banner622
banner519

Kdtu Günleri Ve Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi Başladı

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Kanıta Dayalı Tıp Uygulamaları (KDTU) Günleri ve Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi” başladı.İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongreye...

Kdtu Günleri Ve Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi Başladı

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Kanıta Dayalı Tıp Uygulamaları (KDTU) Günleri ve Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi” başladı.İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongreye...

08 Mayıs 2015 Cuma 17:33
Kdtu Günleri Ve Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi Başladı
banner587
banner605
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Kanıta Dayalı Tıp Uygulamaları (KDTU) Günleri ve Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi” başladı.
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongreye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ünsal Özgen, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrede konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ünsal Özgen, “Dünyada bilginin çok süratli bir şekilde tüketildiği, öğretildiği ve artık bilgi edinmenin insanın ömrüne sığmayacağı bir zamanı yaşıyoruz. Tıp eğitimi denilen, hekimler gibi bilgiyi malzeme olarak kullanan bir eğitim. Ancak bizim eğitim sistemimize göre bilgi malzeme değil, amaçtır. Hâlbuki bize göre bilgi araçtır. Ama son zamanlarda bilgi edinmenin sonunun olmadığı, ezberlenerek bu işin olmayacağı anlaşılmaya başlandı. Daha seçici, daha az bilgi ile daha kaliteli hedeflere gidilmeye çalışılıyor. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Tabi her yaşın algısı farklıdır. Doğuştan itibaren bugüne kadar gelen bir yarış var. Özellikle ilköğretim, ortaöğretim ve lise yıllarında ve sıralarında arkadaşlarımız sürekli bir sınavı düşünerek yaşamışlar. Kendilerini ona göre konumlamışlar. Ne yazık ki üniversite hayatında da biz bunu devam ettiriyoruz. Ama bunu yaparak hepinizi oyalıyoruz. Dört yıl, altı yıl sizin zamanınızı boşa geçiriyoruz. Ama sizde o kadar alışmışsınız ki sınavlarda başarılı olmanın yeterli olduğunu zannediyorsunuz. Sınavın sadece araç olduğunu, esas olanın öğrenmek olduğunu hayata çıkıp hasta ile karşı karşıya kaldığınızda fark ediyorsunuz. Ancak bunun değişmesi gerekiyor.Tıp fakültelerinin üç önemli görevi var. En üstteki görevi eğitim, ikinci görevi araştırma, en alttaki görevi ise eğitim ve araştırmayı desteklemek için sağlık hizmeti sunmaktır. Ne yazık ki sağlık hizmeti sunumu en üste çıkmış durumda ve bu hızlı bir şekilde mesleğimizi tüketmektedir. Hem prestijimizi, hem ilgimizi hem de kalitemizi tüketmekte olup işin sanat boyutunu alıp götürmektedir. Buna hep birlikte dur demenin yolu her üç alanda da kaliteyi aramaktır. Bugün özellikle de kanıta dayalı tıp uygulamalarıyla tıp öğrenimi kongresini birleştirmemizin sebebi; özellikle farklı düşünceyi, araştırma duygusunu körükleyen ve bunun kalitesini ön plana çıkaran uygulamaları teşvik etmektir. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak biz her üç alanda da nicelikle uğraşmanın gereksiz olduğunu, her üç alanda da nitelik yani kalitenin üzerinde koşulması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Kongre Eş Başkanı Tıp Fakültesi öğrencisi Büşra Şimşek ise konuşmasında, “Vizyonumu, tüm dünyada öğrenciler ve araştırmacılar tarafından tercih edilen lider bir eğitim araştırma kurumu olmak şeklinde belirleyen tıp fakültemiz, bu vizyona uygun olarak güncel bilgi ve beceriye sahip, analitik düşünen, bilgiyi yorumlayan, araştırmacı, kendini yenileyebilen, iyi iletişim kurabilen ve insani değerlere sahip bireyler yetiştirmeyi kendisine amaç edinmektedir. Bu düşünceye uygun olarak araştırma yapabilme becerimizi arttırmak ve hazırlamış olduğumuz bilimsel ürünleri sergileme fırsatı sunma noktasında, kongremiz bu vizyonu gerçekleştirme noktasında heyecan duyduğumuz bir faaliyettir” ifadelerini kullandı.
Yapılan konuşmalardan sonra kongrenin onur konuğu olan Prof. Dr. İskender Sayek, “Tıpta Profesyonelizm: Mesleki Sorumluluk” başlıklı konferans verdi. Tıbbın bilim ve sanatı birlikte içeren bir alan olduğunu ve bu konunun uzun dönemdir tartışıldığını belirten Prof. Dr. İskender Sayek, “Bu konunun önce bilimsel yönünü daha sonra da sanatsal yönünü aktarmaya çalışacağım. Bilim yönüne baktığımızda bilim tarafı son derece önemli. Belli bir bilgiye sahip olmak tıbbın bilimsel yönünü destekleyen en önemli özeliktir. Bunun yanı sıra analitik beceriler ve eleştirel düşünmeyi birlikte barındıran alandır. Özellikle bilimin çok arttığı dönemde eğer eleştirel düşünmeyi kullanmazsak; o bilgiyi nasıl değerlendireceğimizi, hangi bilginin doğru olduğunu, hangi bilginin bizim işimize yarayacağını aktarmak son derece zor olacaktır. Bu nedenle de kanıta dayalı uygulamalar ve bunun eğitimde yer alması son derece değerlidir. Sanatsal yönüne baktığımız zaman, belli tıbbi uygulamalar söz konusudur. Bu tıbbi uygulamalarda sanatsal yön yetkinlikle tanımlanır. Yani belli bir işi yaparken yetkin olmak konumundasınız. Özellikle de klinik alanda yetkinlik biraz ustalıktır. Ustalıkla birlikte uygulamaları etkileyen bir süreçtir. Bunun yanı sıra sanatsal yönünü destekleyen ve bence bugün tıp eğitiminin mutlaka bir ismi olması gereken insan bilimlerini göz ardı etmemek gerekir. İnsan bilimlerindeki kavramlar tıbbın sanatsal yönünü icra ederken ve insancıl yönünü çıkartırken bir süreç olarak tanımlanır. Tıp ve hekimlik birbirleri yerine kullanılan ve kesişen terimlerdir” dedi.
Konferansın ardından Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Karabiber tarafından Prof. Dr. İskender Sayek’e teşekkür plaketi takdim edildi. Üç gün sürecek olan kongrede, Kanıta Dayalı Tıp Uygulamaları (KDTU), tıp fakültesi eğitim programının içinde yer alan ve İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin, bir öğretim yılı boyunca kendi öğretim üyelerinin danışmanlığında yürüttükleri araştırma projelerinin sonuçlarının sunulacağı belirtildi.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599