banner622
banner519

Kent Konseyi Kızıllı’yı Tartıştı

Antalya 1. Bölge İdare Mahkemesi’nin Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne Ait Kızıllı Katı Atık Depolama Alanı İle İlgili Vermiş Olduğu İptal Kararının Danıştay Tarafından Da Onaylanmasının Ardından Antalya Kent Konseyi’nde İlgili Tarafların Katılımıyla Toplantı Gerçekleştirildi

Kent Konseyi Kızıllı’yı Tartıştı

Antalya 1. Bölge İdare Mahkemesi’nin Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne Ait Kızıllı Katı Atık Depolama Alanı İle İlgili Vermiş Olduğu İptal Kararının Danıştay Tarafından Da Onaylanmasının Ardından Antalya Kent Konseyi’nde İlgili Tarafların Katılımıyla Toplantı Gerçekleştirildi

17 Nisan 2015 Cuma 17:02
Kent Konseyi Kızıllı’yı Tartıştı
banner587
banner605
Antalya 1. Bölge İdare Mahkemesi’nin Kızıllı Katı Atık Depolama Alanı ile ilgili vermiş olduğu iptal kararının Danıştay tarafından da onaylanmasının ardından Antalya Kent Konseyi’nde ilgili tarafların katılımıyla toplantı gerçekleştirildi.
Değerlendirme toplantısında Antalya Barosu Çevre Komisyonu Başkanı olarak görev yaptığı dönemde açtığı davayla ilgili bir sunum yapan Avukat Nurcan Üyüllü, yargı sürecinin yaklaşık 13 yıl gibi uzun bir sürede tamamlanmış olmasının telafisi imkansız zararlara neden olduğuna dikkat çekerek, "Şimdi bu saatten sonra ne yapılabilir ki? Çünkü oraya çöpler yığılmış, sular zaten kirlenmiş, yani olan olmuş artık" dedi. Üyüllü, açtıkları davanın söz konusu tesisin su kaynakları üzerinde bulunmasıyla ilgili olduğuna dikkat çekerek, "Biz yer seçimi doğru değildir diye dava açmıştık. Yapılan keşifte, 2002 yılında tabanına membran serili olmadan, henüz daha işbaşı yapılmadan çöplerin alana dökülmeye başlandığı delilleri ortaya konularak tespit edilmiş. Bilirkişi heyeti, alanda keşif gününden bir gün önce çöplerin üzerine toprakla henüz daha yeni örtüldüğünü de gözlemlemiş. Ayrıca katmanlar arasında toprak olmadığını da belirlemişler. Yani burada şartnamelere uygun bir depolamanın olmadığını ortaya koymuşlar" diye konuştu.
ÇEVRE DRENAJI YOK
Günde yaklaşık 250 metreküplük çöp sızıntı suyunun hem Düden tarafına giden su kaynaklarını hem de Duraliler’de ki kaynakları etkilediğine de işaret eden Avukat Nurcan Üyüllü, şunları söyledi:
"Bilirkişi raporunda belirtildiği gibi burada ilgili mevzuatlara uyulmamış. Herhangi bir çevre drenajı yok. Yüklenici firma yetkilileri söz konusu alanda 2003’ten itibaren çöp depolanmasına başlanıldığını belirtmelerine rağmen, uydu fotoğrafları bunun 2002’de başladığını göstermektedir. Aldığımız bilgiye göre depolama alanında saate 10 metreküp çöp sızıntı suyu birikiyor. Bu suyun arıtımı için kurulan tesis çalışmamakta. Sızıntı suları, bir boru vasıtasıyla Antalya’daki bir sisteme verilmektedir. Burada iki önemli nokta söz konusudur. Sızıntı sularının 20 kilometrelik bir mesafeyi hiçbir ön arıtma olmaksızın ve Su Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’ne aykırı bir şekilde iletilerek var olup olmadığı meçhul bir yere veriliyor. İkinci önemli nokta ise bu uzun iletim hattının tamamen karstik traverten yani çok geçirimli bir yapı üzerinde yer almasıdır. Gerçekleşebilecek her hangi bir çatlak veya kırılma ile günde oluşan yaklaşık 250 metreküp çöp suyu iki gün içinde Antalya içme suyu kaynaklarına ulaşacaktır."
ANTALYA SU ZENGİNİ AMA BÖYLE DEZAVANTAJI VAR
Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Topkaya ise bilirkişi raporunda yer alan görüşlere katılmadığını belirterek, "Antalya su açısından zengin bir yer ama öbür taraftan da işte böyle bir de dezavantajı var. Yeraltı suyu olmayan bir kere hiç bir yeri yok. Koruma alanları tespit edilsin diye insanlar hep bir şeyler istiyorlar ama bunu yapmak çok mümkün bir olay değil. Çünkü her yerinden su akıyor. Çöp tesisleri, mühendislik tekniğine uygun yaptıktan sonra her yerde yapılabilir. Bu sadece bu konuyla ilgili değil. Yani bu bölgede sokaklarda dolaştınız mazotunuz aktı yere. Yağmur yağdı. Ondan sonra yeraltına süzüldü işte aynı şey oldu. Bu bütün bölge için geçerli bunu bilmek gerekiyor" diye konuştu.
HER YIL YAKLAŞIK 500 BİN TON ÇÖP
Antalya’da her yıl yaklaşık 500 bin ton çöp üretilmekte olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Topkaya, şunları söyledi:
"500 bin tonu gömdüğünüz zaman oraya bu ediyor 1,5 milyon metreküp yer. Yani belediyenin her yıl 1,5 milyon metreküplük yere ihtiyacı var. Biz Almanya’daki gibi çöplerimizi kaynağında ayırmış olsaydık bu üçte birine kadar düşebilirdi. Ama biz vatandaşlar olarak bunu yerine getirmedik. Kurumlar bir şey yapmadı deniliyor ya aslında her kurum bu konuda görevini yerine getirdi. İnşaat alanına serilmek için kil bulunamadı ama içinde bentonit kil bulunan tekstil örtü serildi. Dolayısıyla orta yol bulundu. Onun da üzerine membran serildi. Çöpleri evimizde ayrıştırmıyorsak, hepimiz bunda suç ortağıyız. Avrupa’da kişileştirilmiş çöp, yani çöp konteyneri parselin içinde bulunuyor. Yılda 150-170 euro para ödüyorlar. Peki biz ne kadar para ödüyoruz? İtalya da 2 kişilik bir aile senede 170 euro çöp parası ödüyor."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388