banner622
Bir gazeteci için en zor dönem…
Bir süre ara verdikten sonra yeniden yazmaya başladığı dönemdir…
Hele köşe yazmak, böyle zamanlarda adeta işkence haline gelir…
En azından okuyanlara da işkence etmemek için benim uyguladığım bir yöntem var…
Mesela bugün size bununla ilgili bir örnek yazı sunacağım…
Sizlere 50’li yaşın güzelliklerini anlatacağım…
Öncelikle 50 yaşına gelince…
İnsanların ne düşündüğünü artık umursamıyor, abuk sabuk şeylerle kendini üzmüyorsun…
Hayatındaki insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğreniyorsun…
Görüşmek istemediklerini eliyorsun…
Herkesin seni beğenmek, sevmek zorunda olmadığını biliyorsun.
Egoyu geri plana atmayı öğreniyorsun. Sana iyi gelecek davranış şekillerini uygulamaya çalışıyorsun…
Yapamadığın, yetişemediğin şeyler için suçluluk duymaktan vazgeçiyorsun…
Olursa ikimize, olmazsa…
“Yapacak bir şey yok” diyorsun!
Özgüvenin ve farkındalığın artıyor…
Ne istediğini biliyorsun. Boşa harcayacak zamanın yok…
Geçmişte yaptığın hatalardan ders çıkarıyorsun. Çünkü elinde 50 yıllık bir yaşam kılavuzu oluyor…
Hata yapsan da bu dünyanın sonu olmuyor. O hatanın bir gün, işine yarayacağını biliyorsun…
Akıntıya karşı değil, akıntıyla birlikte yüzmeyi öğreniyorsun…
“Hayır”
diyebilmeyi öğreniyorsun…
Kafana taktığın şeylerin sayısı azalıyor. Hiçbir şey o kadar önemli olmuyor artık…
Sittiret, boşver diyorsun!
Dayanıklılık gücün artıyor. Hayat seni birçok acı çeşidiyle test etmiş oluyor…
Kendi değerini biliyorsun.
Hastalıklı aşık olmamayı öğreniyorsun.
Hastalıklı aşk, yerini huzurlu aşka bırakıyor.
Huzurlu aşk yoksa, yalnızlığın tadını çıkartıyorsun.
Yalnızlığın ve kendinle geçirdiğin zaman eskisinden çok daha kıymetli oluyor.
“Yaşımızdaki erkekler, yaşımızın yarısındaki kadınlara bakıyor.” diye üzülmüyorsun. Onlar ne kaçırdıklarını bilmiyorlar. Cahilliklerine veriyorsun…
Sağlıklı bir ilişkinin instagram reklamına ihtiyacı olmadığını biliyorsun.
Muhteşem hayatlar yaşadığını düşündüğün insanların, hiç de muhteşem hayatlar yaşamadığını biliyorsun…
Hayatta herkes bilmediğin bir problemle mücadele edebiliyor olabilir. Anlamasan da, anlayış göstermeyi öğreniyorsun…
Aşk olsa da oluyor, olmasa da oluyor…
Eşinle, sevgilinle kavga ettiğinde, yatağa küs girmiyorsun…
20 yaşındaki gibi kapıları, pencereleri çarparak kavga etmiyorsun…
Daha az korkuyorsun. Korkunun üzerine gidiyorsun…
Çocuk yaptıysan ne ala…
Yapmadıysan da ne ala; Kafanı dinliyorsun!
Moda da neymiş! Artık kendin için giyiniyorsun…
Daha az alışveriş yapıyorsun. Çünkü dolapta duran onlarca giysinin asla giyilmediğini biliyorsun…
Paranı kılık kıyafet yerine, seyahate ve iyi bir şaraba harcamayı tercih ediyorsun.
Paylaşma, yardımlaşma güdün artıyor…
Bazen hayvanları insanlardan daha çok seviyorsun. Onlar için elinden geleni yapmaya çalışıyorsun…
İşyerinin balkonunu ördeklerle, tavuklarla, güvercinlerle dolduruyorsun!
İnsanın tutkularından vazgeçemeyeceğini biliyorsun. İşini sevdiğin şey üzerine kuramadıysan da, sevdiğin şeye vakit ayırıyorsun…
İçine kocaman bir nefes çekip, her ana şükrediyorsun…
Hayat kısa ve hayat güzel…
Her şeyi dert etmeyin!

***
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
elli üstü 5 ay önce

Bu yazıyı okumak hoşuma gitti.Tebessümle keyifle okudum.

Avatar
Cengiz Demirel 5 ay önce

Bunu deneme için yolluyorum. Facebook yorumu ile aradaki fark ne?

banner599