olan;
Bir daha geri dönmemek için;
O günkü anlayış ve kaliteyi yakalayabilmek..
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388