MEVZU ettiğim ceza trafik ile ilgili..
Sanırım bu kentte trafik ile ençok kafa ağrıtanlardan biriyim..
Elbette yapıyorum..
Ama bilinçli ve kasıtlı değil!..
Sabah, akşam araç kullanırken araç trafiği içinde yapılan yanlışlara isyan ediyorum..
Tabi, sadece isyan etmekle kalmıyorum elbette!..
Tespit edebildiklerim için gereğinin yapılmasına da aracılık ediyorum..
Çünkü, bu kentin sokaklarında “trafik magandalarının” ellerini, kollarını sallayarak dolaşmalarına rıza göstermek istemiyorum..
Bir kavşağa yaklaşıldığında ışıklara kadar sıraya girmiş araçların sağından kaynak yapmaya çalışan medeniyetsizlere müsamaha göstermek istemiyorum..
Slalom yaparak trafiğin seyrini tehlikeye sokan sürücüleri sadece seyretmek istemiyorum..
Ama hangi tedbiri alırsanız alın, caydırıcı cezalar getirmezseniz işleri yoluna sokmak mümkün olamaz!..
Eğitim bu işin bir parçası elbette!.
Ama medeni ülkelerde de bile bu işi can yakan cezalar olmaksızın sadece eğitmekle çözemediler..
Kendi ülkemizde de bunun örnekleri var.
Bakın mesela “Emniyet Kemeri Uygulaması.”
Uygulama ilk başladığında trafik ekipleri tomar tomar cezalar yazdılar..
Sürücüler baktı ki, bu işin şakası yok, kemerler yerine takılmaya başlandı..
Bugün itibariyle emniyet kemeri uygulamasının yüzde 90 oranında çözüldüğün söylemek mümkün..
Devletimiz artık işin farkında.
Bakın yasa değişikliği ile süratli giderek ve slalom yaparak trafiği tehlikeye atanlar artık eskiden olduğu gibi 600 lira ceza ile kurtulamayacaklar..
Yeni ceza; 2400.-Tl..
Haydi, şimdi slalom yapın bakalım!..
Haydi, şimdi sürat yaparak terör estirin de görelim!..
Yeter mi?
Yetmez!..
Nasıl sürate, slaloma, sirene, çakar lambalara tahdit ve ceza getiriliyor toplum huzurunu bozan kusurları işleyenlere de aynı cezaların katlanarak uygulaması gerekir..
Mesela, gereksiz korna çalmak!..
Mesela, konvoy yaparak milleti rahatsız etmek!..
Mesela, patlak ekzoz ile dolaşmak..
Mesela, yüksek sesle müzik çalmak!..
Mesela, yaya kaldırımlarına park etmek!..
Peki bunlara yazılacak ceza yeter mi?..
O da, yetmez!.
Kısır gördüğü halde ikaz etmeyenlere, ceza yazmayanlara da aynı cezalar uygulanmadığı müddetçe bu iş çözülmez..
“Şimdilik bu kadar” zihniyetiyle topal bir tedbir olmaktan öteye geçemez!
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
M. Öztürk 2 ay önce

Sevgili ağabeyciğim, yazılarını takip ediyorum. Kalemine sağlık. Şunu söylemek istiyorum, ilki; 100. Yıl Bulvarı üzerindeki tüm duraklar sivil araçlar tarafından park alanı olarak kullanıldığı için otobüs ve dolmuşlar yolun ortasında yolcu alıp veriyor. Zaten dolmuşların nerede ne zaman duracakları belli olmuyor. Bu başlı başına bir sorun. Özellikle de akşam iş çıkışlarında Yeni Karakol Caminin önünde ve İlkadım Belediyesinin önünde trafik karmakarışık bir hal alıyor. Kimin eli kimin cebinde belli olmuyor. Bu sorunu çözmek çok mu zor? İkincisi de Atakumda içkili mekanlar, halka açık olan park alanlarını vale tutarak kapatmışlar. Üstüne üstlük bir de kaldırımlara araç çekmeye başlamışlar. Çoluk çocuk yol ortasında yürümek zorunda kalıyor herkes. Bir de soru şu; bu kadar araç, içkili mekanların önünde duruyor da; içki içen insanlar nasıl bu arabaları kullanabiliyor? Sonuçta herkesin özel şoförü yok. Hiç uygulama da yok? Alkol alan çağırsın taksisini gitsin.

Avatar
SARRAF 2 ay önce

Baruthane mevkiinde araçların radar korkusundan 70 km ile değilde, aşırı yavaş gidişleri trafiğin akışını olumsuz etkiliyor. Bence aşırı düşük hızla seyreden araçlarada ceza kesilmesi lazım. Ayrıca şu alçaltılıp bağırtılı egzoz kullanan araçlarında trafikten men edilmesi gerekir.

banner599